şükela:  tümü | bugün
  • yalnızlık benim için yaşamanın en doygun halidir . yalnızlığın verdiği görkemli sessizlikte belki de varoluşumu yakaladığımı düşünüyorum . yalnızlığı yarattıkça büyüdüğümü , büyüdükçe de devleşmiş insanlar arasında küçüldüğümü hissederim .
    bu küçülme hali beni tahrik eder , bundan haz alırım . herkesin tersine giden bir istikametim var. modern insanın korku seansları olan yalnızlığa daha fazla gömüldükçe kendimin toz tutmuş yanlarını yakalıyor , yetmezliklerimi keşfediyorum . doğumla başlayan tirad son buluyor , kendi piyesimi yazıyorum . kendi yalnızlığımın mucidi , kendi sessizliğimin sesi oluyorum . insan belki de en çok kendine sağır imiş . bunu anladım ruhumun sarayına kapandığım süreçte .

    yürümenin , nefes almanın , uyuyup uyanmanın bir ezgi kadar estetik olduğunu anlıyorum artık . finansal hareketler , global stresler , kristal hisler mahkumiyete evriliyor zihnimde .
    masa üzerindeki yapay çiçek , dudaklardaki ruj , yürüyen merdivenler , beklenen asansörler , ayakaltı topuklular , gelin kemeri , koşu bantları , altın kolyeler , kendini yitirmenin , başka bir kişiyi giyinmenin diğer adıdır . yalnızlığın tanrısal esini ise bunları bertaraf etmenin olgusal halidir .
    soylu yalnızlığım çiçekler açıyor ruhumun bahçesinde . insana , insanlığa meyve verecek ağacım ben .
    haydi gel bahçeyi büyütelim .
    kavaklar , serviler , dut ağaçları , çam ,asma yetişsin insanlık bahçesinde .
    haydi gel bizden çalınan ateşi tekrar tutuşturalım .
    insanlığı aydınlığa , kendi özüne yaklaştıralım .
    modern çağın kundakçıları olalım . kendimizin öğrencisi , çocukların öğretmenleri olalım .
    isa mesih gibi kendi yaralarımızın davacısı olalım .

    yalnızlığını yarat .
    yalnızlığını …