şükela:  tümü | bugün
  • bu akaşm zorlu'da gerçekleşecek konser.

    (bkz: 2 bilet arıyorum olan yeşillendirsin)
  • (bkz: #73701532)
  • az önce çıktım eve dönüyorum bu konserden. tarif edemeyeceğim bir konserdi, normalde beylik cümleler yazardım ama kelimelerim de tükendi. 4 saate yakın sahnede kaldılar ve külliyatlarını resmen yaşayarak çaldılar, söylediler. hayatımın en iyi konserlerinden birinde bulundum. iyi ki bir grup dinlemişim ve müzik akışım o yöne evrilmiş ve o grup da moğollar olmuş. iyi ki varsınız ihtiyar delikanlılar !
  • konser sırasında cahit berkay 50 yıllık bu uzun yoldaki sırlarını paylaştı:
    ''uzun ve yorucu bir yol ama bizim beslenme çantamız çok iyiydi.o beslenme çantamızda anadolu ezgileri,kültürü vardı.bu bizi yolda dinç tuttu''

    moğollar sadece kendi şarkılarını çalmadılar aynı zamanda yolu kendileriyle kesişen büyük isimlerin eserleri de icra edildi.cem karaca'dan resimdeki gözyaşları,tamirci çırağı, barış manço'dan dağlar dağlar vb.

    geceden bende kalan müzikal açıdan tam bir doyum.gecenin tek olumsuz tarafı ise teoman'ın sarhoş halde sahneye çıkması.yaptığı bu koca çınarlara saygısızlıktı
  • 50 yılda bir gerçekleşen büyük doğa olayı.
    yerinde gözlemleme imkanı buldum. kesinlikle aklımdan çıkmayacak bir deneyim. geriye dönüp baktığımda, hatırlamaktan çoook büyük keyif alacağım bir anı. bir efsaneyi 50. yılında canlı izlemek... kelimelerle tarif edilebilecek bir şey değil. bu hissin dengi veya benzeri yok. özellikle moğollar hayranı bünyeler için.
    gerçekten harika bir geceydi. teoman sahneye çıkıp resimdeki gözyaşlarını seslendirdiğinde, duruşu ve sahne hakimiyetiyle bir "rockstar" olduğunu gösterdi. bu adamı dinlemeyi 10 yıl kadar önce bıraktığım için kendime hayıflandım biraz. ama konserin sonunda, tüm katılımcılar aşık veysel türküsü seslendirirken, sarhoş ve kendini bilmez, saygısız tavırlarını görünce neden bu adamı eskisi kadar sevmediğimi hatırladım. koca çınarların gölgesine mütecaviz bir gölgesi olmadığı için gözardı edilebilir ama, umarım kendisi de pişmandır yaptığı şey için.
    halit ergenç, harun tekin, hüseyin turan, nejat yavaşoğulları çok keyifli anlar yaşattılar. özel bir parantez ezgi aktan için açılmalı. o kadar nevi şahsına münhasır bir sesi ve tarzı var ki, umarım kendisinin de böyle büyük bir konserde, genç sanatçılarla sahneyi paylaştığı günleri keyifle izleriz. buna inancım da epey yüksek. kanaatimce; sanatçı sanatına aşık olmalı. bir fotoğrafçı için fotoğraf makinesi kutsal olmalı. bir gitarist için gitarı eşyadan çok arkadaş olmalı. janick gers' in beyaz/siyah stratocasterını kılıfıyla yanında taşıdığını okumuştum mesela yıllar evvel. onu izlerken bu detay sürekli aklıma gelir. gitarını evladı gibi seven, işiyle böylesine bağı olan insanları çok seviyorum. memleketin en temel sorunlarından birinin de, insanların sevmedikleri işlerle mecburi iktisadi bağı oldukları için yaşadıkları mutsuzluk olduğunu düşünüyorum. ezgi aktan için açtığımız parantezi kapatmadan, onun da böyle bir sevgi ve gönül bağıyla bu işi icra ettiği o kadar aşikar ki, sahnedeki heyecanını paylaşmadan edemiyorsunuz. moğollar'ın kıymet verip onu da bu sahneye bu yaşında davet etmesi düşüncemdeki haklılığı kanıtlar nitelikte. türkiye çok başarılı bir kadın vokal kazanıyor. umarım çok daha güzel yerlerde görürüz kendisini.
    gecenin yıldızlarından biri hayko cepkin. bu adam gerçekten işine saygısı çooook yüksek bir profesyönel. okul çıkışı stüdyoya koşturan liseli genç gibi amatör bir hissiyatla sarılıyor işine. moğollar'la yakaladığı uyum, işine hakimiyeti ve bağlılığı... bu adam bu iş için doğmuş. komple bir müzisyen. 50. yıl konserinin bana kalırsa yıldızıydı. ıssızlığın ortasında parçasına girişi, performansı, enerjisi, ustalara olan saygısı... tekrar sahneye çıktığında seyircilere verdiği enerji. gerçekten bu da anlatılmaz yaşanır bir deneyimdi.
    son olarak emrah karaca'ya değinmek istiyorum.
    çiğ, ham, yetersiz ve başarısız. maalesef başarısız. thor'un çekici nasıl layık olanın kaldırabileceği bir ağırlıktaysa, cem karaca'nın şarkılarını söylemek de öyle. ve maalesef emrah karaca bu yeterlilikte değil. sahnedeki anlamsız tavırları, samimiyetsiz konuşmaları; taner öngür'ün, cahit berkay'ın konuşmalarını bölme densizliği izlerken bir öfke yaratmadı değil. sesiyle, duruşuyla moğollar vokali olmaktan çok uzak. mustafa sarp'ın zidane ve ronaldo ile verkaça girdiğini düşünün. düşünemediniz değil mi? emrah karaca - moğollar münasebeti de aynen böyle.
    her neyse. moğollar 50. yıl konseri bu ufak detaylarla birlikte unutulmaz anıydı.
    havada uçuşan her notanın bir derdi, bize söylemek istediği bir hikayesi vardı sanki. eşsiz bir zaman yolculuğu, yıllar sonra "oradaydım" denecek bir anı.
  • 'orada bulundum' dediğim konserlerdendir...
  • orada bulunamadığım için çok üzüldüm dediğim konserlerdendir.