şükela:  tümü | bugün
  • ulysses adlı romanın baş karakterlerinden biri, leopold bloom'un eşi ve kitabın sonundaki evet monoloğunun hafif meşrep sahibesidir. 2003 yapımı bloom adlı filmde kendisini angeline ball canlandırmaktadır.
  • “ı love everything that flows”
  • molly’s game adlı biyografi filmi aracılığıyla tanıdığım amerika’lı poker prensesi.
  • 21 nisan 1978 doğumlu amerikalı yazar. poker camiasında sıfırdan zirveye ulaşmayı başarmıştır. kendisinin lakabı poker prensesidir. çok sayıda holywood yıldızı, milyoner ve milyarderi oyunlarında konuk etmiştir. kendisinin yazdığı molly's game kitabı aynı isimle sinemaya aktarılmıştır. filmde kendisini jessica chastain canlandırmaktadır.
  • molly bloom 2003 yılında kokteyl garsonu olarak iş bulup eğitim masraflarını gidermek maksadıyla los angeles'a taşınıyor. 2004 yılında ise the viper room'un ortaklarından darin feinstein için çalışmaya başlıyor. feinstein ilk başlarda molly bloom'u oyunculara servis yapması ve oyunu yönetmesi maksadıyla işe alıyor. fakat daha sonra işi kapan molly, kendi etkinlik ve yemek şirketi olan molly bloom ınc. şirketini kuruyor ve 2008'e gelindiğinde işleri büyütüyor, four seasons, beverly hills hotel gibi mekanlarda büyük poker turnuvaları gerçekleştirmeye başlıyor.

    poker oyunlarında tobey maguire, tobey'nin çocukluk arkadaşı leonardo dicaprio, alec gores, macaulay culkin, ben affleck ve andy beal gibi hollywood ünlülerini ağırlıyor.

    2009 yılında ise, wall street finansçılarını oyunlarına katmak maksadıyla new york city'e taşınıyor. daha sonra işler ters gidiyor ve 2010 yılının haziran ayında new york eyaleti vergi sistemine uygun davranmaması nedeniyle 116,133 dolar vergi cezasına çarptırılıyor.

    tarih 16 nisan 2013'e geldiğinde, kendisininde aralarında olduğu 33 kişi ile birlikte 100 milyon dolarlık kara paranın aklanması ve yasa dışı kumar oynattığı gerekçesiyle tutuklanıyor. bizim de çok yakından tanıdığımız, dönemin güney new york başsavcısı preet bharara, tutuklananlardan 12 kişiyi hapse mahkum ettiriyor. diğerlerini ise new york city'de gasp, dolandırıcılık, kara para aklama ve yasa dışı poker oyunları organize etmekle suçluyor. molly bloom, 10 yıl hapis cezasına karşılık olarak altı yıl denetimli serbestlik, yasa dışı poker oyunları oynatmasında kurbanların kaybettiğinin iki katı olan 1,5 milyon dolar para cezasına çarptılıyor.

    2014 yılı mayıs ayında temyize giden bloom, üzerine atılan suçlamalardan daha azını işlediğine kanaat getirilince, bir yıl süreli salıverme ile 200.000 dolar para cezasına ve 200 saat toplum faydasına olacak şekilde kamu hizmeti yapmaya mahkum ediliyor.

    tüm bu olaylardan sonra molly's game: the true story of the 26-year-old woman behind the most exclusive, high-stakes underground poker game in the world isimli anı kitabı yayınlanıyor. 2017'de ise molly's game isimli film biyografik film gösterime giriyor.

    --- yayınlanan anı kitabından bazı ilginç ayrıntılar ---

    molly, yeni bir poker oyunu için, sabah 6.45’te büyük bir kapının önünde beklerken, ilk gelen kişi ünlü bir senarist olan donald todd olur. todd bir diyet kola ister. 10 bin dolarlık fiş alır. sonra leonardo di caprio ve örümcek adam rolüyle tanıdığımız tobey maguire gelir masaya... molly, leo’nun elini sıkar. leo gizemli bir adam edasıyla şapkasının ardından hafifçe sırıtır. tobey’nin yakın arkadaşı olan leo bir kumarbazdan çok, masaya ünlü çekecek bir isimdir.

    tobey ise çok şirin görünüyordur, gözlerinden naziklik akıyordur ama sanki bu kalabalığın adamı değildir. çok ünlü ve adı steve –spekülasyon: acaba spielberg mi, yoksa steve mcqueen mi?- olan bir yönetmenle birlikte, büyük bir prodüktör olan dylan da ekibe katılırlar.

    oyundan önce çok şirin görünen tobey, poker masasında tam bir canavara dönüşür. kaybetmek hiç hoşuna gitmez. aralarına bazen ünlü beysbolcu a-rod da katılıyordur. tecrübeli bir oyuncu değildi ama masadakiler heyecanlandırıyordu.

    bir gün maguire ‘karıştırma üstadı’ adını verdiği bir makineyi yanında getirmişti. kağıtları bir makinenin yapmasını istiyordu. son oyundan sonra arkadaşlarına makinesiz oynamayacağını söylemişti.

    en zor an toplama yapmaktır. ilk başta zorlanıyor ve utanıyordum. önce tobey’e gittim, her hafta kazanıyordu. zile basıldı, kapılar açıldı ve içeri girdim. karıştırma üstadı’nı gösterdim ve ''makineni kullanmama izin verdiğin için teşekkürler'' dedim. ''seninle bir şey konuşmak istiyorum'' dedi, tırstım. ''kira istiyorum.'' öyle gerçekti ki şaka olduğunu anlamadım. ama yok şaka yapmıyordu! ''tamam'' dedim, ''ne kadar?'' 200 dolar diye cevapladı. bir şey daha molly dedi parayı uzattıktan sonra; ''bana gelen herkesi anlatacaksın, yeni gelen biri varsa bunu avantaja çevirmek isterim.''

    artık hep tobey kazanıyordu. her oyuna yeni birini getirip onu heyecanlandırıyordum. bence bir adamın karakterini para kazanıp kaybederken görebilirsiniz.

    ben affleck ve pamela anderson’ın kocası rick salomon’un da katılımıyla çok büyük oyun olmuştu. rick ben’e; ‘jennifer’ın (eşi jennifer garner) poposunda her zaman selülit var mıydı yoksa yeni mi oldu?’ diye sordu. sinirini bozmak istiyordu, masada 2 milyon vardı. ben müthiş bir psikoloji okumacısıydı. ''yok, güzeldi'' dedi ve herkesi güldürdü. affleck garanticiydi. çok zekiydi ve hep kendi anını bekliyordu.

    tobey kaybedince çok kötü oluyordu. masayı eline geçirmişti. çok iyi oyuncu berbat bir bahşişçiydi. kaybettiği bir gece oluyordu. arkadaşım diego kartları dağıttı ve tobey kazandı. hemen çekildi. bin dolar gösterdi bana, bu senin olabilir dedi. ama olmasını istiyorsan masaya çıkacak ve balık isteyen bir fok balığı gibi bağıracaksın! şaka yapmıyorum. çok mu zengin oldun? bin dolar için fok olmaz mısın? ‘hayır’ dedim inanamadı, incinmişti.

    onun için her şeyi yapmıştım. bilgi sağlamış, bahisleri kontrol etmiştim. ısrara devam etti. tobey masanın alfası olduğunu göstermek istiyordu. ama kuyruğunu kıstırıp gitti.

    not: molly bloom’un kitabına göre mary-kate olsen ve ashley olsen de masaya büyük kodamanları çekenlerdenmiş. matt damon sadece bir kez gelmiş keyfine takılmış, büyük bir poker tutkusu yokmuş ve oyundan keyif almaya bakıyormuş.
  • (bkz: molly's game)
  • (bkz: jale arıkan) adlı oyuncuya aşırı derecede benzettiğim kişidir.