şükela:  tümü | bugün
  • zamaninda fransa'da uretilen, ufak cep defteri..buyukleri de var da...pocket size'leri cok meshur. ernest hemingway, van gogh felan kullanmislar...siyah yagli deri kapli...lastik ilen kapatabiliyonus..indiana jones'un son bolumunde sean connery'nin defteri...
    uretilmiyodu...yeniden uretmeye baslamilar..aldim bi tabe..cok sirin...acep oraya eksi sozluk notlari mi almaya baslasam..sonra da gelip burda yazarim...
    kapakda bu defteri bulana su kaa odul veriyom yeri var...sirin bisi...merak eden varsa http://www.modoemodo.com/
  • reklamlarinda kullandiklari macera ve sanat kisilerini inceledigimizde culsuz defteri olarak nitelendirilebilecek, gunumuz hedef kitlesini inceledigimizde boktan sekilli seylere para ayirabilen enayi culsuzlarin* defteri olarak degerlendirebilecek, bir tur stereotip ayraci, baska moleskinelilerle muhabbet baslaticidir.

    isin ilginci aslinda marka degildir. ozellikle 19.yy sonu 20. yy baslarinda geleneksel fransiz defter atolyelerinde uretilen kostebek derisi kapli, 9x14 cm boyutlarinda, lastigi, kitap ayraci kurdelesi ve arka kapagindaki cepcik ile standartlasmis bir defter tipidir. ismini de cildinin malzemesinden alir. bazilari ise bu ismi ajanlarin da favori defteri olmasina bagliyor. son geleneksel moleskine 1986'da uretilmismis.

    retro versyonlari cizgili, kareli, eskiz, adres defteri fonksyonlarinda, kucuk, cep ve orta boylarda satilmaktalar.
  • robinson crusoe 389'da bulunan şahane defterler
  • eger yazı yazmayı biraz olsun seviyorsanız içinizin yaglarını eritecek güzellikte ve sadelikte, enfes defterler. üstelik web sitesinde girilip baklıldıgında anlaşılıyor ki bu harika ötesi defterlerin müzik defteri gibi bir versiyonu da var. bir de yazı yazmaya teşvik eden bir basın kampanyası yapmışlar ki, yenmeden yanında yatılması gereken bir eser olmus. iste oradan bir alıntı: "many books exist that have already been written, moleskine is a book that's yet to be written." insanın başı dönüyor keyiften.

    ha bir de plinius demiş ki,
    "nulla dies sine linea"
  • kesinlikle bir hikmeti olan defter. nedir bu hikmet, bir tür altın oranı ya da kağıdının hamurunda bir raihası mı vardır hiç bilemiyorum, ama çalışıyor. yıllardır içimde hapsolmuş, çıkmayı bekleyen bir dolu şeyi mıknatıs gibi yapraklarına çekebiliyor.
  • beş yıldır kendisi dışında bir deftere yazamadığımdan mıdır, bana her defasında hediye olarak verilmesine çok sevindiğimden midir, açılıp içindekilerin dağılmasını önleyen lastiğinden midir, içine hep yazacak birşeyler bulabilmemden midir, kendimle bütünleşen defter.
  • bu defterlerin kullaniminda bir de gelenek vardir ki, o da defterin alindigi ilk gun, sayfalarin numaralandirilmasidir.
  • ankara ve izmir'de fellik fellik aradığım, fakat bulamadığım defterler.
  • tekstilde bir kumaş kalitesi. doğu avrupa, ağırlıklı çek cumhuriyeti menşeli olup türkçeye -çok kasarsak- düz (fitilsiz) kadife olarak tercüme edilebilir.
  • insana durduğu yerden "beni al, beni al" diye bağıran defter. sert kapağı sayesinde, her gün çantanızın kuytu köşelerinde seyahat etse bile kolay kolay yıpranmaz, güzelim sayfalarına yazmak ve bir zamanlar bu defterleri hemingway'in, picasso'nun kullandığını bilmek insanı mutlu eder.