şükela:  tümü | bugün
  • down sendromu var ya fazla kromozomlu insanlar boyle cekik gozlu oluyolar zekalarinda problem oluyo falan, sendrom ilk tanimlandiginda cekik gozlu olduklari icin mongolism demisler bu sendroma. okuzlere mongol demek yayginlasmis sonra, olay bu sekli almis.
  • (bkz: mongolizm)
  • (bkz: down sendromu)
  • antropolojide moğol ırka verilen isim.
  • cengiz han'ın hayatının ilk dönemlerinin anlatıldığı 2007 yapımı film.
  • cengiz han'ın hayatını konu eden 2007 yapımı iki filmden iyi olanı.

    diğeri için (bkz: aoki okami chi hate umi tsukiru made)
  • sergei bodrov 20 milyon $ gibi bir rakama dunyanin gorup gorebilecegi en zalim hukumdarlardan birisi olan timucin'in (cengiz han) hayatini anlatmaktadir. timucin'in babasiyla birlikte kendisine es bulmak uzere yola cikisindan mogol boylarini birlestirene kadar ki kisimi ele alan film sekseninci oscar odul toreninde en iyi yabanci film dalinda oscar'a aday.

    cengiz han'in hayatini bilmeyen yoktur ama yine de filmin konusuna deginmek gerekirse; yesugey (timucin'in babasi) timucin'e bir es bulabilmek ve barisi saglayabilmek adina merkitlere dogru yol almaktadir. yolda eski bir dostunun boyuna ugrayan yesugey, timucin'in oradan es secmeyi istemesi uzerine merkitlere gitmekten vazgecer. burada borte timucin'i kendisine es olarak secer! yolda yesugey'in olumu uzerine timucin boyunun ihanetine ugrar ve cilesi baslar. butun cilelerin sonucunda dunyanin yarisini kendisine boyun egdirecek bir lider olarak ortaya cikar.

    timucin'in cocuklugu hz. isa'nin cilesi gibidir. olmaz boyle sey denilen her sey timucin'in basina gelir. bu cesitli belalardan ve olaylardan oturu timucin'in kisiligi sert bir kayaya donusur gercekte fakat filmde bu konu alelacele gecilmistir. filmin en eksik yanlarindan birisi zaten atladigi onemli ayrintilar ve carpitmalari. cengiz han'in hayatini bilmeyen yoktur mottosu ile yola ciktiklarini dusunuyorum fakat bu bircok seye teget ve hatta zit gecmelerine yine de sebebiyet vermemeliydi. hikayeyi az cok bilen birisine inandiriciliktan cok uzak geliyor boyle olunca.
    timucin'i yer yer naif ve neseli bir insan olarak gostermelerine ise diyecek bir sey bulamiyorum. dunyaya kan kusturan ve coluk cocuk demeden bircok insanin hayatina el koyan bir insani sevdirmek pek mantikli bir hareketmis gibi gelmiyor bana. aile yasantisi ve karisiyla olan iliskilerindeki duygusal konumlandirma ise tamamiyle sacma. hicbir sey bilmeyen birisine filmi izletmis olsaniz sanirsiniz ki timucin super bir aile babasi. gectim aile babaligini sanarsin ki dunyanin en iyi insani ama onu bu haleti ruhiyeye hep etraftaki etmenler itmistir.

    kan kardesi camoka ile olan iliskisi ise filmde tarihtekinden olabildigince uzaga yerlestirilmistir. hatta bununla da yetinmeyip kotu karakterlerden birisine donusturulen camoka, kardeslikten nasibini alamamistir.

    herhalde bu filmin en dikkat ceken noktasi muzikleri. altan urag isimli grup tarafindan hazirlanmis muzikler filmin gectigi doneme ve havaya cok uygun. ozellikle filmin sonunda calan sarkiya hayran olmamak elde degil.

    genel olarak bakildiginda tarihten uzak, kurmaca bir senaryo olabildigince aksiyonla yedirilerek izleyicinin onune surulmus durumda. hikayeyi hic bilmeyen birisine zevkli bir 2 saat gecirmesi muhtemel...

    http://www.imdb.com/title/tt0416044/
    http://www.myspace.com/altanurag

    edit: mogolistanli bir cocuktan rica ederek creditste calan sarkiyi youtube'a koydurttum. kalitesi cok iyi olmasa da dinlenebiliyor.
    http://www.youtube.com/watch?v=6xevrfmpcfy (filmde daha tatli gelmisti burada o kadar iyi gelmedi :()
  • tarihi olayları anlatan filmleri her zaman sevmişimdir. tarihin eksik anlatılan kısımlarından birine değinen bir film. konusu beş para etmez şovalye filmlerini izlemektense dünya tarihini etkileyen bir insanın hayatını anlatan bu filmi tercih ederim.
    tarih/senaryo uyumsuzlukları gözlense de cengiz han'ı ve dönemin şartlarını anlatan güzel bir film.
    dün batının 'hayali' kahramanı rambo 4'ü izlerken sıkılmıştım.
  • hem bir halkı hem de bir çeşit zeka geriliğini tarif eden bir kelime. buna bizim kahvede discrimination derler.yan kahvede ırkçılık karşı kafeteryada faşizm.
  • tek kelimeyle muhteşem müzikleri dışında olmamış filmdir.

    filmin başrol oyuncusu tadanobu asano adlı japon arkadaşımız, güzel bi oyunculuk çıkarmaya çalışmış ama bu arkadaşımıza sanırım "valla bu cengiz han denen adam mazbut, hafif cool, romantik, iyi aile babası, karısının başkasından olan çocuklarını kendi evladı gibi gören, halim selim bi adam" demiş yönetmen sergei bodrov. eğer böyle demişse asano gerçekten güzel oynamış ama tabiki hepimizin bildiği cenghiz han zalimler zalimi, kendi adamlarını gözünü kırpmadan öldürebilen, 20.000 küsür torunu olduğu iddia edilen bir "lider".

    cengiz han'ın eşi rolündeki genç moğol oyuncu khulan chuluun ise çekik gözlüler diyarından nasıl güzel hatunlar çıkabildiğinin bir kanıtı olarak filmde tüm duruluğu ve enteresan bi cazibeyle yer almış.

    genel olarak tarihsel gerçekleri (her tarihsel filmde olduğu gibi) oldukça es geçmiş, kırpmış, düzenlemiş bir filmden öteye gidememiş. benim gibi cengiz han'a özel ilgi duyan biriyseniz asla büyük beklentilerle gitmeyin, kendisini bir dünya fatihi olarak göremeyeceksiniz filmde. ayrıca ileri sarılmışlık hissi çok fazla, bir anda "olaylar gelişiyor"