şükela:  tümü | bugün
  • ilk şubesi gebze'de açılmış, en son yılbaşında mutlukent'e olmak üzere 30'un üstünde şube açmış, yeşil sermayeli bir marketler zinciri. alkol satılmaz, türbanlı kasiyerleri vardır ve gebze merkezdeki şubenin eskiden mutlukent'e müşteri servisini yapan adam çok gıcıktır. eski ev arkadaşımla bir kaç kere dövüyorduk ama yine de merkezden toplam 1.500.000 tl verip minibüsle geleceğimize, alışverişimizin bir kısmını mopaş'dan yapıp eve bedava dönüyorduk*

    http://www.mopashipermarket.com/ diye çok iğrenç bir websiteleri de var. yapılmaması gereken herşeyi yapmışlar. üstüne en son güncelleme ne zaman yapılmış merak konusu, sanırım 4 sene olmuş..
  • zeka ve genel adap bilgisi muhtar ölçeğine göre feci düşük olan,takim elbise giymek dişinda başka hiçbir halka ilişkiler bilgisine sahip olmayan üstlerin uzayi işgal ettiği ancak tüm bunlara rağmen onlardan daha küçük biz insanciklara aliş-veriş yapma imkani sağlayarak ilahi bir lütufta bulunan marketler zinciri.
  • kuyubaşı'nda bulunan şubesinde satılan süt ürünlerinin son kullanma tarihinin üzerinden 20 gün gecen marketler zinciri. hatta bir defasında bunların soğutucuları bozulmuştu, o erimiş kasar peynirleri haftalarca raflarda tuttular.
  • 2 gün önce acıbadem mopaş tan aldığımız tavuklardan ufak çaplı bi zehirlenme durumu yaşamam ve arayıp durumu bildirmem üzerine bu sabah, kocaman bi buket çiçek, bi sürü et ve bi kutu tatlıyla özür dilemeye 2 görevli gönderen marketler zinciri.hiç sevmezdim kendilerini.pek alışveriş de yapmazdım ama bu davranışlarıyla saygımı kazandılar.helal olsun diyorum vallaa...
  • kocaeli-bayındırlık diye adlandırılan bölgede de bir adet bulunan marketler zinciri. aynı zamanda içinde bulunduğu iş hanına da bu isimle hitap edilir.

    bu iş hanının içinde "çotanak" adında bir kafe bulunuyor. geçenlerde iki kişi hayvanlar gibi aç bir şekilde buraya gidip bir menemen, bir tost ve bir patates kızartması, ayran ve kola şeklinde bir sipariş verdik. menemen büyük bir tava içerisinde, bir kişiyi rahatça doyuracak kadar fazlaydı. tost ise bildiğimiz 90 kuruşluk ekmeğin yarısı ve bol malzemeliydi. ayrıca patates kızartması da dışarıda yediğim en iyi patates kızartmalarından biriydi diyebilirim.
    çalışanlar gayet nazik ve güleryüzlü bir bay ve bayandı. ve gittiğimizde koskoca mopaş'ta birkaç kişi olmasına, ve bu kafede kimse olmamasına rağmen, birçok yere göre insanları "soymak" amaçlı değil, gerçekten öğrenciye yardım etme amacındaymış gibi havaları vardı.

    yemekler bittikten sonra kestane ve çay ikram ettiler. gerçekten bu kadar küçük bir kafe için kusursuzun da ötesinde bir hizmet vardı. ve bunlar için tutan hesap 11 tl'ydi. ve hatta bozuk para bulamadıkları için on lira alalım sorun değil bile dediler.

    ayrıca burada maç günleri ligtv de bulunuyor. eğer bayındırlık civarında ve açsanız burayı kaçırmayın derim. çünkü ben kocaelide üç yıldır kalıyorum ve böyle başka bir yer görmedim.
  • yakında bir marka yenileme çalışmasına girecek market zinciri. ama hala yeşiller
  • her yerde kilosu 2-2,5 liraya satılan mandalinayı neden 4 liraya sattığını anlamadığım marketler zinciri.
  • erenköyde eski sabit pazarda konumlanmış şubesi, yurttaşların ulaşım hakkını engellemektedir. akşam kapanışını tam bilmiyorum ama sabah saat 8 den önce tren istasyonuna ulaşmak istiyorsanız veya trenden inip cadde tarafına geçmek istiyorsanız, oldukça yürümek zorundasınızdır. sorduğunuzda da kapalıyız derler. e kardeşim ben mi dedim alt geçidi komple market yap diye, ama tınn tabi.ayrıca ramazan ayında açılış 8.30 dur. sebebi yine bilinmemektedir!
  • -pardon, sizde kıbrıs patatesi var mı?
    -bizde türk patates var!!!!!

    milliyetçiler de :)
  • iğrenç bir dükkan.
    sikinin ucuyla iş yapan hipermarket zincirlerinden bir diğeridir mopaş. aynı zihniyetteki a101'in, bim'in eline su dökemez ayrıca.
    bugün yüklü bir miktar alışveriş yaptım. kasaya geldim. önümdeki teyzeyle kasiyer sahte 10 lirayı nasıl anlarsınız diyalogunu yaklaşık 2 dakika sürdürdü. kollarımı kenetledim, ağzımı bile açmadan bekledim. sonra kasiyer beni aldı sıradan. arkamdaki sıra dolup taşmış tabii o ara. kredi kartımı uzattım, karttan çekti. her şeyi paketledim tam,
    "bal sizin miydi beyefendi? sizinse sıranın başına alayım ürünü geçelim" demez mi? çıldırdım. baktım arkadakiler de "nolur hayır de :(" dercesine bakıyor,
    "yok, kalsın, almıyorum." dedim çıktım.
    bu tarz, kurumsal yapıdan uzak ve asla bir sike derman olmayacak marketler türkiye'de neden tutuyor biliyor musunuz? anadolu çomarları içki satılan marketten alışveriş yapmak istemeyecek kadar bağnaz olduğu için.
    amcık ağızlılar.