şükela:  tümü | bugün
  • fransız dili ve edebiyatı bölümü öğrencileri olarak o kadar övünüyorduk mösyöyle fakat o, karısı kız çocuk doğurdu diye sarayın öbür ucunda yatarmış. valla ben profesörün yalancısıyım...
  • her gece aslında okunmalı bir tane. ilişkileri, düze çıkmayı, tabiatı, sevgiyi, cinselliği... kısaca her şeyi, didaktik bir yönle ele alıp, hükmetmeyi ya da destek almayı değil tamamiyle kendimiz olmamız, kendimiz için yaşamamız gerektiğine özellikle vurgu çeken, müthiş bir eser.
    okuyorum, bazen yazılanda kendimi buluyorum ve sonra bunca doğru ve mükemmel fikirlere sahip olan montaigne aklıma geliyor. nasıl oluyor da yüz yıllar öncesinde yaşamış bir insan kişisi bu denli çivi gibi sökülmez, mükemmel modern fikirlere sahip olabiliyor diye. sürekli değişimden bahsediyor yazılarında. 21. yüzyıldayız ve kalkıp birine -babama mesela- "biraz değişmeyi dener misin?" dediğimiz an kıyametler kopuyor, dünya batıyor. montaigne yıllar öncesinden bugüne sesleniyor ve 'değişin' diyor. her an, her dakika, her saat başı... ne diyelim? madem ki karşımızdaki insanlar değişimi göze alamayacak kadar ucuz bir hayat yaşıyorlar, o hâlde biz ne olursa olsun onların takımında olmayalım.!
    not: (bkz: değişme baba! aynı öl!)
  • bunca şehir temelinden yıkılıyor, bunca milletin kökü kurutuluyor, milyonlarca insan kılıçtan geçiriliyor, dünyanın en zengin, en güzel ülkesinin altı üstüne getiriliyor, niçin? inciler, biberler alıp satacağız, diye. aşağılık makine zaferleri bunlar!.." diyerek kendi toplumunu eleştiren düşünür
    -montaigne-
  • stefan zweig’ın montaigne üzerine denemelerini yazdığı bu kitap bizleri montaigne’in iç dünyasına doğru 122 sayfalık kısa bir yolcuğa çıkarıyor. yazar, 20’li yaşlarında karşısına çıkan montaigne’nin “denemeler” adlı kitabına ilk başlarda büyük bir önyargı ile yaklaşmasına rağmen kitabı okudukça montaigne’i homeros, shakespeare, goethe, balzac ve tolstoy gibi büyük yazarlara denk bir kişi olduğunu kabulleniyor. çünkü yazar, montaigne okudukça onu kendisiyle özdeşleştirmiş ve benimsemiştir. aradan 400 yıl gibi bir zaman geçsede onun yazılarının hala geçerliliğini sürdürdüğünü yani dönemini aşan bir yazar olduğunu düşünüyor.

    zweig’ı en çok etkileyen ise montaigne’nin ben’liğini bulma yolundaki uğraşıdır. hayatı boyunca ben’lik üzerine ve kişinin kendi iç savaşını kazanıp özgürleşmesine dair arayışını sürdürmüş olan montaigne ile tanışan zweig, onun her sözünde kendi arayışına dair yeni bir anlam bulmanın sevincini yaşıyor. ona karşı büyük bir hayranlık duyan zweig’ın şu sözleri bu hayranlığın bir kısmını size anlatacaktır. “ben, montaigne’i, dünyadaki her homme libre’in, yani her özgür insanın ilk atası, koruyucusu ve dostu, bu yeni, ama yeniliğine rağmen sonrasız bilim dalının, kendini her şey ve herkes karşısında ayakta tutabilme biliminin en iyi öğreticisi sayıyorum.” (zweig, sf.26) yetiştirilişi itibari ile özgür bir ruha ve otoriteye karşı bir duruşa sahip olan montaigne kendini şöyle tanımlıyor: “bütünüyle kendisini odak noktası alan, kendini istediği gibi yönetmeye alışık, özgür bir ruhum var.”

    6 yaşına kadar çok rahat bir ortamda tamamen istekleri doğrultusunda, zorlamadan eğitim gören montaigne, okula başladığında, baskıcı ve ezberci bir eğitim sistemiyle karşılaşmasının sonucu elbette iyi olmamıştı. zaten hafızası kötü olan bu genç adam bir bilgiyi ezberlemenin o insanı bilgili yapmadığını bunun sadece o insanın hafızasının iyi olduğunu işaret olduğunu belirtmiştir. kısa sürede bu dayatmacı okul sisteminden sıkılıp, okuldan ayrılacaktır. yazar, montaigne’nin hafızasının kötü olmasının onun lehine bir özellik olduğunu ve bu sayede her zaman yeni bir arayış içinde olduğunu sağladığını belirtmiştir. yani montaigne asla tek bir düşüncenin peşinden koşmamış ve goethe’nin bahsettiği kendi iç kalesinde tek bir bakış açısına takılı kalmamıştır. bu sayede ben’liğine yaptığı her yolculukta yeni bir şey keşfetmiştir.

    ayrıca yazarın aktardığına göre montaigne bu ben’lik arayışında kişinin kendi yapısını bozmamasını ve saf olarak kalmasının önemini vurgulamaktadır. fakat sosyal bir çevrede yetişen insanın bunu başarması çok zordur ve montaigne bunu sanatların en yüce olanı olarak nitelendirmektedir. yazımı zweig’ın şu sözleri ile bitirmek istiyorum: “özgür olabilmesi için insanın borçlu ve birtakım bağlantılar içinde olmaması gerekir; oysa hepimizin devletle, toplumla, aileyle aramızda bağlar bulunmaktadır: düşünceler, konuştuğumuz dilin egemenliği altındadır; mutlak anlamda özgür insan düşüncesi, hayalden başka bir şey değildir. hepimiz bilincine vararak ya da varmaksızın, aldığımız eğitim sonucu ahlakın, dinin, dünya görüşlerinin kölelerine dönüşürüz; soluduğumuz, zamanın havasıdır.” (zweig, 81)
  • ''insanın doğuşunu görmekten herkes kaçar, ama ölümünü görmeye koşa koşa gideriz. insanı öldürmek için gün ışığında meydanlar ararız, ama onu yaratmak için karanlık köşelere gizleniriz. insanı yaparken gizlenip utanmak bir ödev, onu öldürmesini bilmekse birçok erdemleri içine alan bir şereftir. biri günah, öteki sevaptır.''
  • “bütün insanları hemşehrim sayıyorum. bir polonyalıyı tıpkı bir fransız gibi kucaklıyorum. dünya ile akrabalığımı kendi milletimle akrabalığımdan üstün tutuyorum. kendi düşüncemle vardığım yeni bilgiler bana, sırf tesadüflerle edindiğim hazır ve gelişigüzel bilgilerden daha değerli gelir. kendi kazandığımız temiz dostluklar nerede, iklim ve kan dolayısıyla bağlı olduğumuz dostluklar nerede!''

    gibi onurlu ve ahlaklı bir sözün sahibi olan güzel insan. ışıklar içinde uyusun.
  • zihin açan, muazzam sadelikle düşüncelerini bizlere ulaştıran muhteşem yazar (bkz: montaigne denemeler)
  • denemeler kitabında montaigne'in yaşamı bölümünde, kronolojik olarak biyografisi yazılı olan büyük düşünür, yazar ve maceraperest *

    montaigne'dn yaşamı
    1533-michel de montaigne doğuyor ve papessus köyünde bir
    sütnineye gönderiliyor.
    1535-michel, fransızca bilmeyen horstanus adlı bir alman
    eğitmenine veriliyor. bu eğitmen michel'in babasının italyada
    gördüğü yeni bir yöntemle çocuğu hep latince konuşarak yetiştiriyor.
    1539-michel, altı yaşında; fransa'nın en iyi kolejlerinden birine,
    guyenne kolejine giriyor. burada yedi yıl okuyor. latin şiirinin
    tadına varıyor ve biraz da yunanca öğreniyor.
    1546-bordeaux da; edebiyat fakültesinde felsefe okuyor.
    1548-bordeaux da isyan: michel, toulouse da hukuk okuluna
    gidiyor.
    1554-montaigne in babası bordeaux belediye başkanı oluyor.
    1555-montaigne babasıyla paris'e gidip geliyor.
    1557-bordeaux belediye meclisine giriyor.
    1558-montaigne'le la boetie arasındaki büyük dostluk başlıyor.
    1559-bordeaux da mezhep kavgaları. bir tüccar diri diri yakılıyor:
    amyot, plutarkhos'un hayatlar'ını fransızcaya çeviriyor.
    montaigne'in en çok seveceği, okuyacağı kitap bu olacak.
    1561-bordeaux belediye medisi montaigne'i önemli bir görevle
    saraya gönderiyor. la boetie siyasal hayata giriyor:
    1562-protestanlara karşı şiddet hareketleri başlıyor. montaigne,
    rouen şehrini protestanlardan almaya giden kral ordusuna katılıyor:
    1563-montaigne, bordeaux'ya dönüyor: la boetie ölüyor.
    1565-9. charles, bordeaux'ya gelip bir süre kalıyor. montaigne,
    françoise de la chassagne'la evleniyor.
    1568-babası ölüyor. miras beş erkek, üç kız kardeş arasında
    bölünüyor. michel, montaigne çiftliğinin sahibi oluyor.
    1569-montaigne; babasının isteğiyle yaptığı raimond sebond'un
    thelogia üzerine bir eserinin çevirisini bastırıyor.
    1570-montaigne, bordeaux belediye meclisindeki görevinden istifa
    ederek paris'e gidiyor. la boetie nin latince şiirleriyle çevirilerini
    bastırıyor. montaigne'in ilk kızı doğup iki ay sonra ölüyor.
    1571-montaigne, çiftliğine çekiliyor ve kütüphanesine şu latince
    kitabeyi yazıyor:
    «1571 yılı: michel de montaigne, otuz sekiz yaşında. doğum yıldönümünden bir gün önce; meclisteki kulluğundan ve
    memuriyetinden bıkmış; fakat sapasağlam olarak kitapları arasına
    dönüyor ve geri kalan günlerini orada, sessizlik içinde geçirmeye
    karar veriyor.>
    1572-saint-barthelemy kırımı. montaigne denemeleri'ni yazmaya
    başlıyor. plutarkhos'un ahlaki eserleri'nin çevirisi çıkıyor ve
    montaigne in elinden düşmüyor:

    1573-dç savaş. montaigne kralın ordusuna katılıyor; görevle
    bordeaux'ya gönderiliyor.
    1574-montaigne'in dördüncü kızı doğup üç ay sonra ölüyor.
    1575-montaigne paris'e gidiyor.
    1576-montaigne, pyrrhon felsefesiyle yakından ilgileniyor: raimond
    sebond üstüne babasına söz verdiği eseri yazmaya başlıyor.
    1577-montaigne'in beşinci kızı doğup bir ay sonra ölüyor. henri de
    navarre, montaigne'e yüksek bir rütbe veriyor. montaigne ilk kez
    kum sancılarına tutuluyor. denemeler'ine devam ediyor.
    1578-montaigne küçük bir orman satın alıyor.
    1579-montaigne kendini en çok anlattığı denemelerini yazıyor.
    1580-denemeler ilk kez, iki cilt halinde basılıyor. montaigne
    dsviçre'ye, dtalya'ya gidiyor. paris'e dönüp kitabını krala sunuyor.
    kral beğeniyor.
    1581-montaigne evine dönüyor.
    1582-montaigne, bordeaux belediye başkanı oluyor, denemeler'i
    birçok eklemelerle yeniden bastırıyor...
    1583-montaigne in altıncı kızı doğuyor ve birkaç gün yaşıyor.
    1584-navarre kralı (sonraki v. henri) montaigne'in çiftliğine gelip
    iki gün kalıyor.
    1585-montaigne mareşal matignon'la mektuplaşıyor. dç savaşta
    önemli roller oynuyor. bordeaux'da veba çıkıyor. montaigne görevi
    başına gelemiyor. başkanlığı bitinceye kadar yakın bir kasabada
    kaldıktan sonra, ailesini alıp veba bölgesi dışına çıkıyor.
    1586-montaigne tarihçileri okuyor.
    1587 henri de navarre tekrar montaigne'in çiftliğine geliyor.
    1588-montaigne, denemeler'in dördüncü baskısı için paris'e gidiyor:
    yolda ligciler tarafından soyuluyor. paris'te, denemeler'in
    hayranlarından mademoiselle de gournay'le tanışıyor. dç savaş
    şiddetleniyor; montaigne kralla birlikte rouen'e gidiyor. tekrar
    paris'e dönüşünde bir gün için bastille'e atılıyor.
    1589-montaigne evine çekilip kitap okuyor. denemeler'in yeni bir
    baskısını hazırlıyor: birçok eklemeler yapıyor. kitap en olgun şeklini
    buluyor.
    1590-montaigne'in kızı evleniyor: yeni kral 4. henri, montaigne'e mektup yazıyor, yanına çağırıyor. montaigne gidemiyor.
    1591-montaigne'in kızının bir kızı doğuyor.
    1592-montaigne ölüyor.

    (albert thibaudet'den özetlenmiştir.)
  • "bir sinek yaratamayan insan yüzlerce tanrı yarattı"