şükela:  tümü | bugün
  • sadece anadolu ve ızmır ekonomı unıversıtesınde bulunan bır bolumdur.
    gelecegın cemıl ıpekcılerını yetıstırır.
  • yeditepe universitesi nde yillardan beri mevcuttur.4 yil okutulur.bu bransa daha cok kizlar talep gosterir.
  • mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi'nde bilmemkaç senedir (çok sene demek bu) var olan bölümdür.. öğrencilerin %80'i kız, %5'i erkek, %15'i de affedersiniz ibne olur genelde..
  • gazi üniversitesi nde öğretmenliği (bkz: moda tasarımı öğretmenliği) bulunmaktadır.çok eğlenceli olduğu düşünülen bir bölümdür..ama gazi üniversitesinde tadı çıkmaz bu bölümün (bkz: kendimden biliyorum)
  • türkiye'de 16 tane üniversitenin bünyesinde var olan, ayrıca akademilerde de eğitimi verilen, bir kaç üniversitenin de projelerinde hazırlık aşamasında yer alan yeni moda bölüm.

    (bkz: anadolu üniversitesi)
    (bkz: beykent üniversitesi)
    (bkz: çukurova üniversitesi)
    (bkz: dokuz eylül üniversitesi)
    (bkz: ege üniversitesi)
    (bkz: gazi üniversitesi)
    (bkz: haliç üniversitesi)
    (bkz: istanbul teknik üniversitesi)
    (bkz: istanbul ticaret üniversitesi)
    (bkz: ışık üniversitesi)
    (bkz: izmir ekonomi üniversitesi)
    (bkz: marmara üniversitesi)
    (bkz: mersin üniversitesi)
    (bkz: mimar sinan üniversitesi)
    (bkz: okan üniversitesi)
    (bkz: yeditepe üniversitesi)

    (bkz: istanbul moda akademisi)*
    (bkz: lasalle akademi)
    (bkz: akademi neo)
  • eğitim kursları ve fakülteleri artık ülkemizde "işletme"nin pabucunu dama atmış iş kolu. kiminle konuşsam (özellikle hanımefendiler) duyduklarım şunlardan ibaret: "moda tasarım abi ya, ingiltere'de okucam", "şu anda okuduğum bölümü sevmiyorum, bunu bırakıp özel moda tasarım kursuna gidicem", "yapmak istediğim şey bu". en sinir bozanı da bir şekilde lisans diplomasını eline almış olan ama mezun olduğu bölümü beğenmeyen insanlar.

    e ama bak sen üniversite bitirimişsin yada bitirmek üzeresin. kendi isteğinle girdiğin bir eğitim kurumunda verilen eğitimin "aslında istediğin şey" olmadığını anlaman için bile üç-beş sene geçmesi gerekmiş. hatta istemediğin hâlde bir lisans eğitimini okuyup bitirecek kadar da malsın. bu hâlinle moda tasarımda tutunacağını nerden biliyorsun hayatım? "kursum bitsin londra'ya gidip vivien westwood'un kapısında yatacağım 'beni işe al' diyeceğim" diye dolaşanlar da var. keşke dünyanın en büyük modacılarının işe yeni çalışan alma politikaları, senin o kısıtlı hayal gücünle kurabildiğin senaryo kadar basit olsaydı. ve fakat değil, yaşın da otuza merdiven dayamış.

    "banane ulan" da diyebilirim zira ne o kursların parasını ben ödüyorum ne de o insanlar bana kazık batırıyor. ancak canımı sıkan insanların ailelerini biraz daha sömürebilmek adına sürekli farklı kılıflar uydurması. "ben kaybettim bu hayatta" de ya da "hazır yiyeceğim" de bir de yanında canımı ye ama gelip de vicdanını rahatlatmak için yaptığın irrasyonel eylemleri bana şahane şeylermiş gibi pazarlama.

    ister istemez düşünüyorum bazen "götümüze mi sokacağız bu kadar tasarımcıyı" diye. sonra birçoğunun tasarımcı olamayacağı aklıma gelince de sevinip rahatlıyorum.
  • bu bölümden mezun olmuş genç tasarımcıları bulmak gerçekten zormuş. tamam direkt ulaşamadım da tanıdığı olan da yok, arkadaş.
  • ister özel kurslarda eğitim alınmış olsun ister üniversitede.. işin içinde tasarım mevzu bahis olunca.. hayal gücünün en tasarımcı yönünü epey bir parlattığını düşünen tasarımcı adayları iş hayatına atılmaya başladıkları anda kazın ayağının hiçte öyle olmadığını osmanlı tokadının en acı tarafıyla anlamakla kalmayıp.. işveren/piyasa talepleri doğrultusunda tasar!m yapmayı da öğreneceker. yok benim kenarda biriktirdiğim çeyiz/kefen param var onunla butiğimi de açarım piyasa da neymiş ruhumun kanatlarında gezinip tasarım yaparım diyen taifeden olanlara sözüm yok.. tadını çıkarsınlar müthiş keyifli bir meslek -her alışverişe çıktığımda "neden moda tarasım yazmadım" derim- ...tabii bir de moda canavarı diye bir şey var ki onu ne siz sorun ne ben söylimm.! (bkz: #16526796) & (bkz: #17045047)
  • bu sıralar oldukça revaçta olan meslek. dizilerde, deterjan reklamlarında bile ya birileri moda tasarımcısı, ya da bunun hayalini kuruyor. birilerinin artık bu işin “eğlence” değil de “yaratıcılık ve emek” olduğunu anlaması gerekiyor sanırım.
  • blues in the black'in meslegi