şükela:  tümü | bugün
  • frekansı 105.0 olan dini içerikli bir radyo,merkezi istanbul yenibosna da bulunur.
  • akp hakkında öyle gaz bi propaganda yapıyolar ki gaza gelen taksici az daha "ben başarılı ve iyi niyetli bulmuyorum" dediğimde arkadan levyeyi kapıvericekti.
    şaka gibi..
  • internette haber siteleri de var:
    (bkz: moral haber)
  • dün kanallar arasında gezerken denk geldiğim, anladığım kadarıyla ilahi radyo. güzin abla tadında bir amca vardı, okur mektuplarına birşeyler zırvalayıp duruyordu. olup biten herşeyi allahın takdiridir diyerek toparlıyordu. yahu sizin dininizde irade diye birşey yok muydu?
    aslında işin acı tarafı okur mektuplarıydı. bu kadar mı andaval, cahil olabilir insanlar. o sizin allahınız akıl, zeka da vermiş ama yanlış yere takmış sanırım.
  • sabahları fransızca aksanlı bir bey, akp propagandası arasında gazete haberleri okuyor. türkçesi niye o kadar bozuk bilmiyorum.
  • moral fm diye bir radyonun varlığından haberim bile yoktu açıkçası ama sosyal medyada emre dorman hocanın program yapacağını duyunca bu program kaçmaz diye girip dinledim. sekulerizm konusunun işlendiği program ve konuklar harikaydı. caner taslaman hoca ile yapılan önceki programları da sitelerinden dinledim onlar da oldukça başarılı. kaçıranlar için http://www.moralfm.com.tr/ adresinden dinlemelerini tavsiye ederim. ama radyo yetkililerine bir tavsiye böyle kaliteli programların öncesi ve sonrasında şu gıy gıy müzikleri çalmayın allah aşkına :-)
  • 8 milyon tl'yi gözden çıkaran acun ılıcalının satın aldığı radyo kanalıdır.

    acun ılıcalı moral fm'in ismini radyo 8 olarak değiştirip 1 ocak tarihinde de yayına başlamasını planlıyormuş.
  • dini içerikli yayın yapan radyo kanallarından biri. kusura bakmasınlar fakat çok yapmacık ve samimiyetsiz bir üslûbu var bu kanalın. genelleyip kaliteli programlarının hakkına girmek istemem fakat genelikle programları islam tarihinin romantik bir güzellemesinden ibaret. ses tonuna uhrevi ve melâikevâri bir hava katan teyzeler önce sahabeden örnekler aktarıp sonra bugün de böyle olmalıyız şöyle yapmalıyız biz hep böyle düşünmeliyiz tarzı tavsiyelerde bulunurken bana bir samimiyet aktaramıyor. öyle bir havada konuşuyorlar ki hayatlarında bir kez olsun eşlerine ve çocuklarına kızmamışlar sanki. tüm seçimlerini ve kararlarını hep islami ölçülerle yapmışlar ve onları dinleyenlere de harika birer örnekler. program bitip ardından dursun ali erzincanlı adına naat dediği şiirleri acıklı bir ses tonuyla okumaya başlayınca kanalı değiştirmek zorunda kalıyorum. güncel yayınlarında da siyasete girip propagandaya kaçan bir yayın politikaları var.

    kısacası o sırada daha iyisi yoksa mecburen dinlediğim kanaldır. alternatifleri için:

    (bkz: semerkand radyo)
    (bkz: dünya radyo)

    en kısa zamanda -malı -meli ile eğitmekten vazgeçmelerini temenni ediyorum.
  • cuma akşamları yayınlanan panorama programını yayından kaldıran radyo kanalı. haluk imamoğlu ve safa mürsel kafa kafaya verir, haftanın genel bir siyasi değerlendirmesini yapardı. seviyeli, sakin bir programdı. elbet sakin olacak hepsi yalama üstadı. 2 saat boyunca ver allahım ver. chp'den girip ergenekon'dan çıkarlardı. vesayet aşağı, vesayet yukarı, türban şöyle, asker böyle. yer misin yemez misin. gel zaman git zaman, takkeli-kravatlı hırsız kardeşler soygundan dönerken yolda tartışma çıkardılar. ganimeti bölüşürken birbirine girdi enayiler. kasaturalar çekildi, makineler ateşlendi. tapeler, dinlemeler derken bizim zevzeklere konuşacak bir şey kalmadı. oysa ne güzel kurmuşlardı tezgahı. diz dize oturup bi chp'ye çakıyorlardı, bi mhp'ye.

    peki noldu? ne olacağı var mı. evli evine, köylü köyüne. yılların programını şak diye kaldırıp, arşiv kayıtlarını şuk diye sildiler. bundan gayri onlar düşman kardeştiler. aslında tam olarak düşmanlık değildi bu. korktular sadece. biraz da ele güne karşı utandılar. filler tepişirken ezilen çimen görüntüsü vermek hoş olmazdı. o kadar zaman omuz omuza işkembeden salladıktan sonra yumurta gibi tokuşturulmak zorlarına gitti. oysa ne güzel kurmuşlardı tezgahı. diz dize oturup bi chp'ye çakıyolardı, bi mhp'ye, bi chp'ye, bi mhp'ye. (gerçi onlarda az değildi)

    bugün aynaya baktıklarında ne düşünüyorlar acaba? bence sürekli acaba diyorlar kendilerine. "acaba doğru tarafta mıyım? savaştan sağ çıkacak mıyım acaba?" çıkacan ulan çıkacan merak etme. tıpkı necip fazıl'ın özal'a verdiği nasihatte dediği gibi. "tank gibi olmalısın turgut. hem hızlı yol almalı, hem araziye uymalısın" eee burası kurtlar vadisi. yarının ne getireceği belli olmaz. çanlar çaldığı vakit tükürdüğünüzü yalamaya yüzünüz olmalı. (bkz: hüseyin gülerce) sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksiniz. oradan şiirin özüne ulaşacaksınız. ismail tongar okuyacak, fethullah ağlayacak. damlaların özüne bir arı konacak. belki o arı ben olacam. şimdi yıkılın gözüm görmesin.