şükela:  tümü | bugün
  • halk arasında "üzüm gebeliği" olarak da bilinen mol gebeliği ya da molar gebelik genetik nedenlerle gebelik ürününün sağlıklı gelişime göstermediği ve rahim içinin üzüm tanesi gibi çok sayıda şişmiş vezikül denen içi sıvı dolu(mavi renkte) yapılarla dolu olduğu anormal bir gebelik şeklidir.

    tam ve kısmi olarak 2 çeşidi mevcut olup insanın başına gelmedikçe öğrenmediği ve hiç kimsenin başına gelmesini dilemediğim bir gebelik çeşididir.

    miğdeniz bulanır, adet gecikir ve hamile kaldığınızı anlarsınız. daha sonrasında 5 tl lik testlerden yapar o iki çizgiyi görür ve artık emin olursunuz. doktora gidersiniz ve doktor keseyi görür heyecanınız artar. artık arkadaşlarınıza akrabalarınıza söylemeye başlarsınız 5-6 haftalık hamilesinizdir. bir kaç hafta geçer ve eğer tecrübeli bir anne iseniz hamileliğiniz ile ilgili kontrollerde veya günlük hayatta hafiften ters bir şeyler olduğunu anlar ama tam olarak ne olduğunu bilemezsiniz. sonra bir gün normal bir kontrole gitmişken doktorunuz kızarır bozarır, daha detaylı bakmalara ve çekinerek ağzında bir şeyler gevelemeye başlar ve bir an bebeğin kalbi atmıyor laflarını duyarsınız bu gevelemeler arasında. anlayamazsınız ilk başta ama nasıl olur daha geçen hafta duymuştuk kalp sesini, tık tık tık tık atıyordu diye saçmalamalara başlarsınız. bu arada doktor acaba bende mi bir hata var diyerek kıdemli bir hocasından yardım ister. sizi tanımayan ve ilk defa gören hoca biraz daha acımasız olabilir ve ilk bakışta plesantada bozulma var,yazık olmuş, geçmiş olsun diyip odayı terk edebilir. yaşadığınız şok o ortamda sarılacak kimseyi bulamamak ile pekişebilir. doktorunuz biraz utana sıkıla size bir sonraki adımda neler yapılması gerekliliğini anlatmaya çalışır. onu dinlemek çok zordur o an. yanaklarınızdan süzülen yaşları engellemek ise mümkün değildir bir kadın için.

    daha sonra gerçekleşen süreç size göre bebeğinizin alınması, onlara göre gebelik fazlalığının tahliyesidir. çünkü sizin karnınızda büyüyen bebeğiniz tıbben daha bebek olamamıştır. bebeğin neden yaşamaya devam etmediğinin araştırılması için bazı doktorlar genetik ve patolojiye yollar tıbben gebelik fazlalığını. buraya kadar yaşanılan süreçler farklı varyasyonlar içerebilir. yani plesanta içinde hiç cenin de oluşmamış olabilirdi. yada rahim içinde birden fazla plesanta görüntüsü de oluşabilirdi. kanamalar mol gebeliğin belirtisi olmakla birlikte 11 haftalık hamile iken bende kanama olmadı. mol gebelik için kesin tanı patolojiden gelen rapor ile ortaya konuldu.

    ve sonuçlar ile birlikte doktorunuz sizi yanına çağırır. duygusal açıdan yıpranmış bir anne adayı veya anne vardır karşısında. pataloji sonucunda yer alan mol gebeliği anlatır ilk önce size. yaklaşık 1500-2000 kadında bir olduğundan bahseder. aslında ciddi bir rahatsızlık olduğunu bir yandan da o kadar korkmamanız gerektiğini anlatır. 1 senelik bir kontrol ve tedavi süreci vardır. mol gebeliğin tamamen sonlandırılması önemli bir konudur ve bu konunun takibi için 1 sene boyunca kesinlikle hamile kalmamanız gerekiyordur. öncelikle ilk 3 ay her hafta beta hcg hormonunun durumunu kontrol edeceğini ve bu değerin gittikçe azalması gerektiğini anlatır daha sonra 3 haftada bir daha sonra ise ayda bir kan tahlili yapılacağından bahseder. ayrıca her kan tahlili için gittiğinizde ultrason ile rahim içinin kontrolünü yapacaktır.

    burada doktorun korktuğu şey mol gebeliğin, gestasyonel trofoblastik neoplazi (gtn) olarak adlandırılan bir hastalığa dönüşebilmesi ihtimalidir. gtn, vücudun başka yerlerine de atlayabilen (metastaz) veya rahim içerisinde tekrarlayabilen ölümcül sonuçlar doğurabilen bir hastalıktır .

    bu 1 senelik kontrol ve korunma süreci annenin gtn olunup olunmadığının takibinin yapılabilmesi için gereklidir. yani isterseniz 6 ay sonrada hamile kalabilirsiniz ama gtn olunup olunmadığı sadece beta hcg miktarları ile takip edilmektedir ve gtn tedavisi kemoterapi ile yapılabilen bir rahatsızlık olduğu için eğer hamile kaldı iseniz ve gtn olduğunuz tespit edilirse bebeğinizi yine kaybetme şansızlığı ile yüzleşmek zorunda kalırsınız.

    sonuç olarak bir yandan bebeğinizi kaybetmişsinizdir, bir yandan hayati tehlike içerisinde hissedersiniz kendinizi, bir yandan da 1 sene boyunca sizi bekleyen kontrol ve hamile kalmama koşulu vardır karşınızda. eğer şanslı iseniz eve döndüğünüzde sizi bekleyen bir veya 2 kuzu vardır evde. onlara sımsıkı sarılır ve varlıklarından dolayı allaha şükredersiniz. eğer ilk hamileliklerinizde başınıza geldi ise bu süreci sağlıklı bitirmek ve ileride bebek sahibi olabilmek için yine allaha dua edersiniz.

    bu başlığı araştıran veya okumak zorunda kalan herkese çok geçmiş olsun.
  • parsiyel ise 69 xxy, komplet ise 46xx kromozomlarinin bulundugu gebelik turu.
  • bu gebelik türü maalesef oldukça yakın bir dostumun başına geldi. bu sebeple süreci ve detaylarını az çok bildiğimi düşünerek birkaç kelime sarf etmek istedim. maalesef dememden dolayı lütfen mol gebelik yaşayanlar üzüntüye kapılmasın hemen, sonuçta çaresiz bir durum değil, sadece az kişide rastlanılması ve bebek geliyor sevincinin mutsuz sonla bitmesi insanı ister istemez yıpratıyor.

    hikayeyi okunaklı ve anlaşılır olması açısından onun ağzından aktarıyorum:

    "öncelikle her şey gayet normaldi. hamile olduğumu idrar testleri ile öğrendikten sonra hemen kan testi yaptırarak ve devamında doktor kontrolüne giderek teyit etmiş olduk (4. yada 5. hafta). kan tahlilinde beta hcg değeri hamilelik olduğunu kanıtlar nitelikte normal referans değerlerin üzerinde çıkmıştı. hatta o kadar yüksek çıkmıştı ki hamileliğin kaçıncı haftasında olduğum konusunda tam emin olamıyorduk. bir sonraki doktor kontrolüne gitmeden önce gerekli olan kan testlerini yaptırdım. doktor kontrolünde ultrason görüntüsüne bakan hekim hamileliğin 8. haftasında olduğumu, kan testleri dahil her şeyin gayet normal olduğunu, bebeğin kalp atışını duyduğunu ve bir sonraki randevu için 12. haftaya randevu almam gerektiğini söyledi. hastaneden mutlu mesut ayrılıp hala mutlu haberi vermediğim bir kaç kişiyi daha arayıp hamile olduğumu hatta bebeğin kalp atışlarının duyulduğunu söyledim. o günden sonra bulantılarım ve halsizliğim yavaş yavaş geçmeye başladı. oh ne güzel hamilelik çok rahat geçiyor diye seviniyordum. 12. hafta kontrolüne gittiğimde hayatımın en büyük şoklarından ilkini yaşadım. doktor bebeğin 8 haftalık gözüktüğünü (farklı bir doktor), kalp atışının olmadığını ve alınması gerektiğini söyledi. duyduklarıma inanamadım. halbuki yememe içmeme hareketlerime aşırı dikkat etmiştim. ama doktor sebebinin hiçbir şekilde benimle alakası olmadığını, hamileliklerde buna benzer kromozom bozuklukların neden olduğu düşük vakalarının yaşandığını söyledi. ilk başta çok üzülmüştüm ama daha sonra düşük yapan benim gibi birçok tanıdığım olduğunu fark ettim ve üzüntümü paylaşacak kişilerle konuştum. kürtaj işlemini yaklaşık 2-3 gün sonra hemen yaptırdık. doktor 15 gün sonraya kontrol için randevu verdi. bu arada en az iki adet dönemi daha gördükten sonra tekrar hamile kalma çalışmalarına başlamayı ümit ediyordum fakat böyle olmadı. 15 gün sonra kontrole gittiğimde hayatımın en büyük ikinci şokunu yaşadım. kürtaj sonrası yapılan patoloji sonucuna göre benim gebeliğim normal bir gebelik değil mol gebelikmiş. parsiyel mol gebelik. doktorun anlattığına göre bir yumurtanın iki sperm tarafından döllenmesi ve yumurtanın bölünememesi neticesinde 69 kromozomlu bir hücre (bebek olamamış canlımsı) oluşuyormuş. 69 kromozomlu hücrenin yaşama olasılığı olmadığı için kalp atışı devam edemiyor ve düşük gerçekleşiyormuş. yumurta hücresi bölünse belki ikiz bile (tek yumurta ikizi) olabilirmiş. bu gebelikten sonra çok düşük de olsa gestasyonel trofoblastik neoplazi (gtn) oluşma riski (bir çeşit kanser) olduğu için hemen tüm vücut taranarak herhangi bir organa sıçrayan (akciğer, dalak, pankreas, rahim) kötü bir hücre olup olmadığı kontrol edildi. aynı zamanda kan testi yaptırılarak beta hcg değerime tekrar bakıldı. ultarasonlar temiz çıktı fakat beta hcg değeri hala normalden fazla olduğu için bir yıl boyunca takip edilmesi gerekiyormuş. her hafta beta hcg değeri kontrolü yapılması gerekiyor. 4-5 hafta boyunca beta hcg değeri sıfır (5'in altında bir değer) olarak gözlenirse kontroller aylık periyotlarda yapılmaya devam edecek ve bu süre toplamda bir yıl sürecek. bir yıl sonunda beta hcg değerinde herhangi bir yükselme olmazsa tekrar hamile kalmakta bir mahzur yok fakat bu bir yıl içinde hamile kalınması kesinlikle yasak, çünkü hamile kalınınca doğal olarak beta hcg değeri yükseliyor ve bu da kişide gtn olup olmadığının anlaşılmasını engelliyor. ayrıca 1 yıl içinde tekrar hamile kalınması durumunda mol gebeliğin tekrarlaması riski de yüksekmiş. bu yüzden mutlaka doğum kontrol hapları ile korunma tavsiye ediliyor.

    başımıza böyle bir iş gelmeden önce bu konu hakkında hiçbir fikrimiz yada duyumumuz olmamıştı ama sonra ki araştırmalarımız (hamilelik ile ilgili forumlar özellikle) aslında yalnız olmadığımızı, hatta benzer durumda birçok kişinin olduğunu gösterdi bize. özellikle ilk gebeliklerinde mol gebelik yaşayıp tekrar hamile kalan ve sağlıklı olarak bebeklerini kucağına alan anneler olduğunu okumak beni çok mutlu etti. umarım bu üzüntüyü yaşayan kim varsa bir kaybettiğini çifter (ikiz) geri alır..."

    şimdi biricik dostum bir yıllık takip sürecine başladı. sürecin sonunda mutlu haberini paylaşmak da nasip olur inşallah...
  • dün itibarı ile karşı karşıya kaldığımız durum. türkiye'de görülme sıklığı 2000 de 1 imiş. eşim mecburen kürtaj oldu ve patoloji sonucu henüz gelmedi, ancak muhtemelen durumun bu olduğunu belirtiyor doktor. bir çocuğumuz var. yani bir kişide bir kere oldu diye sürekli olacak değil. sağlıklı gebelik geçirdikten sonra sonraki gebelikte olabiliyor veya sonraki gebelik sağlıklı olabiliyor. takip önemli.