şükela:  tümü | bugün
  • esmer günler albümünde bulunan nilüfer şarkısı.
  • cezayir meneksesi adiyla da anilan, tuylu yapraklari ve genelde mor renkte kucuk yaprakli cicekleri olan salon bitkisi. sahipleri illa ki konusur bu bitkiyle, keza kendisinin kaprisli oldugu, ilgi gosterilmezse kusup acmayacagi rivayet edilir. ev hanimlari arasinda hirs dolu yarislarin objesi olarak da karsimiza cikar, bu kadinlar menekselerini costurup birbirlerini catlatmak amaciyla ellerinden geleni yaparlar, bitkiye viagra gazlamaktan tutup muzikle ruhuna hitap etmeye kadar, insana insaf dedirtirler...bir de komsu ziyaretinde onun bunun meneksesinden bir yaprak calip evde bir bardak suda koklendirip dikerek belese meneksem oldu diye sevinen kadinlar vardir ki artik onlar allaha havale edilirler.
  • niluferin en baba sarkilarindan biri...
  • lise 1 de iken sırama sozlerini yazdigim sarki. sozleri soyle idi galiba.

    akşam oldu penceremde
    yorgun rüzgar esiyor geçiyor renkler suskun
    bir masum mor menekşe ağlıyor mu ne
    gölgelerin kollarında
    hatıralar halka halka
    ben ona tutsak
    nerde nerde en son çizgi nerde
    nerde nerde çarem nerde
  • -mooor menekşe moor menekşe, bizden size kim düşee? (1.grup bağırır)
    -osmaan, osmaaan, osmaaaan (2.grup cevap verir)
    -bodo bodo bodo (osman bir gazla koşar)
    -ınnhhhh ahhh yandım anam. (osmanın taşakları patlar)

    görüldüğü üzere çok tehlikeli olabilecek bir çocuk oyunu, oynamayalım, oynayanları uyaralım.
  • nilüfer'in "nerde nerde en son çizgi nerde" kısmını nerde nerde veennn son çizgi nerede diye okuduğu ama yine de tadından yenmeyen bir şarkı.
  • aptal bi insan oldugumu belirten sarki...imgelemden imgeleme akan sozlere sahip sarki benim vakur zeka duzeyim bu imgelemleri cozmeye yetmior..mesela;
    akşam oldu penceremde
    yorgun rüzgar esiyor geçiyor renkler suskun

    bolumunde aksamin olmasindan oturu ruzgarin yorgun oldugunu anniyorum yani ruzgarda bir insan hep es hep es nereye kadar lakin renklerin susmasi hayra alamet diil mazallah deprem sessizligi

    devam edicem;
    bir masum mor menekşe ağlıyor mu ne

    hani renkler suskundu? diye sormak istiorum nilufere (nilufer diyincede aklima hep spor kiyafetleri icinde "egrisi dogrusu bulamadim yolunu" diye bagiran bi abla gelio) mor bi meneksenin agladigi nasil anlasilir ayrica..bi imgelem bi imgelem annamis diilim...

    gölgelerin kollarında
    hatıralar halka halka
    ben ona tutsak

    burda nacizane beynimle algiladigim tutsaklik hatiralara sanirsam..annamiorum ama gene sarkinin buralarinda iiyice aptal oldugumu dusunuorum..

    nerde nerde en son çizgi nerde
    nerde nerde çarem nerde

    burda zaten infilak ettim coktan..sarkiyi birakip "hominide gugbak hanfendi tumba yatar" sarkisina gecmis oluorum..
  • çocuktum ben çalınırdı orda burda, söylenirdi bağıra çağıra ama anlaşılmazmış hiç, birden bahçeliden kızılaya dönerken aklıma düştü, tüm sözleri o kadar netti ki, o kadar net çalıyordu ki kafamın içinde korktum, gökyüzüne baktım griydi.
  • nerde nerde çarem nerde derken nilüfer ben çare kim acaba diye düşünürdüm, baya bi küçüktüm o zamanlar. sonra ben de çözdüm, çok söylenesi bi şarkıdır bazen.
  • serbet tadinda, hazin renkli...

    "de hey cellad! kesik bogaz sesin, bana çiçek kokulu mustu vermeyecekse bitsin kirmizi atesle bu mavi mavi düsüs.
    dizlerine kursun yemis gibi çöktü. yas düstü gözlerinden. yasi topraga yetismeden yüzü topraga degdi. düstügü yerde mor bir menekse yapragina bakiyordu. islak toprak kokusu en sevdigi ikinci koku oldugu günden beridir... zor su içmek de. güzel ve sin. 'imkansiz'a la ! la ! la! la!"