şükela:  tümü | bugün soru sor
  • zamanlama spazmı:

    zaman ölçen her türlü cihaz karşısında yaşanıyo. bir nevi panik halet-i ruhiyesi. en meşhur belirtileri 'hayatta kendime zaman ayıramıyorum' hissi, insanın bir şeyi yaparken başka bir şeyi yapmayı, bir yerdeyken başka bir yerde olmayı istemesi ve neticede hiçbir boku ağız tadıyla yapamayıp hayatı kendisine ve etrafındakilere zehir etmesi şeklinde özetlenebiliyo.

    pazar akşamları saat altıdan sonrası, zamanlama spazmı için ideal vakitler... insan sevgilisini kitap okumasına, kitabı müzik dinlemesine, müziği de erman toroğlu'nu seyretmesine engel olarak görüp hepsine birden sinirlenmeye başlıyo... erman toroğlu'na bulaşamayacağı için de, direk sevgilisine bulaşıyo... bu sebeple yaşanan sinir harbi, saatin on bire yaklaştığının fark edilmesiyle zirveye ulaşıyo.
  • erkekler için poligami-monogami ikilemi:

    burada birbirine taban tabana zıt iki görüş vardır ve ikisi de maskülenliğin özüne temas etmek ister.

    birinci görüşe göre, dünyadaki tüm kadınlarla sevişmek imkansızdır ama bu amaca ne kadar yaklaşılsa kar olacaktır. tabii bu da erkeklik adına iyi bir kariyerdir.

    ikinci görüş buna karşılık şöyle der: eğer sen bir kadını hayatı boyunca mutlu edebiliyorsan, işte o zaman esaslı bir erkeksin demektir.

    birinci görüş yeniden söz alır: karşısındakine onun kendi kendisini kandırdığını, erkek doğasının böyle bir şeye asla izin vermeyeceğini ama onun özel bir durumu varsa bilemeyeceğini, kinayeli bir dille söyler.

    ikinci görüş sözü alır; birincinin dediklerini mutsuzluğa mahkum bir tatminsizin sayıklamaları olarak yorumlar.

    birinci, devlet su işleri, bırak bu işleri şeklinde bir cevap verir.

    ikinci, el kol hareketi yapmamasını söyler.

    birinci, n'aparsın? diye sorar ve olaylar gelişir.
  • modern insanın çoğu zamanını biz sözlükçüler gibi bilgisayar başında geçirdiğini varsaydığımız zaman, karşımıza carpal tunnel syndrome denilen hastalık çıkıyor. günün büyük bir bölümünü bir elimiz klavyede, diğeri mouse üzerinde geçirdiğimiz için el bilekleri uzun süre aynı pozisyonda kalıyor ve bilek dokuları kalınlaşmaya başlıyor. kalınlaşan dokular karpal tünel adı verilen bölgeden geçen sinirlerin üzerinde baskı yaratıyor ve bunun sonucunda ellerin kontrolünde zayıflama, sinirsel uyarıların azalması veya yok olması, cisimlere uygulanan sıkma kuvvetinde azalma, bilekte ve ellerde uyuşma, karıncalanma ve genel olarak el becerilerinin azalması gibi etkiler ortaya çıkıyor. tedavisi sürekli ilaç kullanımı ve son aşamada cerrahi müdahaleye kadar uzanıyor. aslında bu konuda daha yazacak çok şey var ama sanki şu sağ elim biraz karıncalanır gibi mi oldu ne? neyse ben yavaş yavaş offline olayım...
  • bastırma içgüdüsü.
    çeşitli ortamlarda insanın içinde beliren, alemin o anki kralı olma arzusunu tatmin ihtiyacı. bu hastalıktan müzdarip olanlara birisi mesela antalya'da sarhoşken kafasını duvara vurduğunu söylerse, söz konusu kişi kendisini new york'ta kokain aldıktan sonra beyin travması geçirdiğini anlatmak zorunda hissedecektir. derhal.
  • optimizasyon.
    yaptığı her şeyden maksimum ölçüde kazanç sağlama arzusu.
  • paranoya.
    insanlar tarafindan bu kadar incelikli planlanmis bir dunyada yasayan beserin baska bir sey olmasi dusunulemes
  • bedensel hastalıklar.
    sağlıksız beslenmenin ve düzensiz yaşamanın (uyuma problemleri falan) sebebiyet verdiği türlü bozukluğun yanı sıra erkeklerde göbek, kadınlarda selülit gibi fiziksel görünüm bozuklukları. evde ve işte o kadar oturursa anca göbek bağlar, selülitlerini azdırır insan.
  • tuketim. kapitalizmin yaydigi bu hastalik, ekonomik kalkinmanin ,buyumenin ve refahin daha fazla uretmekten gectigini savunan klasik iktisat okulunca ortaya cikti. uretimin ise, her arz kendi talebini yaratir yasasi* ile arttirilabilecegini salik vererek, sermaye sahibini, girisimcileri ve yoneticileri daha fazla talep yaratma yollarini arastirmalarina neden oldu. modern dunyayi hakimiyeti altina alan kapitalizm bugun tum hucrelerimizi, "tuketme gudusu"nun esaretine alma cabasinda.
  • sözlük bağımlılığı.
    neden? çünkü sözlükte her şey var. çünkü sözlük yazarları çok modern, sürekli birbirlerini sikiyorlar.... hem zirveleri de var...