şükela:  tümü | bugün
  • sıkı bir kavimler göçüne sahne olmuş bir dönemdir. eğer moğollar batıya doğru ilerlemese büyük ihtimalle dünyanın bugünkü etnik yapısı daha farklı olacaktı
  • islamı bilim ve aydınlanma çağından çıkarıp yobazlığa itmiştir.
  • bağdat kütüphanelerindeki kitapların nehirlere dökülmesine yol açmış istiladır.

    faşizm'in "primitive" örneğidir denilebilir. bir de "moğolların köklü bir kültürü olmadığı için istila ettikleri yerlerde tutunamamış ve asimile olmuşlardır" var. konuyla ilgili galiba..
  • (bkz: buhara/@solak)
    (bkz: merv/@solak)
  • (bkz: go mongo)
  • esasında cengizhan'ın "bu babam için, bu anam için, bu aşkım için..." diye başlayan intikam hareketinin bokunun çıkmasının sonucudur.

    cengizhan dediğimiz abi dönemin küçük emrahı. 1160-1227 yıllarında yaşamış, çok uzun değil. ama dünyayı alt üst etmeye yetmiş. kendisi henüz 9 yaşındayken komşu kavimden bir beşik kertmesi var. adı börte. kız da 9 yaşında. bunlar kardeş kardeş oynasın ve birbirini tanısın diye cengizhanın dahil olduğu aşiretin reisi olan babası oğlunu bu börtenin kavmine yolluyor. cengizhan müstakbel manitasıyla mutlu mesut oynarken babasının düşmanları adamı bir ziyafete çağırıyor ve zehirliyorlar.

    tabii göçebe toplumunda baba ölünce yenge amcanın eline kalıyor. ama cengizhanın amcası piç bir insanmış. cengizhanı, kardeşini ve annesini stepin ortasında dımdızlak bırakıp aşiretin yeni reisi olarak kaçıp gidiyor. 9 yaşında öksüz ve annesi, küçük kardeşiyle bir başlarına kalıveriyorlar. üstelik beşik kertmesi börte'yi de düşman bir aşiret kaçırıyor. al sana yeşilçam dramı gibi bir hayat.

    anneleri uyanık ve güçlü bir kadın. stepten aşağı inip ormanlık bölgeye gidiyor. ormanda avcılık ve toplayıcılık yapıp çocukları ot ve balıkla bir şekilde büyütüyor. nehrin kenarında su içip geçinip gidiyorlar. çocuklar büyüdüklerinde de gelip geçen kervanlardan, küçük aşiretlerden hayvan çalarak at sahibi oluyorlar. arada mağaralarına et girmesini sağlıyorlar. böyle böyle vur kaç taktiğiyle ufak bir sermaye yapıyorlar. zaman içerisinde küçük çetelerine yeni yeni arkadaşlar katarak daha büyük bir çeteye dönüşüyorlar ve gelecekte moğol akınlarını yürütecek olan ordunun iskeleti de bu oluyor zaten.

    küçük ordusunun yeterince güçlendiğine inandığı dönemde ortasyanın bozkırlarına sürüyorlar atlarını ve önce amcasını, ardından amcasının adamlarını temizliyor. beşik kertmesini kaçıran aşiretin liderlerini kesiyor ve bildiğin hürriyet gazetesi üçüncü sayfasında yer alacak pespaye işlere imza atıyor. şanı yürümeye başladıktan sonra 1206 yılında karakurumda düzenlenen büyük bir kurultayla bütün göçebe dünyasının lideri oluyor ve başı seçiliyor. o zamana kadar timuçin adıyla anılan bu abimize göçebe dünyasının hanı olduğu için cengiz adı veriliyor. işte ne oluyorsa ondan sonra oluyor. "bu babam için, bu anam için..." diye başylayan intikam hareketinin hızını alamayıp "yakarım ulan bu dünyayı, batsın bu dünya" diye bütün dünyaya girişiyor. karakurum’dan başlayıp bütün ortasayayı fethediyor, rusyaya giriyor. kırım bölgesini, balkanları fethedip ortamı birbirine katıyor.

    nasıl beceriyor derseniz, cengiz amca bir kere her daim elinde bir güç bulunduruyor. bildiğin düzenli ve kalıcı orduyu kuruyor. ayrıca yönetilmesi zor devasa bir ordu kurmuyor. 10 bin kişilik bir atlı ordusuyla takılıyor. çin denizinden başlayıp balkanlara kadar ilerlemek herkesin yapabileceği bir şey olabilir. ama bu kadar hızlı biçimde yapmak ancak küçük ve hızlı bir orduyla mümkün. disiplin için anayasa bile hazırlıyor. suçu tanımlıyor ve cezasını belirliyor. hatta protokol kurallarını da belirlemiş. kim nerede oturur, kim önce konuşur, kim susar hepsi belli. tabii göçebe oldukları için yazıları yok. yazısı olan eskinin göçebesi yeni yerleşik bir tek uygurlar var. dolayısıyla cengiz han uygur alimlerini çağırıp moğollar için alfabe bile yarattırıyor.

    sonuç itibariyle bir kere yayından çıkan moğollar ortaasya kültürünü batıya, batının kültürünü doğuya taşıyarak sonucu itibariyle güzel bir iş yapıyorlar. ancak gidiş yolları yanlış. gidiş yolundan puan kırsak da moğol istilası dilimizden düşürmediğimiz küreselleşen dünya geyiğinin 12. yüzyıldaki dinamosu olmuştur.
  • outremer'daki hristiyanların moğollar ile ittifak yapıp müslümanlara saldırma emelleri geri teperek, müslüman ile moğol ittifakının hristiyanları pataklaması ile sonuçlanmıştır. sonuçta yine insan doğası bir afet veya katliam makinesi diğer insanlara karşı kullanılmıştır.
  • askerlerinin büyük kısmının türk olduğu ancak emredenin yani sovereign gücün moğol olduğu istila. ya zorla ya da isteğe bağlı olarak ordularına kattılar türk kızanlarını. ama emreden moğol hükümdardı. elden ne gelirdi.

    türklere tek olumlu etkisi şu olmuştur: görüntü itibariyle gittikçe araplaşan, slavlaşan veya farslaşan türkler (orta asyadakiler), moğol genleriyle tekrar özüne dönmüştür.

    ama moğollar orta asya kültür birikimini bir çırpıda yok etmişlerdir o kötü boyutu.

    bir iyi yanı da şu; moğollardan kaçıp gelen türk boyları, anadoluyu ve özellikle batı anadoluyu şenlendirmiş, türkiyeyi bize armağan etmiştir.