şükela:  tümü | bugün
  • umut sarıkaya'nın adeta insanın hayata bakış açısını değiştiren montla sıç* felsefesinden sonra bu haftaki uykusuz'da patlattığı yeni bombası olan şiirinin adı. gerçi yazdığı şiir başlığı yeterli ölçüde tanımlayacaktır zaten ama dışarı çıkarken hava soğuk sanıp yanınıza aldığınız kazulet (kazulet ne ya??) kadar montu elde taşımanın stresinden dem vurmuş kendisi. hislerimize tercüman olmuştur tekrardan.

    mont beni

    tedarikliyim diye sevindim durdum
    sıcağı görünce yandım kavruldum
    mecnun oldum çöllere savruldum
    kırk kapıya muhtaç eyledi mont beni...

    bir garip ercanım bu dünyada konar göçerim
    gâhi ağlar, gâhi gülerim
    mont elde diyar diyar gezerim
    onulmaz dertlere saldı mont beni...

    elinde mont taşıyan elemanın iç sesi: oha! bütün gün elde mont taşıya taşıya erdim lan... çilelerin en büyüğüymüş gerçekten. erdim be!! yuppiii!!
  • umut sarıkaya - mont savaşının 2 raundu.
    şiiri dakkasında düzen şahsın montu tuttuğu kolundan ve koltuk altından t-shirtüne işleyen ter damlacıkları da ayrı bir yarılma sebebidir.
  • yazın sıcak havada montla dışarı çıkmak eşekliğini yapan adamın aslında çektiği çile sonrası ermesinin hikayesidir. bir lokma bir hırka yerine yakında bir lokma bir mont gibi bir felsefenin de kültüre yerleşmesi gündemde.
  • dünyada görebileceğiniz ender lens flare'li karikatürlerdendir.
  • içerdiği lens flareile umut sarıkayaya bir kez daha taptıran karikatürdeki şiirin başlığıdır.. hastasıyız...
  • bahara adım attığımız, güneşin yüzünü gösterdiği şu günlerde gene herkesin başına gelmeye başlamış ya da gelecek olan durumu süper anlatan muhteşem eser. benim bugün geldi ordan biliyorum.
  • tek ihtimali olan insanları anlatan eserdir. bahar ve kış aylarını tek bir montla geçirmek zorunda olan insanların dramını anlatır. bahar aylarında o koskoca montu elimde taşımaktan yıldığım zamanlar bir mağazaya atarım kendimi. baharda giyilebilecek montların fiyatlarına bakarım. ancak, fiyatlarından dolayı her seferinde sonuç hüsran olur. satın alamadan çıkarım mağazadan. sanırım baharda giyilebilecek o montlar lüks tüketime giriyor. hevesim kırılır bir anda. herkesten ve her şeyden soğurum. böylece daha bir sıkı sarılırım o eski koskocaman montuma. taşımaya devam ederim montumu elimde. akşamüstü şehrin üstüne çökecek olan serinliği bekleyerek.
  • sezonu açılmıştır.