şükela:  tümü | bugün
18 entry daha
  • hem müslümanların hem de islam dini ve medeniyetinin bugüne dek başına gelmiş olan en tahripkar iki olaydan biridir. diğeri için bkz.: reconquista

    moğolların bağdat'a yaptıkları düşünülecek olursa, 1258'de yaşananı objektif olarak da bir fetih değil istila olarak tanımlamak mümkündür.

    müslümanların bağdat ve kurtuba ile birlikte kaybettikleri medeniyeti bir daha yeniden inşa edemedikleri, bugünkü (beşeri/medeni anlamda) gerikalmışlıklarında bu iki travmanın önemli bir payı bulunduğu söylenebilir.

    --- alıntı ---

    islam’daki akılcı geleneğe ve onun birikimine yönelik en yıkıcı darbe, 13. yüzyılın ortalarındaki “moğol felaketi” olacaktı. cengiz han ve haleflerinin vahşi orduları, suriye ile hindistan arasındaki her yeri fethetmekle kalmayıp ortadoğu’nun altını üstüne getirdiler. her işgalci acımasızdır, ama moğolların sebep olduğu vahşet, “eşi benzeri daha önce görülmemiş” bir şeydi, çünkü onlar “yıkımı, yıkım uğruna seviyorlardı.”49 islam dünyası içinde ilerledikçe:

    "tekrar ve tekrar, bir şehrin neredeyse bütün halkı, cinsiyet ve yaşları dikkate alınmaksızın katledildi, sadece kabiliyetli zanaatkarlar korundu ve uzağa götürüldüler. köylüler bile, ordunun önünde okları göğüslemek veya hendekleri doldurmak için canlı bir moloz kitlesi olarak kullanıldı."50

    moğollar, 1258 yılında, islam aleminin en büyük, zengin ve görkemli şehri olan bağdat’ı yağmaladılar. halife dahil olmak üzere neredeyse bütün müslüman nüfusu katlettiler. mutezililerin ve diğer islam bilginlerinin eserlerinden oluşan muhteşem koleksiyonların bulunduğu hikmet evi’ni yıktılar. öyleki dicle nehri’ne attıkları el yazması eserlerden ötürü, nehrin günlerce mürekkep renginde aktığı söylenir.51 moğollar, bununla da yetinmeyip, ortadoğu’daki sulama sistemlerini paramparça ederek, mevcut tarımsal üretimin on kat düşmesine yol açtılar.52 bu, avrupa’nın hiç karşılaşmadığı kadar devasa bir yıkımdı.53

    benzer bir trajedi, üç asır sonra, islam aleminin batı ucunu, yani ispanya’yı da vurdu. oradaki müslüman endülüs krallığı, hem muhteşem sanat ve mimari eserleri hem de convivencia (birlikte yaşama) ruhuna sahip renkli bir medeniyet üretmişti.54 fakat, bağdat’ta olduğu gibi, endülüs’teki ortaçağ aydınlanması da, ilk önce içteki bağnazlık, ardından da dış işgal tarafından yıkıldı. müslüman ispanya’nın zengin kütüphaneleri, ilk önce kuzey afrika’nın harici-benzeri militan müslümanları ve ardından da katolik reconquista güçleri tarafından yağmalandı.55 1499 yılında “islam öğretilerinin izlerini süpürmek için” granada’da seksen bin civarında kitabın yakılması emrini veren engizitör ximenez de cisneros’un aslında süpürdüğü şey, islam’ın en parlak ürünleriydi.56

    kaynak: akyol, mustafa. 2013. özgürlüğün islami yolu. istanbul: doğan kitap. 89.

    --- alıntı sonu ---

    bu konuda ayrıca (bkz: islamın altın çağı /@derinsular)

    ana tema:
    (bkz: islam /@derinsular)
8 entry daha