şükela:  tümü | bugün
  • şiddet dozu gayet yüksek bir korku/gerilim filmi. saçmasapan bir konusu var. ebeveynler birdenbire çocuklarını öldürmeye başlıyor. toplumsal eleştiri falan var gibi, aile kurumu övülüyor mu yeriliyor mu anlamak mümkün değil, bir mesaj verilmeye çalışılıyor gibi falan ama ben bir halt anlamadım. cage her zamanki gibi aşırı rol yapıyor. vakit kaybı.
  • --- spoiler ---

    10 üzerinden 3 alacakken sondaki avcıyken av durumuna düşme olayı sebebiyle +1 puanı hak eden film. genel toplamda ciddi zaman kaybı.
    --- spoiler ---
  • nicholas cage’in utanmadan devam ettigi sacma sapan filmlerden birisi daha. bu sefer isin icine cocuklar da girince, kendi rekorunu kirmis. keske filmlerin bütcesiyle fakir ögrenci okutsa, dünya’nın yoksul bölgelerideki insanlara yardım etse. senaryo ve çocukların konuşmaları üzerine sinir krizi geçirdim, ve filmi 30 dakika izlediğim için kendimle 1 hafta konuşmama cezası verdim.
  • ben beğendim. panzehirin çocukların mom, dad yerine isimleriyle hitap etmesi olacağını düşündüm uzun müddet. öyle olmadı. sonu da tam bir şeye bağlanmadı ama olsun, fena değildi.
    bir de o zenci çocuğun başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmedi.
  • o son neydi öyle? pat diye hatta cümlesi yarımken bitti. az önce izledim keşke izlemeseymişim. zenci çocukta tam 9 canlıydı. ses efektleri, çekim kalitesi sıfır. değişik konu bulmuşlar orjinal ama film gerçekten kötüydü.
  • ılk gösterimi toronto film festivali'nde yapılmış, 2017 yapımı film. yapılmasaymış daha iyiymiş sanki.
  • çok kötü filmler izledim. dönem dönem ne çıkacak bakalım bunun altından diye sahiden kötü filmleri çok izledim. ama hepsi içinde adıyla hatırlayabileceğim tek film bu olacak çünkü bu kadar kötüsünü sahiden izlemedim. selma blair ve nicolas cage ikilisini görünce zaten eyvah dedim, ki umarım nicolas cage metroda halkın arasına falan karışıyor diye sevmek zorunda kaldığımız aktörlerden değildir hâlâ, ama yahu bu kadar kötü bir filmde bu kadar kötü oynamak da başarıdır.

    bir buçuk saat direndim. çok önemli bir sahneyi kaçırdım herhalde diye düşünerek sonuna kadar izledim bunu. dayandım. film boyunca kendimi anlamadığım için salak gibi hissettim, film bittiğinde de bunu izlediğim için.

    filmin konusu şu: bir anda bilinmeyen bir sebeple ebeveynler çocuklarına saldırmaya başlıyorlar. ve film bundan ibaret. yemin ederim bu konusu dışında hiçbir şey yok, bir buçuk saat yalnızca bu var. komik desen değil, geren tek şey de oyunculuklar zaten. her zamanki gibi kötü oynayan bir nicolas cage, her zamanki gibi kısık gözlerle seksi olduğunu sanan bir selma blair var. iki çocuk var. bu kadar. niye ki? niye yaptınız bu filmi?
  • crank'ın yönetmeni brian taylor'un çektiği film. bilimsel açıklama falan bekliyorsunuz ya da bilinçaltı muhabbetlerine falan girerler diye umutlanıyorsunuz ama sonuç hüsran.
  • 2017 yapımı bir gerilim/korku filmidir.
    izlemekten keyif aldığım, bir yandan da rahatsız oılduğum bir garip çerezlik film oldu.

    film bir sonuca bağlanmıyor, neyin neden olduğunu anlayamıyorsunuz. bana göre bu film ortalama bir "zombie" filminden ne fazladır ne de azdır. filmi beğenip beğenmeme noktasında hangi beklentiyle izlediğiniz önemli...

    ancak diğer bir yazarında değindiği üzere bu filmin bir mesajı var gibi, ama anlayabilene aşkolsun.

    çoğu filmde; insanlığın, sevginin, ailenin v.b övüldüğünü görürüz.
    zombi filmlerinde bile aslında önemli ve değerli görülen şey; yaşam, aile ve insanlıktır. en nihayetinde ana eksende bir zombi istilasından kurtulmaya ve insan kalmaya çalışanları anlatır bu tarz filmler.

    ancak "mom and dad" filmini izlerken verilen mesajın ne olduğunu anlayamadım. aile ve çocuk sahibi olmak kötü bir şey mi yoksa iyi bir şey mi?

    ebeveynler ve çocuklar birbirini sevmeli mi yoksa birbirinden nefret mi etmeli?

    belki de filmin senaristi bunları çokta düşünmedi, ancak yine de kendisine sormak isterim;

    bize ne anlatmak istedin be adam?

    sonuç olarak; gerilimli sahneleri, çekimleri ve kurgusu bağlamında başarılı.
    etik ve verilen mesaj anlamında sıkıntılı bir film, ya da benim anlayamadığım bir şeyler var. (bkz: swh)