şükela:  tümü | bugün
  • kitabin tam adi monte kristo kontu'dur... anafikri "ey para sen nelere kadirsin" denebilir...
  • nazlı eray'ın ilk kitabı "ah bayım ah"daki hikayelerinden birinin adı. orjinal monte kristoyla tek paralellik, diğer dünyaya açılan deliktir. asalak olarak yaşama, yabancılaşma, zavallılaşma, ev kadını sorumluluğu, yan komşunun neler yaptığını merak etme gibi şeyleri barındırır içinde. kahramanımız (!) nebile, evinin kiler olarak kullandığı odasının duvarından yan dairedeki şekilsel olarak aynı fakat işlevsel olarak farklı ( ki evin babası karanlık oda olarak kullanmaktadır burayı) odaya, kaybolup kaybolmamasıyla kimsenin ilgilenmeyeceği eski bir çatal arkasıyla, bir delik açar ve içinden geçer. akabinde selahattin beyle (ki evin babasıdır kendileri) karşılaşır/tanışır. evinde bol miktarda sıkıldığını okuyucuya hissettiren nebile, yeni (!) karanlık odasında hemen hemen günyüzü görmeyerek (yalnızca evin hanımı dışarı çıktığında ev içine çıkabiliyor, o da tuvalet ihtiyacını karşılamak için) eskisinden daha iyi (!) bir hayata sahip olduğunu düşünür. lakin sonunda selahattin beye karısının hangi deterjanı, hangi bulaşık sabununu kullandığını sormaktan kendini alamaz. zira onun hayatı budur.
    bitirdiğimde nefesimi tuttuğumu farkettim ve "hikaye budur" cümlesi çıktı hançeremden başlayıp dudaklarımla biten tünelden.
  • dunyanin sayili puro markalarindan biridir. makbul olani kuba'da uretilendir ancak ambargodan dolayi amerikan pazarina yasal yoldan sokabilmek icin dominik cumhuriyetinde'de uretimi yapilmakta ki aradaki fark inanilmaz boyuttadir. aslinda bu durum sanirim tum onde gelen kuba purolari icin gecerlidir. bu sebeple uyanik olup kuba disinda uretilenlere denk gelmemek lazimdir. bu markanin en bilinen urunu no:2 dir ancak edmundo'su insani alir goturur. meraki olanin denemesi farzdir.

    (bkz: monte cristo edmundo)
  • kitabının filminden güzel olduğu kesin olan, sürükleyici hikayesine doyulamayan kitabı hüzünlü bittiği halde filmi mutlu sonla bitirilen bana göre bir hayat felsefesidir.
  • küba’da tamamen el yapımı* puroları üreten işçiler* puro sararken, bir görevli işçilere kitap ve gazete okurmuş. ünlü monte cristo purosu ismini, işçilerin kendilerine okunan le comte de monte cristo* romanına duydukları hayranlıktan alıyormuş.
  • mekanda çıkarıp yaktığınızda tamamen şov olan purodur.bir de masada petrus şişesi varsa gözler sizin üzerinizdedir.her gün yapıyormuşum gibi konuştum ama yapılsa güzel olur heralde diye düşünüyorum.
  • no.2 serisi muhteşem.
    dumanı, yanışı, aromaları, ikinci yarıdan sonra ağızda bıraktığı lezzet...
    anlayamazsınız!

    bir de bunun 520 limited edition 2012 serisi varmış ve muhteşemmiş diyollağ;
    ama durumumuz yoktu deneyemedik.
  • dün doğum günüm diye, bir de bayağı bayağı uzun zamandır içmiyorum diye kendimi ödüllendirmek için 3 tane tobacco shop gezdikten sonra zar zor bulabildiğim no.2'sini aldığım puro. daha önce no.3 ve no.5 de içmiştim ve her ikisi de gerçekten muhteşemdi. monte cristo ile tanışana kadar favorim rome y julieta idi fakat aromanın yoğunluk farkı kendisini bayağı hissettiriyor. no.2'ye gelince. zaten ağız kısmının farklılığı itibariyle merak ediyordum ama kestirdik ettik geldim eve büyük bir hevesle yaktım ama muhtemelen humidor çoğu yerde olduğu gibi çalışmıyor diye kurumuş. bütün zevkim zaten kaçtı. tadından da bir şey anlamadım. olan paramıza oldu.