şükela:  tümü | bugün
  • içinde bulunduğumuz zamanı içine alan ve descartes'la birlikte başladığı kabul edilen felsefedir.
    felsefi bir cereyan değildir.

    hem aristo hem de platon'un ait olduğu antik dönemin izlerini taşır, nitekim onun üzerine inşa edilmiştir; fakat ondan ayrışmıştır. hıristiyan felsefenin izlerini de taşır. çünkü felsefe tarihince belirlenen dönemler, bir öncekinden bıçakla kesilmiş gibi ayrılmazlar. üstelik hıristiyan inancın izleri günümüzde bile devam ettiği gibi, kartezyen felsefede apaçık biçimde gözlenir.

    gittikçe profan bir çizgiye yaklaştığı gözlenir.
    diğer tüm felsefeler gibi, çağdaş felsefecilerin görüşleri de düşünsel bir ilerleme kaydetme iddiasında olabilir.
    başlangıçta antroposantrik -insan merkezli- eğilimlidir. ortaçağ felsefesi'nden ayrılmasını da en başta buna borçludur.
    kutsal fikri vardır. ancak "kutsal"a ortaçağda biçilenden başka bir rol biçilmeye başlanır.
    metafizik vardır. çünkü metafizik her zaman için felsefenin ana sorunlarından biri olmuştur, ancak konjonktürel olarak metafiziğe ayrılan yer azalabilmektedir.
    dönemi "müjdeleyen" eserlerden birinin adı düpedüz les méditations métaphysiques'tir ve okunmalıdır.
  • geniş anlamıyla rönesanstan yirminci yüzyılın ortalarına kadarki süreyi, spesifik anlamıyla ise 17. ve 18. yüzyıl felsefesini ifade eder. genelde 17. yüzyılda descartes'in felsefi çalışmalarıyla başladığı kabul edilir ve bu nedenle descartes'e "modern felsefenin babası" da denir. ama özellikle anglo-sakson toplumlarda modern felsefeyi francis bacon ile başlatanlar da vardır.

    iki düşünür de bilgiye giden yolu açık tuttukları için, modern felsefenin hangisiyle başlatıldığı önemli değildir.
  • sanıldığı gibi descartes ve cogito ergo sum'la falan başlamadı.

    modern felsefe esasında kant'ın aydınlanma nedir başlıklı makaleyi yayınlamasıyla başlamıştır.

    michel foucault'nun belirttiği gibi modern felsefe (hegel'den nietzsche'ye max weber'den frankfurt okulu aracılığıyla jürgen habermas'a kadar) aslında kant'ın sorduğu soruya bir cevap vermeye ve onunla hesaplaşmaya çabalayan felsefedir.
  • epistemolojiyi ele alırsak, montaigne scepticismi üzerine descartes'ın çalışmaları ile başladığı kabul edilen temelinde kuşkuculuk hareketinin bulunduğu yeni bir felsefe çağıdır. en temel iki görüşten birisi empricism, yani bilginin sadece duyulardan elde edilebileceğini savunanlar, diğeri ise rationalismdir, yani bilgi konseptlerinin duyulardan bağımsız olarak akılda bulunduğu savunanlar. kant ise daha sonradan hume tarafından yapılan empricism çalışmalarını eleştirerek ve geliştirerek her iki görüşü de birleştirmiş ve ortaya yeni bir sentez çıkarmıştır.
  • modern felsefe, temel kesinliği, kendisinin ve düşüncelerinin varlığında gören descartes'le başlamıştır. ona göre, dış dünya bu varlıklarla çıkarımlanabilir. descartes'in bu adımı, berkcley ve kant aracılığıyla her şeyi yalnızca ben'in ortaya çıkışı (emanation'u) sayan fichte'ye bağlıyabileceğimiz, gelişimin ilk sahnesini biçimler. çılgınlıktı böyle bir durum. felsefe o zamane.lan beri, bu aşırı uçtan gündelik sağduyu dünyasına kaçmaya çabalamaktadır.