şükela:  tümü | bugün
  • beyaz gomlek, siyah kravat ve siyah pantolon giyerek sirtlarina bir sir cantasi takip elinize bir adet mormon kitabi siki$tirip bir kac gun sonra da o kitabin i$inize yarayip yaramadigini ogrenmek icin evinize gelen tarikat mensuplari. bana verdikleri kitabin i$ime cok yaradigini soyleyince pek bir sevinmi$lerdi garibanlar ta ki kitabi camin arasina siki$tirip kapanmasini engelledigimi ogreninceye kadar..
  • 13 şubat 2014 tarihinde saat akşam 7'de kızılay'dan 261 etlik kasalar otobüsüne binmiştim (bu kadar ayrıntıyı hatırlamamın esbab-ı mucibesini birazdan anlayacaksınız). tıklım tıkış dolu otobüste zor bela ayakta yer bulmuş gidiyorken, koyu takım elbiseli nur yüzlü ama yabancı olduğu ve dahası bırak bu otobüsü, bu kıtanın adamı olmadığı her halinden belli olan 25-30 yaş civarında gençten biri benim mıntıkama doğru meyletti. sevaptır, bari hafiften yer açayım diye hareketlenince "thank you" dedi. bu vesileyle başladı bir ingilizce sohbet aramızda.
    - i'm from kızılcahamam, what about you?
    + i'm from united states, utah.
    - ooo really?! what r u doing here?
    + learning turkish :)
    dedi ve başladı akıcı bir şekilde türkçe konuşmaya. etlik kasalar otobüsünde türkçe konuşan bir utahlı!! bütün bunlar olurken ne ara çantasından türkçe mormon kitabı çıkardı ve bana gösterdi hatırlamıyorum. fakat "dinle aran nasıl" diye sorduğunu ve benim de "yok anam, ben ateistim" dediğimi gayet iyi hatırlıyorum. neyse sonra o kilise dedi, bense "bach'ın organ besteleri olmasa kilise çekilir dert değil" dedim. kaşla göz arasında mormon misyoner tacizine uğruyordum ve tacizcim son derece yapışkan çıkmıştı.
    + "eee, iyi işte. cumartesileri gaziosmanpaşa'daki kilisemizde bach da çalışıyoruz. gelsene bir hafta sonu"
    dedi ve cep numaramı aldı ve sonra da kendi kartını vermeye yeltendi ama bulamadı. fakat dedim ya yapışkan adam; tuttu otobüs biletinin üstüne adını, numarasını ve sitesinin adresini yazıp uzattı. bu entryi yazmama vesile olan da kitaplarımın arasından çıkan o otobüs bileti. efemeracılık mı dersiniz yoksa çöpçülük mü ama atmamış yıllarca saklamışım. nitekim şimdi hatırlıyorum, bu oğlan beni uzun süre aradı, mesaj attı "gelsene bach dinliyoruz gop'ta kilisede" diye ama hiç oralı olmadım.

    hatırladığım bir diğer şaşırtıcı şey de o gün bu mormon misyonerinin etlik'te indiği durak oldu. zira o durak, nakşibendi tarikatı'nın ismailağa geleneğinden gelen hicret cemaati'nin ankara'da en yoğun yaşadığı yerin hemen yanındaydı. mormonumuz tesadüfen mi o civarda oturuyordu bilmiyorum ama türkiye'deki zibilyon tane tarikattan mormonluğa en yakını kesinlikle hicretçilerdir. etlik hicret camii civarına birgün yolunuz düşerse sünnete uygun olduğu düşüncesiyle sarıklı şalvarlı çarşaflı hicretçilerle, bir örnek giyinip alkol sigara kullanmayan, teknolojiden uzak mormoncular arasındaki benzerliği siz de görürsünüz. keşke hicretçilere musallat olup topunu uçağa doldursalar da utah'a götürseler. hadi inşallah. amin ve hatta amen.
  • az once yurt odamin kapisini calarak bana mezheplerini tanitmak istediklerini soyleyen takim elbiseli, pazarlamaci tipli iki elemanin dahil oldugu grup. aslinda bu kapima ikinci gelisleriydi. ilk geldiklerinde "mesgulum bilader daha sonra gelin konusalim" diye basimdan savmaya calistim. ama bu sefer "come in*" demek zorunda kaldim. ilk olarak odama geldiler ve dua etmek icin izin istediler. sonra mormonlarin ne oldugunu anlatmaya basladilar. buraya kadar hersey olagan gidiyordu. belki biraz anlatip gideceklerdi. ta ki hz isa'nin carmiha gerilmesiyle ilgili birseyler soyleyene kadar...
    o noktada nasil bir gaza geldiysem, cok dindar olmayan biri olmama karsin, konusmanin geri kalaninda ben muslumanlik hakkinda konustum. muslumanligin batida nasil yanlis anlasildigini, teroristlerle islamin ozdeslestirildigini ama aslinda islamda bir kisiyi oldurmenin tum insanlari oldurmek gibi oldugunu soyledim. yalan soylemenin yasak olmasindan girdim, dunya barisindan ciktim. o an adeta bir bir yasar nuri ozturk olmustum. biraz daha anlatsam adamlar, "abi ne guzel anlatiyosun. mormonlugu da yerin dibine batsin. hadi baba eshedue..." diyecek kivama gelmislerdi. sonra neyse sustum da adamlar kalkip gittiler.

    danimarkadaki bir diger ilginclik silsilesi icin:
    (bkz: #18171912)
  • bu arada marriott oteller zincirinin kurucusu ve sahibi bir mormondur, bu yuzden marriott otellerinin odalarindaki cekmecelerinde book of mormon kitabi vardir.
  • ne denli örtüşür bilmem ama kafamda bizim abiler gibi bir şey canlanır bu cemiyeti her duyduğumda.
  • ikinci dünya savaşında calais yöresine müttefikler tarafıdan gönderilen bir grup mormon rahipten almanlar ancak yoğun topçu ateşi sayesinde kurtulabilmiştir. pek çok nazi askeri mormon vaazına tahammül etmektense kafasına kurşun sıkmayı tercih etmiştir. içki ve sigara içmedikleri gibi bu adamlara zehirli gaz da tesir etmez.
  • south parkta cennete gidecek tek din/mezhep
  • kendi cennet hazirliklari icin calismalari yetmezmis gibi, tanidiklarinin tanimadiklarinin cennet hazirligini da ustlenmis kult uyeleri. dun bir belgesel de azimle dunyanin heryerine nasil dagildiklari anlatildi. bir de amazon yerlilerinden, isa yi tanima firsatini bulamamis hangi dinden hangi milletten olursa olsun telefon kitaplarindan, listelerden insanlarin adlarini liste haline getirip getirip kendi kafalarina gore vaftiz ediyorlar. bu sekilde hic olmassa vaftiz edilenlerin cehennem atesinden muaf olmasini sagliyorlar. ve bu konu uzerine bir musevi cikti. nazi almanyasinda yakinlari esir kamplarinda oldurulmus. ve mormonlar olen musevilerin isimlerini belirlenen listeden buluyorlar, vaftiz ediyorlar. ve akrabalari vaftiz edilen musevi bu yuzden isyan etmekte idi, " benim mormonlarin inanciyla hic bir alakam yok, esir kampinda olen yakinlariminda yok, bunlar hangi curetle onlari vaftiz edebilir, rahat birakin insanlari " deyip duruyordu ..... garip bir dunyada yasiyoruz evet....
  • duzlukten gina gelmesine ve ayalrdir dag hasretiyle yanip tutusmama ragmen, salt lake city'deki guzelim karli daglarin etkisini bile yokedebilmis gruptur.. aslinda cok abarti, anormal insanlar degiller ancak tana tane, yumusak yumusak konusmalari yuzunden bi sure sonra girtlagina sarilmak istiyeceginiz tipler vardir, iste bi kere o hissi yakaladiniz mi sehirde durmak istemezsiniz bi saat daha.. yoksa baska bi sehirde bir mormonla kanka da olursunuz yani kimbilir..

    salt lake city'de bu elemanlarin ana kilisesi ve bilimum onemli binalarinin bulunmasi sebebiyle diger amerikan sehirlerinde alisilan downtown yapisi yoktur, sehirdeki yuksek denilebilecek binalar da otellerden ibaret zaten.. onun yerine kilise kompleksi var merkezde.. o merkez kiliseye de herkes giremiyormus; mormon degilseniz direk unutuyorsunuz, mormonlar arasinda da "iyi halli" olmak gerekiyormus (onun icin de misyonunu tamamlamis olmak + paso guzel insan olmak falan gibi bi sarti var sanirsam).. bir de tabernaclelari ve korosu var, hakkini yememek lazim, hayvan gibi bir korosu var ve prova zamanlarinda bile yuzlerce insan izlemeye gidiyor.. onun disinda bir gezi sonrasi dagitilan kagida isimlerinizi, adreslerinizi yazin, size mormon kitabini gonderelim muhabbeti donerken; bir misyonerle muhabbet sirasinda turkiye lafi gecmesi sonrasinda ve bildigim kadariyla mormonlarla alakali bi kilise falan yok turkiyede demem ustune, dur bekle sana direk verelim bir kitap o zaman diye baslayarak aninda beni (bu is icin dunyanin en yanlis insani) turkiyeye mormon misyoneri atamaya kalkmasi da komik bir ani olmustur..
  • the church of jesus christ of latter day saints, yada kisaca lds de denir bu topluluga.
    alkol, sigara yada kafein iceren (kola, kahve etc.) gibi seyleri kullanmazlar.
    mormon erkekleri 18 yaslarina geldiklerinde mission adi verilen bi goreve cikarlar. bu gorevde, insanlar dunyanin dort bir yanina yollanir ve gittikleri bolgedeki evlerin kapilarini tek tek calip bu tarikati insanlara izah etmeye calisirlar. (ne kadar ise yaradigi supheli tabi)
    mormon kizlari 18 yasini gecipte hala evlenmemislerse insalar ona evde kalmis gozuyle bakar, cok erken evlenip cok cocuk yaparlar.
    evlerinde her ihtimale karsi en az 1 sene idare edicek kadar yiyecek icecek erzak barindirlar.
    utah disindaki eyaletlerde pek kabul gormezler.