şükela:  tümü | bugün
  • kafa siken bir eylemdir.

    sevgili türk kızları ve kezofeministler...

    görüyorum ki ne zaman bir kadın-erkek tartışması yaşansa, ne zaman kadınların kezbanlığından, gold digger'lığından, zengin koca bulma sevdasından, evlilik içindeki çiğ tutumlarından bahseden tartışmalar yaşansa, bir kezofeministin ortaya atlayıp, ama tirkiyi'di kidini siddit viiir diye tartışmayı rayından çıkarmaya çalıştığına şahit oluyoruz.

    güzel ablam...

    kadına şiddeti uygulayan biz değiliz.

    bu senin bahsettiğin şiddeti güneydoğu'da, iç anadolu'da, doğu anadolu'da başlık parası ile kız alıp satan aileler uyguluyor.

    bunlar, cahil, eğitimsiz, türkçe konuşmasını bile bilmeyen varoş ailelerin meseleleri.

    adam gelmiş burada, ah isveç kızları, ah finlandiya kızları diye ağıt yakıyor, üç üniversite bitirmiş, beş mastır, yedi doktora tezi yazmış, döllerini klonlamak ve mars'ta suni döllenmeye doğacak çocukların babası yapmak için abinin peşinde nasa koşuyor, sen gelmiş burada, van'ın hığ ilçesinin, şığh köyünün, tezekli oba mezrasındaki, koyun otlatan burnu hızmalı yadegül'ün yediği dayağın hesabını soruyorsun adama.

    mal mısın?

    kadına şiddeti durdurmaya çok hevesliysen, alacaksın çantanı sırtına, gidip o köylerde eylem yapacaksın. götün bunu yiyor mu? yemiyor. klavye feministi kezban.

    ama bakıyorum, nerede modern erkekler evliliklerinde, ilişkilerinde kadınlardan gördüğü saygısızlıkarı anlatmaya başlıyor, maymunun götünden başını çıkarmış bağırsak solucanı gibi tartışmanın ortasına dalıp, "kadınları dövüyoorlar" diye anırmaya başlıyorsun. git engelle o zaman, git eylem yap, git feminizmin bayrağını o köye dik. git o kadınların haklarını savun, kendini onları döven erkeklerin önüne siper et. eylem koymak budur. feminizm budur.

    bana gelip, bu ülkede kadınlara şiddet var diye kafa sikme. ben o kadınlarla aynı cümle içinde yaşamamak için yıllarımı verdim, ben bu ülkenin kezbanları ile aynı parantez içinde görünmemek için hayatımı harcadım, şimdi dayak yiyen kezbanlar benim umurumda değil. ayrıca ben o kezbanların varlığı yüzünden hergün otobüste, metroda, avm'de, lisede, üniversitede, işyerinde tacize, hakarete uğruyorum. sapık, pis, manyak erkek muamelesi görerek yaşamak zorunda bırakılıyorum. o cahil kadınları eğitmek, erkekleri zenginlik kaynağı olarak değil hayat arkadaşı olarak görmeleri için yaptığımız her uyarıda, hakarete uğruyorum, aşağılanıyorum, erkekliğim, maddi imkanlarım, cinsel kimliğim sorgulanıyor ve binbir laf işitiyorum.

    kadınlarını kurtarmak istiyorsan artık bize gelme. köye git. eylem yap.

    bizi artık rahat bırak kezofeminist.

    güneydoğu'da kadınları dövüyorlar diye biz hayatımızı siken cahil, varoş, edepsiz, zengin koca avcısı, kezban kadınlardan şikayet edemeyecek miyiz?

    geri zekalı.

    -ama şehirlerde de kadınlara taci...
    -lan siktirgit, hala mı buradasın?