şükela:  tümü | bugün
  • reha erdem beş vakit, seyfi teoman tatil kitabı renklerinde, yerelde dokunaklı hikayeler temalı, abi-kız kardeş hikayesi.

    --- spoiler ---
    hayırsız baba, özlenen anne, elinden geleni yapan ama yine de ilerisini pek göremeyen, kendine iki yıl daha ömür biçemeyen dede... ve iki çocuk. öksüz olmak, abi olmak, kardeş olmak ve torun olmak üzerine gerçek bir seyir.
    --- spoiler ---
  • yönetmen tarafından sadeleştirilerek anlatılmış gerçek bir hikayeymiş. "esas hikaye bundan biraz daha sert, ben çoğu şeyi göstermedim" diye de ekliyor. devamı merak ediliyor, bir devam filmi çekilmeyecekse, devam filmi çekilmesi hiç düşünülmemiş ama hikayenin devamı bundan çok daha ilginçmiş. çekilse ne güzel olur, böyle sade, böyle güzel olsa.
  • hikayenin gerçek kahramanlarının da festival gösterimini seyirciyle birlikte izlediği film.
  • müziklerini erkan oğurun yaptığı film.sırf bu yüzden bile izlenir.
    http://www.youtube.com/watch?v=tpf8id210sm
  • bütün festival klişelerini mıknatıs gibi üzerine çekmiş, bir de sanki rastlanması mümkün olmayan bir olay anlatmış gibi bu hikaye gerçek olaylara dayanmaktadır gibi sürreel bir not düşmüş. allah seni bildiği yapsın sayın taşdiken. ama bence yol yakınken vazgeç; bu kafada gidersen en fazla üç film daha çekebilirsin.
  • elif bülbül gerçekten çok etkileyici, hikaye de öyle. gerçekten uyarlama olduğunu bilmek de daha bir dokunuyor bir de. her ne kadar gidişat sade, sonu kestirilebilir gözükse de, bu etkilenmenize kesinlikle engel olmuyor. ancak bu arada, aslında soyadlarının ve hatta anne ve baba adlarının da aynı olmasına rağmen herhangi bir akrabalık bağı olmayan çocuk yıldızlardan mehmet bülbülün biraz hakkı mı yeniyor acaba?

    birkaç sözle de erkan oğur ustaya değinmek lazım. ama kısa keselim, ne hacet boş yere anlatmaya çabalayıp yorulmaya, ne de olsa birçok şeyi eksik söylemiş olacağız en nihayetinde. alıp götürüyor her zamanki gibi.

    herkesin eline ve yüreğine sağlık demek düşer.
  • --- spoiler ---
    `filmin afişini ilk gördüğümde kafama takılan -bence- anahtar kelime. "mommo da ne ya?" bu soruya kendimce verdiğim cevap muhtemelen bir köpek ismi olduğuydu. filmi izlemeye başlerken tintin bir köpek aradı gözlerim. ama filmde köpek falan yoktu. meğersem bu mommo hayali bir canavarmış. nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum. bence ayşe de bilmiyor. için için korkuyor yavrucak ambar canavarı mommodan. kardeşinin yanında hep güçlü durmaya çalışan abi de korkuyor. ne kadar çaktırmasa da ...filmi izledikçe anahtar kelime kafamda şekillendi. mommo bir korkuydu. belirsiz, karanlık, soğuk... iki öksüzün geleceği gibi. filmin sonunda gerçek hayatın mommo dan daha korkunç olduğunu anlıyoruz. keşke tek korkumuz mommo olsa.
    --- spoiler ---
  • baştan sona hiç teklemeden eksiksiz ilerleyen ve sona eren bir film. kaçırmayınız efendim.
  • sinemada sadece 6 kişiydik... 23 nisan olmasına rağmen (dışarıda onca eğlence gırla giderken) film izlemeyi tercih etmişti. sinemasever bir çocuk olduğu herhalinden ve tavrından belli filmdeki ayşe yaşlarında ve saçlarında bir kız çocuğu... filmi baştan sona ses bile çıkarmadan izledi, ama sonunda çıkarken elinde tuttuğu mendil ile kızarmış gözlerini silişi bitirdi beni. filme değil ben ona ağladım galiba daha çok.