şükela:  tümü | bugün
  • amortisor ureten unlu bir firma
    sensatrac, reflex gibi teknolojik modelleri vardir, guzeldir hostur.
  • downtown chicago'da bi cadde.
  • washington eyaletinde doguya yolculukta medeniyetin son noktasi. yerliler bu noktadan sonraya gitmeyi reddeder.
  • stevens pass yolunda bir sehir.
  • (bkz: greg monroe)
  • james nesbitt 'in gabriel monroe yu canlandıracağı yeni dizisinin adı. jekyll daki performansından sonra adamın işleri ilgimi çeker oldu.

    http://www.imdb.com/title/tt1652654/
  • ilk bölümü itibari ile kesinlikle ilgimi çeken bir dizi oldu. james nesbitt yine döktürüyor. şimdilik ana karakterimiz monroe beyin ve sinir cerrahı bir karakter.

    --- spoiler ---
    kendi kızı beyin tümöründen ölen bir beyin cerrahını konu ediniyor dizi. egosu yüksek. house' u anımsatmadı desem yalan olur. ama sadece house' u değil aynı zamanda beyin cerrahı olan bir arkadaşımı da anımsattı. ilk bölüm itibari ile nereye gideceği pek belli değil dizinin aile çatırdıyor. oğlu üniversite de felsefe okumaya giderken, karısı '' 6 sene evvel sana olan hislerim bitti,seni sevmiyorum'' diyerek basıp gidiyor. bakalım dizi monroe' nun işine mi özel hayatına mı odaklanacak.

    bu arada hastane görüntüsü de oldukça farklı house un ortamından.

    --- spoiler ---

    http://www.suite101.com/…ring-james-nesbitt-a355620
  • house m.d. havası verilmeye çalışılmış ingiliz yapımı medikal temalı tv dizisi. evet yorum tek başına çok acımasızca olur ama ortada sürüden ayrık, insan ilişkileri iyi olmayan, dalga geçen ve sarkastik bir erkek doktor var, yine kendi ekibi var ve onlara bir sürü zorluk çıkarmayı seviyor doktorumuz. buraya kadar gregory house kokuyor. dizi yine case by episode yanında insan ilişkileri var bu da yine house özelliklerinden biri. ancak adamın neurosurgeon olması, dizinin ameliyat temelli olması (ki house'ın cerrahları nasıl aşağıladığını gördük son bölümde), ingiliz yapımı olması dizinin artılarından. yine de sevdim ve izleyeceğim...
  • dizinin çok hoş, yumuşak bir atmosferi var, görsel temaların katkısıdır belki bilmiyorum. müzikleri de çok güzel. james nesbitt'in o çirkin cazibesine kapılmamak mümkün değil (adam yaşlandıkça karizması mı arttı, bana mı öyle geliyor?) ben sevmekten kendimi alamadım, görüşümün bir değeri varsa eğer bence bi göz atılabilir.

    ama diziye house benzeri diye başlamayın. hastane teması dışında hiçbir bağlantı kurmadım. bence çok farklılar birbirlerinden. ingiliz senaristler hadi house benzeri bi dizi yazıp parayı kıralım diye başlamamışlar, emin olun -o sadece türkiye'de oluyor sanırım-. en basitinden, house'un gerçek olduğu bir evren düşünemezsiniz, hayali bir karakter olduğunu bilirsiniz, ama etrafta monroe gibi bir insanla karşılaşma ihtimaliniz vardır.