şükela:  tümü | bugün
  • ilkellikten günümüze evrilerek son halini alan erkek. vücuduna reklam almaya kadar varabilir bu modernizm. asıl merak edilen kadınların böyle bir erkek hakkında ne düşündüğü. fight club vücut geliştimenin bir masturbasyon aracı olduğunu söyler de kadınlar ne der. sorularıma samimi bir cevap bulamadım daha önce.
  • kadının ve kapitalizmin ayakları altında ezilen, evli ise sömürülen ve tek mutluluğu (varsa) çocuğunun bir gülümsemesi olan erkektir. modern kadın her ne kadar eşitliği savunsa da (bütün genellemeler yanlıştır) aslında kocasının tüm iplerini elinde tutmak istemektedir. bunu çoğu zaman 6 yaşında küçük bir kız çocuğu edasıyla ve şımarıklığı ile başarmaktadır. aynen ana okulu çağında oynanan evciliklerde kızların oyunun tamamını yönetmek istemesi gibi...

    diyelim ki gonca ve belgin isimli iki evli kadın bir araya gelsinler...

    gonca: cemil sigarayı da bıraktı, artık kesinlikle evde içmiyor. hele kızımız doğdu doğalı bir değişti bir değişti sorma.. eve gelir gelmez benim kucağımdan alıyor, mamasını yediriyor, altını değiştiriyor ve dizinde uyutuyor. playstation bile oynamıyor artık. erkenden yatıyoruz. o eski görüştüğü pis arkadaşları falan ararsa da ben hastayım çıkamayacağım diye reddediyor. geçen bana ne aldı biliyor musun? tutmuş benim haberim yokken sipariş vermiş.... (bu uzar gider)

    belgin: hmmm.. (tüm verileri kaydetmektedir)

    akşamleyin tabi ki belgin'in kocasının mutlu bir gece geçireceğini düşünmek ahmaklık olur. tek geceyle kalsa yine iyi, bu haftalar ve aylar sürebilir: "dırdırdırdır elalemin kocası dırdırdırır sen şöylesin dırdırıdrı bik bik bik bik..."

    cemil belki gonca'nın anlattığı gibi değildi ama gonca kocasını iyi pazarlamıştı; belgin de kendi kocasının neden öyle olmadığını düşünerek kahrolmuştu. aslında o ana kadar kocasından pek de şikayeti yoktu. ama artık kocasından nefret ediyordu... halbuki belgin'in kafasında iyi koca imgesi az önce gonca tarafından kalıplandırılmıştı.

    sonuç: evdeki çatışmayı en aza indirgemeye çalışan, maddi ve manevi kayıplarını düşünerek boşanmayı götü yemeyen belgin'in eşi de cemilleşmiştir artık. modern erkek...

    karısının parası karısının, kendi parası da karısının olan, karısının verdiği görevler dışında hobi ve zevki olmayan, marketlerde ve alışveriş merkezlerinde karısı alışveriş yaparken çocuk bakan, kredi kartı patlamış, karısı "gün"lerde dedikodunun dibine vururken en yakın arkadaşlarıyla dışarı çıkamayan, erkek erkeğe muhabbeti özlemiş içi kan ağlayan ama sokakta ana kucağında bebeğini taşıyan erkek... erkek mi? bilmem...
  • ataerkil bir toplumsal yapıda var olmak yerine dayatılanların ötesinde var olma çabası içerinde olan erkeği tanımlar bazen bu ifade. toplumun yine kendisine biçtiği bir hayatın baş rol oyuncu olarak.

    nedir ölçüsü? nasıl olmalıdır? nelerle başarılır diye düşünmekten alamıyor insan kendini. artık her şeyin karma karışık olduğu bir ülkede ve hatta dünyada kimin belirlediği ölçüleri taşıyan erkek moderndir? hangi çizgiler bir erkeği modern kılan keskinliktedir belli değil.

    yaşama ve insana hak ettiği değeri verdiği, insanca yaşamayı seçtiği, kendisine yüklenmeye çalışılan ve başkalarının olan değerlerin kölesi olmadığı ve her konuda tamamen özgürleştiği zaman mı? yoksa ekonomik yeterlilik ve daha pek çok etkene bağlı olarak değiştikçe mi modern olur bir erkek?

    sanırım öyle kolay ard arda dizilecek özelikleri yok bu kalıbın. nasıl ve ne yapılarak bu modern kimliği kazanabilirim sorusunun ucu hep açık kaldı hayatımızda. ve sanırım öyle kalmaya da devam edecek.

    (bkz: türkiye'de erkek olmak)
  • modern erkek yoktur, anlaşılamamış erkek vardır.

    en modern geçineni bile bilinç altına işlenmiş kadın-erkek iş bölümünden mütevellit, bir gün geçer karşınıza e tabiki bunu sen yapacaksın çünkü sen kadınsın der.

    bu iş bölümünü kalbiyle, zekasıyla sorgulasa aslında neden ben bunu ben değil de ''o'' yapmak zorundanın aslında mantıklı bir cevabı olmadığını göreceği gibi kadına biçilen toplumsal rolün ne kadar ezici olduğunu ve kadını hırçınlaştığını anlayabilir.

    erkek cinsinin neden bazı şeyleri imtina ile sorgulamaktan kaçındığı ile ilgili düşüncelerim karışık. bir kısmının kötü niyetten anlamamazlığa verip, kral gibi hayatına devam etmek istediğini, bir kısmının da hareketlerinin doğru ve doğal olduğuna safça inandığını düşünüyorum.

    bir erkeğin saydığımız sebeplerden ilki nedeniyle sizi köle/hizmetçi gibi gördüğünü düşünüyorsanız kaçın.

    bir erkeğin saydığımız sebeplerden ikincisi nedeniyle sizi köle/ doğal hizmetçi gibi gördüğünü düşünüyorsanız ve anaç bir yapınız varsa zaten mecbur kalıp katlanacaksınız. eğer anaç değilseniz fakat seviyorsanız arafta debelenip duracaksınız maalesef.son olarak eğer güçlü bir karakterseniz anaç da olsanız seviyor da olsanız sonunda sessizce kapıyı çekip çıkacaksınız.

    hiçbir yaşam başkasının yaşamı daha iyi ve daha rahat olsun diye harcanacak kadar değersiz değildir.
  • bugun kendisini ne kadar cok sevdigimden eminim......

    dehset muhafazakar erkeklerde bir kadını ikinci sınıf olarak gorme eylimi oluyor. "dus onume" diyorlar, "sozumden cıkma" diyorlar..
    hosuma gitmiyor.
    sen nasıl beni kendine denk gormezsin.
    ama modern erkek oyle mi?
    sana dehset saygı duyuyor. is hayatımda disli bir kadın olmandan yalnızca gurur duyuyor.
    seni kendine denk goruyor. secimlerinde ozgur bırakıyor ve gene yalnızca kisiligine ve tercihlerine saygı duyuyor...

    yalnız bu modern erkegin hic turkce bilmeyen versiyonu beni bozuyor. ona ayak uydurıcam diye kendime yabancılasıyorum.
    modern erkege birazcık turk motifler, sahiplenme, arada cekme cevirme, hafif is bitiricilik, biraz edep ve utanma duygusunu yitirmemis olma hali eklersek benim ideal erkegime ulasabiliriz......
    -gulucuk de gulucuk-
  • is yerinde basarılı olman beni gururlandırıyor diyen,
    istedigin arkadasınla gorusebilirsim sen dogru sınırı cizersin diye dusunen,
    giyimine kusamına karısmayan ve ne giysen yakısır, nerede ne giyilir de sen bilirsin diyen,
    sana saygılı,
    her konuda sana akıl danısacak kadar aklına guvenen,
    kendini sana denk goren az bucuk feminist,
    rahat ve neseli, dolayısıyla sana da rahat olmak kasılmamak icin alan bırakan,
    kendin olarak cok sevildigin,
    bir ortamda yanlıs bi sey yapsan senden utanmak yerine benim icin en onemlisi sensin milleti siktir et diyecek guzellikte,
    yerkurenin en guzel erkekleri..
  • türkiye'nin modern erkek modelini anlamak isteyenler serpil sancar'ın çalışmalarını okumalı. (bkz: erkeklik imkansız iktidar) ben okudukça kendime dışarıdan bakabildim. hocanın çalışmaları okunduğunda görülüyor ki türkiye'nin yakın geçmişinde şekillenen toplumsal yapılar modern öncesi cinsiyetçi zihniyetin eleştirisi üzerine kurulu bir erkek modernleşmesi modeli sunmuyor. (bkz: türk modernleşmesinin cinsiyeti): sadece yaşlı aile reisi erkeklerin otoritesine başkaldırı ile şekillenmiş bir "modern erkek" modeli ile karşı karşıyayız. bu nedenle yeni modern toplumun karar vericileri olan türkiye'nin kentli orta sınıf erkekleri büyük çoğunlukla cinsiyet eşitliği hakkında birkaç klişe fikir dışında somut bir eleştirel düşünce ya da kurgulanmış bir gelecek hayaline sahip değil. genellikle cinsler arası eşitlikle ilgili tartışmalara "muhalif olmayan bir duyarsızlık" konumunda seyirci kalan "modernleşmiş orta sınıf" erkeklere bu "modern" olma konumlarını kazandıran şey çoğu zaman sadece aldıkları eğitim ve edindikleri meslek oluyor. bu eğitime ve mesleğe dayalı konumlar onların "uygar erkek" olarak tanımlanmasına yetiyor; onları cahil ve "mesleksiz" erkekler karşısında daha "modern" hale otomatik olarak getiriyor. oysa ki onların cinsiyet rejimi içindeki ayrıcalıklı konumlarını pekiştiren en önemli özelliklerden biri olan "meslek sahibi" olmanın kendisi, erkek egemenliğine dayalı cinsiyet farklarını inşa eden en önemli stratejilerden biri olarak sorgulanmadan kalıyor. kendisinin demokrat, eşitlikçi ve özgürlüklerden yana olduğunu ileri süren bu orta sınıf profesyonel meslek sahibi erkeklerin cinsiyet farklarına ve kadınların ezilmesi sorununa kayıtsız kalışı, diğer deyişle "cinsiyet körü" olmasının önemli bir sonucu var. cinsiyet temelli farkların bir toplumsal eşitsizlik sorunu olduğu, demokrasinin gelişimini engellediği gerçeği bu kesim erkeklerce, "retorik" sözler dışında, gerçekten ve derinlemesine kavranılmış bir mesele haline gelmemiş. bu durum, aynı zamanda, erkeklerin kendilerinin yaşadıkları `erkeklik deneyimleri`ne de duyarsız kalmalarına yol açıyor. türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin çoğu zaman doğal ve kaçınılmaz olduğu düşüncesini besleyen cinsiyet farkları rejimi "düzene muhalif' siyasal kimliklere yakın erkeklerin de eleştiri gündemine girmiş olmaktan uzak bir konu. türkiye'nin "muhalif' erkekleri için eşitlik ve demokrasi sorunları kapsamında "erkek egemen düzen"i eleştirmek diye bir şey yok. çoğu zaman eşitlik isteyerek devlet politikalarına başkaldıran erkekler, hatta bu uğurda "ölümü göze almak"tan bile bahsederken otoriter-despot devlet politikalarını var eden egemen erkeklik değerlerini eleştirmekten uzak duruyorlar; kadın-erkek eşitsizliğini toplumsal eşitsizlikleri yaratan ve besleyen bir iktidar ilişkisi olarak düşünmüyorlar. bu anlamda hem sınıfsal ve etnik kökenli eşitsizliklere hem de erkek egemenliğine karşı çıkan erkekler sadece küçük bir azınlık.