şükela:  tümü | bugün
  • world wrestling entertainment'ın tarihindeki en tartışmalı, en kara günlerden biri.

    bu yıllarda wwe (the rock, stone cold steve austin, undertaker gibi isimlerle meşhur olan, o zamanlar wwf olarak bilinen güreş federasyonu), wcw (türkiye'de jimmy ve nicky'nin harika sunumlarıyla tanınan, big sexy, goldberg gibi karakterleri bize kazandıran federasyon) ile amansız bir çekişme içerisindedir.

    bu ikisi, "diğerinden yüksek rating alıcam", "rakibin güreşçisini çalıcam" diye birbirlerini yerken, o güne kadarki en büyük ataklardan biri wcw'dan gelir. wcw, zamanın wwf şampiyonu bret hart ile görüşme içerisindedir. hart başta bu teklifi kabul etmez, ve wwe ile tam 20 yıllık bir sözleşme imzalamaya hazırlanır.

    fakat, wcw'dan gelen bu rekabetle sarsılan ve yeterli parayı bulamayan wwf başkanı vince mcmahon, yaptığı bu anlaşmadan pişmanlık duymaya, ve bret hart'ın wcw'da çalışmasını kabullenmeye başlar. tek istediği, hart'ın oraya wwf şampiyonu ünvanıyla gitmemesidir, çünkü daha önce "women's champion" olarak oraya giden bir güreşçi bayan, kemerini canlı yayında çöpe atarak wwf'in imajını lekelemiştir.

    bu nedenle vince mcmahon, bret hart'ın 1997 aralık ayında kanada'nın montreal kentinde yapılacak survivor series ppv'unda, kemeri shawn michaels'a kaybetmesini ister. fakat hart bunu kabul etmez.

    çünkü, kendisi gerçek hayatta da kanadalı olan hart, şovlarda da hep kanada'yı savunduğu için, amerikalı taraftarlar onu sevmese de, kanada'da bir halk kahramanı gibi görmektedir. bu nedenle, kemeri kanada dışında herhangi bir yerde kaybetmeyi, veya bir sonraki günkü şovda mcmahon'a teslim etmeyi önerir.

    çaresiz kalan mcmahon, bret'e kemeri koruyabileceğini söyler, fakat bir plan yapar. maç esnasında, shawn michaels bret hart'a, hart'la özdeleşmiş bir pes ettirme hareketi uygulayacaktır. hart'a bundan sonra maçın nasıl devam edeceği anlatılır. fakat hepsi yalandır, çünkü hart pes etmeden, hareket yapıldığı anda hakem zili çalarak maçı bitirecek, michaels'i şampiyon ilan edecektir.

    plan işlendiği gibi uygulanır. bu olaydan sonra deliye dönen hart, ring etrafında ne varsa talan eder, mcmahon'un suratına okkalı bir tükürük yollar ve havaya parmağıyla wcw yazarak, 12 yıl dönmemek üzere wwf ringini terk eder.

    bugün bile, kanada'daki her maçında shawn michaels'e edilmedik laf kalmamaktadır.

    4 ocak 2010 tarihinde yapılan raw programında ise, michaels ile parasal sıkıntı yüzünden wwe'den bir kontratı kabul eden hart birbirleriyle anlaşarak önce tokalaşmış, sonra sarılmış, ve on iki yıl süren bu düşmanlığa son vermiştir.
  • vince mcmahon'ın geri planda durmak yerine ön plana çıkmaya başladığı sürecin en önemli anlarından birisi. o zamana kadar şirketin patronu olduğunu gizleyerek programlarda sunuculuk yapan vince mcmahon, şirketi wwe'nin wcw ile rekabete girdiği bu dönemde ön plana çıkarak reyting mücadelesinde* avantaj sağlamak istiyordu. wcw'nin o dönemde takip ettiği yola paralel adımlar atan şirket, geriye düştüğü bu mücadeleyi geriden gelerek kazanacaktır. bu olay da, kısa vadede başarısız olarak gözükse de, uzun vadede başarılı bir sonuç doğurmuş, mcmahon abimize kötü patron kimliği kazandırmıştır.

    21 yıl önce bugün gerçekleşen bu olay nasıl mı gerçekleşti? çaylar, kahveler hazırsa başlayalım.

    o yıllarda ted turner'ın patronu olduğu time warner tarafından satın alınan wcw yaptığı hamlelerle reyting mücadelesinde wwe'nin önüne geçmiştir. şirketin parası da kullanılarak wwe'nin yıldız isimleri (ki en önemlisi hiç kuşkusuz hulk hogan) wcw'ye transfer ediliyordu. bir de hogan'ın başrolünde olduğu nwo (bkz: new world order/@karinca yumurtasi yagi kremi) grubu, reytingleri alt üst etmişti. şirketin hedefindeki bir diğer isim bret hart idi. oldukça yüklü bir teklifle gelen bu teklif, hem hart'ı hem de wwe'i bu işe istemeden de olsa ikna edecektir.

    tek sorun hart'ın elindeki kemerdir. vince mcmahon'ın tek derdi, hart'ın kemeri kaybedip öyle gitmesidir. çünkü önceden wcw'ye kemeriyle giden medusa isimli bir kadın güreşçi, kemerini canlı yayında çöpe atmıştı. bu gibi bir itibar kaybının tekrar yaşanmaması için mcmahon, hart kemeri kaybedip öyle gitsin istiyordu.

    hart da buna razıydı. ama ufak bir pürüz vardı ortada. o da sıradaki şovun, hart'ın memleketi montreal'de gerçekleşecek olması ve rakibinin de o yıllarda d-generation x sayesinde yükselişe geçen shawn michaels olmasıydı. hart, ring dışında da çok anlaşamadığı iddia edilen michaels'a karşı kendi evinde kemer kaybetmek istemiyordu. kaldı ki michaels da kanada'da pek sevilen bir güreşçi değildi.

    maça çok az bir süre kalmasına rağmen maçın sonucu üzerine anlaşılamamıştı. şirket hart'ın maçı kaybetmesini isterken, hart ise maçı kaybetmek dışındaki her çözüme açıktı. ertesi günkü haftalık şovda açıklama yapıp kemeri vermeye bile razıydı. ama şirket bu çözüme yanaşmayacaktır.

    nihayetinde şirket çalışanları mcmahon başkanlığında bir araya gelerek hart'a kazık atma kararı verirler. plan şudur: hart'a maçın diskalifiye ile biteceği açıklanacaktır. fakat asıl maç ise daha o aşamaya gelmeden, michaels hart'a, sharpshooter isimli bir submission (pes ettirme hareketi) uyguladığı anda bitirilecektir. hart pes etmese dahi, hakem bu maçı sanki pes etmiş gibi bitirip michaels'ı galip ilan edecektir.

    maç günü ise adeta kıyametin ayak sesleri duyuluyordur. etrafta çok fazla güvenlik görevlisi vardır. herkes oldukça gergindir. hart dışında herkes olandan haberdardır. shawn michaels bile (ki kendisi de malum toplantıya katılmıştı). hart da son maçını iyi yapmak düşüncesindedir. maçlarının hakemi olacak earl hebner (ki bu adam da hart'ın güvendiği isimlerden biriydi) ile de konuşur. hebner ona rahat olmasını, her şeyin kontrol altında olduğunu söyler.

    maç vakti gelir. michaels seyirciden kötü reaksiyon alırken, ringe kanada bayrağı ve marşı ile giren hart ise büyük bir coşku ile karşılanır. ve maç başlar. her şey yolunda gitmektedir. hakem bir ara darbe alacak, bu sırada michaels sharpshooter hareketini uygulayacak ve ringe de adamlar dalacak, maç da diskalifiye ile bitecektir. fakat işler böyle gitmedi. sharpshooter hareketi yapıldığı sırada, o sırada aldığı darbeyle yerde yatan earl hebner, ayağa kalkarak hart'ın durumunu kontrol eder. hart henüz pes etmemiştir fakat hebner zilin çalınması emrini verir. bir anlık duraksamanın ardından zil çalınır ve shawn michaels galip ilan edilir. bir görevli ringe girip michaels'ı yaka paça alır ve kemerini kaldırıp sahne arkasına götürür. hart ise olayı anlamıştır. sinirli bir şekilde ringde yürür, ringin dışındaki vince mcmahon'ın yüzüne tükürür ve havaya wcw yazar. ve sonra da asıl kıyamet kopar.

    hart ortalığı bir güzel dağıtır. monitörleri paramparça eder, eline geçen her şeyi kırıp döker ve ringden ayrılır. mcmahon ile konuşma çabası sonuçsuz kalır. kendi odasında olduğu sırada, odasına mcmahon konuşmaya gelir ama bir sonuç alamaz.

    montreal screwjob dediğimiz olay işte budur. şirketin hedefleri doğrultusunda yürümekten hiç vazgeçmeyen vince mcmahon, bu doğrultuda en başarılı güreşçilerinden birini gözünü bile kırpmadan kazıklamayı göze almıştır. ama faydasını da görmüş müdür? evet görmüştür. şirketteki kötü patron tiplemesinin oturmasında bu olayın payı büyüktür. bu durum, ilerleyen dönemlerde steve austin* ile çekişmesine de katkı sağlayacaktır. ki bu çekişme de wcw'nin batıp wwe'nin yükselişe geçmesini sağlayan en önemli unsurlardan birisidir.

    ya bret hart? bret hart büyük ümitlerle gittiği wcw'de beklenen etkiyi sağlayamadı. şirketin o sıralar oldukça karışık bir durumda olmasından oldukça etkilendi. üstelik goldberg ile yaptığı bir maçta sakatlandı ve güreşi bırakmak zorunda kaldı. fakat yıllar sonra, parasal nedenlerden (?) dolayı şirketle tekrar anlaştı ve hem mcmahon ile, hem de michaels ile barıştığını gösterdi.