şükela:  tümü | bugün
  • monetarizm hakkinda iki buyuk yanlis anlayis vardir:

    1. monetarizm futursuzca para basmak demekir.

    monetarizm makroekonomi yonetiminde para arzinin, ozunde ise paranin kimin elinde oldugunun onemli oldugunu one cikaran bir yaklasimdir. para arzi iyi kontrol edilmeli, para onu dogru kullanabilecek kisilerin elinde olmali, oyle her cukur kazana, evrak imzalayana sacilmamalidir. anti-enflasyonist ozellikleri burada one cikmaktadir.

    2. monetarizm keynesci yaklasimlara bir alternatiftir, devrim yapmistir.

    monetarizm kosullar oyle gerektirdigi, olgunlastigi icin bu kadar abartilmis bir makroekonomi yaklasimidir. keynes faiz ve para arzi hakkinda teorilerini ortaya koyarken zaten bu konulara deginmis, fakat ozellikle buyuk bunalim ve ikinci dunya savasi sonrasi keynescilik, planlamacilik ve devletcilik ile ozdeslestirildiginden monetarizm yeni bir anlayis, bir devrimmis gibi burjuva liberal iktisatcilari tarafindan pazarlanmistir. zaten milton friedman basta olmak uzere ilk monetaristler de keynes'in teorilerini kabul etmekle birlikte kendisine degisen kosullarda farkli yaklasimlar ve elestiriler getirmek maksadiyla yola cikmislardir. ozellikle ikinci dunya savasi sonrasi batili devletlerin yaralarini sarmasinda planli ve kontrollu yaklasimlarin basarisi, bunlar planciliga alisinca bunu surdurmek isterler diyen liberalleri korkutuyordu. 70'li yillarda petrol krizinin de etkisiyle enflasyon ve ekonomik durgunluk birarada gelince, ekonomileri girisimci, kapital sahibi sinifin hakimiyetine sokacak politikalarin ve kati para arzi kontrollerinin propogandasini yapma firsati ortaya cikti. enflasyona karsi kendilerine monetarist diyen birtakim kisiler faizleri arttirdilar, para arzini kistilar ve issizlik artmasina ragmen enflasyonun onune gecildi. ekmeklerinden cok kofte isteyen bu hippilerin, komunistlerin beli kirilinca ise faizler ve krediler gevsetildi ve para girisimcilere aktarildi. bu ozunde keynes'in tasvip edecegi mudahaleci bir yaklasim olmakla birlikta kahramani milton friedman ve atasi adam smith olarak gosterilmis, reagan destekcileri secim zaferi kutlamalarinda adam smith resmi baskili kravatlarla arzi endam etmislerdir.

    diger yandan, monetarist ve neoliberal yaklasimlari gelismis batili ulkeleri ornek gostererek gelismekte olan ulkelere zoraki bir recete olarak dayatmadan once, monetarizme giden tarihsel sureci iyi dusunmekte fayda var. kuresel bir ajendaya gonulden bagli degilseniz elbette..
  • 1950'lerde başlayan 1960'lı yıllarda milton friedman'ın liderliğindeki chigago iktisat okulu tarafından geliştirilen akım, kaynağını klasik miktar teorisinden alan anti-keynesçi bir tepkidir. amacı enflasyonu yenmektir. faizler düşürülür, kredi kullanımını artırıp tüketimi fazlalaştırır. ekonomideki para stoğunun parasal gelir düzeyini değiştiren en önemli faktördür. savaşlardan sonra çöken ekonomi için iyi bir yöntem olarak görülebilir. ama olay kafadan para basmak değildir.
    1940'lı ve 50'li yıllarda parlak dönemini yaşayan keynes teorisinin 1960'larda gelişmiş sanayi ülkelerinde ortaya çıkan ekonomik sorunları açıklamakta ve gidermekte çaresiz kalması, monetarizmin gelişimini güçlendirmiştir.
  • para lüks bir maldır ve tutulumunun maliyeti vardır. dolanım hızı uzun dönemde düşmektedir ve reel gelir esnekliği > 1.

    kişiler para talep eder ve para fayda sağlar. yüksek likidite vardır. tutulan para miktarı da kişinin serveti ile alakalıdır.

    yarınki sınavda çıkacak banko sorudur.
  • ficher'in miktar teorisine dayanan ve tek amacı enflasyonu yenmek olan iktisadi bir akımdır. 80'lerden sonra, ülkekerin ekonomi politikasına yön vermiştir. en katı takipçileri thatcher ingiltere'si ve reagan amerikası'dır. türkiye içinse özal dönemi örnek olarak verilebilir.
  • kontrollü para arzı fiyat istikrarının anahtarıdır görüşünü savunan iktisat okulu.

    üstteki bazı entrylerde, enflasyonlu büyüme diyerek türkiye'yi yıllarca uyutan turgut özal'ın da parasalcı ekonomi politikaları uyguladığından filan bahsedilmiş ama tabii yine alakası yok..kutsal bilgi sanırım böyle bişey..

    esasında özal parasalcı filan değildi. tam tersine ülkeyi kronik enflasyona mahkum eden basit bir neoliberal taşerondu kendisi. siz yine soranlara parasalcı dersiniz, ekonomist olur çıkarsınız iki satırla..

    parasalcıların anti keynesci oldukları ise yanlış bir görüş değildir.
  • keynesyen iktisadın 1960'lardan sonra çıkan sorunları açıklamada yetersiz kalması sonucunda, önderliğini chicago üniversitesi'nden milton friedman'ın (friedman aynı zamanda nobel ekonomi ödüllü ekonomist) yaptığı ve liberal bakış açısını temel alan yeni bir iktisat okulunun temelleri atılmaya başlanmıştır. monetarizm adı ilk kez 1968 yılında karl brunner'in federal reserv bank saint louis review makalesinde kullanılmıştır. temsilcileri tarafından "monetarist karşı devrim" şeklinde de ifade edilmektedir. özellikle keynesyen'lerin 1970'lerde ortaya çıkan petrol krizleri ve stagflasyon (ekonomide hem enflasyon hem de işsizliğin bir arada görülmesi) olgusunu açıklamak konusunda yetersiz kalması monetarizmin gelişmesine sebep olmuştur.

    varsayımları:

    -ekonomideki para ve para miktarının değişmesi; toplam talep, üretim hacmi ve fiyatları etkileyen en temel unsur olarak düşünülür.
    -enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur görüşü hakimdir. yani para arzındaki artışlar enflasyona neden olur.
    -para talebinin gelir esnekliği birden büyük kabul edilir.
    -gerçekleştirilen kamu harcamasının enflasyonist etki oluşturup oluşturmaması nasıl finanse edildiği ile ilgilidir. mesela eğer kamu harcaması borçlanma yoluyla yapılıyorsa ekonomide enflasyonist bir ortam meydana gelmez. ancak para arzı arttırılarak kamu harcamaları yapılıyorsa, enflasyonist bir ekonomi oluşur.
    -istikrarsızlığın asıl nedeni de monetarist iktisatçılara göre yanlış uygulanan para politikasıdır. bu bağlamda: 1929 yılında yaşanan büyük buhran'ın temeli yetersiz olan ve zamanında uygulanmayan para politikası olmuştur. 1971 ve 1973 yıllarında meydana gelen petrol krizleri stagflasyon oluşmasına sebep olmuştur, bunun nedeniyse merkez bankaları tarafından para arzının gereğinden çok daha fazla arttırılmasıdır.

    adaptif beklentiler (adaptive expectations) görüşü'ne bakışları:

    ekonomik birimler beklentilerini oluştururken geçmişte elde ettikleri bilgileri kullanarak, yani tecrübelerine dayanarak bir önceki dönemden bugünün beklentilerini oluştururlar. bu modelde sürekli sistematik hata vardır. zaten bu görüş hata düzeltme modeline dayanır. friedman, özellikle işçilerin adaptif beklentiye sahip olduklarını ve geçmiş dönem verilerine bakarak sistematik hata yaptıklarını savunur. çünkü kısa dönemde, bu politikaların ortaya çıkarttığı etkilerin anlaşılması söz konusu değildir, sonucunda dalgalanmalar meydana gelir. buna bağlı olarak da kısa dönemde istihdam durumu aşırı, tam ya da eksik olabilir. ancak işçiler bir süre sonra yanıldıklarının farkına varırlar ve dengesizlik tekrar ortadan kalkar. sonuç olarak monetarizme göre ekonomi uzun dönemde tam istihdam düzeyinde dengeye gelir. bunun sonucunda ekonomide uzun dönemde yalnızca doğal işsizlikten bahsedilebilir. (doğal işsizlik=geçici işsizlik+yapısal işsizlik). doğal işsizlik kavramı milton friedman tarafından iktisat literatürüne kazandırılmıştır.

    para politikası nasıl sürdürülmelidir?

    para arzı, reel büyüme oranı ile aynı oranda ve yönde olmalıdır. reel büyüme oranına eşit olmaması durumunda ekonomide dalgalanmalar meydana gelecektir. eğer para arzı, reel büyüme oranından fazla olursa ekonomide stagflasyon ortaya çıkar ve fiyat istikrarı da bozulur. bu nedenle para arzı reel büyüme oranıyla eşit şekilde değiştirilmelidir.

    buna ilaveten, monetaristler parasalcı aktarım mekanizması üzerinde durmuşlardır. para arzı değişikliği, reel değişkenler üzerinde doğrudan bir etki meydana getirir. yani para arzı attığı zaman eline daha çok para geçen birey, direkt olarak mal piyasasına yönelir ve mallara olan talebini arttırır. parasal değişim mal piyasasını doğrudan etkiler. keynesyen görüşten monetarizmin ayrıldığı bir nokta da burasıdır. çünkü keynesyenlere göre parasal değişiklikler mal piyasasını dolaylı olarak etkiler.

    maliye politikasına bakışları:

    keynesyenlerin savunduğu maliye politikasının etkinliği ise monetaristler tarafından şiddetle eleştirilen bir diğer konudur (para politikası etkindir). monetarist iktisatçılara göre maliye politikası uygulamasının başarısız olmasında iki önemli faktör bulunmaktadır:

    1)genişletici maliye politikası uygulaması sonucunda faiz oranları artış gösterir ve özel sektörün yapmış olduğu yatırım harcamalarında düşüş meydana gelir. (bunu crowding out olarak adlandırıyorlar.)
    2)friedman'a göre maliye politikası bireylerin sürekli geliri üzerinde bir etkiye sahip değildir. dolayısıyla tüketim harcamalarında ve toplam talepte istenen artış gerçekleşmez.

    vergi sistemi:

    vergi yapısının maliye politikasının gücü üzerinde etkili olduğu düşüncesi vardır. kaynakta kesilen artan oranlı gelir vergisi sistemi üzerinde durulur. bu sayede hem vergi tespitiyle toplanması arasındaki zaman farkı kısalır hem de dolaylı vergilerin oranı azalacaktır.

    ayrıca yoksulluğu ortadan kaldırmak için negatif gelir vergisi üzerinde durulur. friedman, eğer kişisel gelir eksideyse birey negatif gelir vergisine tabii tutulmalı yani gelir yardımında bulunulmalı görüşünü savunmuştur.

    devlet müdahalesine bakışları:

    devlet tarafından uygulanacak olan politikaların uzun dönemde başarısız olacağı görüşü savunulur. çünkü ekonomi uzun dönemde tam istihdam düzeyine ulaşacaktır. bu nedenle eğer devlet dengesizlik durumlarında piyasaya müdahalede bulunursa, ancak kısa dönemde başarılı olur. uzun dönemde ekonominin işleyişi piyasa mekanizmasına bırakılmalı ve aktif para politikasından kaçınılmalıdır. devlet milli güvenliği sağlamalı, adalet sorunlarına çözüm üretmeli ve ekonomiye müdahaleden kaçınmalıdır.

    ayrıca;
    (bkz: john stuart mill/@baskan adam smith)
  • sıkı para politikası eşanlamlıcasıdır.

    mantığına göre; enflasyon her zaman parasal bir olgudur; ve gene enflasyonun tek sebebi para miktarındaki artış olduğundan, tedavisi de parasal büyüme oranını azaltmaktır. para miktarının satın alınan kadar olması dolayısı ile enflasyonun düşeceğini öngörür ve bu yüzden tüm sosyal harcamaların kısılmasını öngörür.

    enflasyonist politikaların bitmesini öngörürken, aslında tek yaptığı da bu yönde olmuştur.

    1980lerde emperyalizmin kendi içe dönük pazar sınır çizgi hatlarının içinde uygulanmıştır.
  • bir görüşe göre enflasyonun önünü alan ekonomi politikası. şöyle ki:

    "paracılık"

    "para basalım,
    itibar saçalım,
    akşama a-te * eve gelende oy,
    pastırma yazlı
    turizm kartlarımızı açalım.
    para basalım..."

    nakit böyle dolaşacaksa dünyada, nasreddin hoca'nın kürkünü yemiş birileri var demektir evrende.
  • "to all those who find themselves at the violent end of monetarism" (bkz: radio kaos)