şükela:  tümü | bugün
  • philip reeve'in türkçe'ye yürüyen kentler ismiyle çevrilen, blue peter yılın kitabı (2003) ödülüne de sahip bilimkurgu kitabı. kitabın türkçe çevirisine bulunan yaratıcı isimle, bu kitap tam anlamıyla bir küreselleşme metaforudur. çocuğum olsa beşiğinin başında bile okurum şimdiden. gerçi yürüyen kentler dünyasına çocuk getirmek akıl karı olmadığı için bu düşünce, kendi kendini imha ediyor haliyle.
  • ortalıklarda peter jackson'un gözünü diktiği söylentileri dolaşan kitap.
  • philip reeve'in bol ödüllü serisi, türkçeye çevirilmeye devam edilmektedir.

    http://www.on8kitap.com/kitaplar/yuruyen-kentler
  • bi heyecanla siparişlerini verdiğim kitap serisi

    sonuçları bildireceğim...
  • ilk iki kitabını okuma şansı bulduğum serinin, ilk kitabıdır.

    bu kitapta olay londra'da geçiyor. ama bildiğimiz londra'dan uzak bir londra. 40. yüzyıl civarından bahsediyordu yanlış hatırlamıyorsam.

    başta baya bir fantastik gelmişti. şehirlerin hareket etmesi, birbirini yemesi bla bla.

    tavsiye edebileceğim hoş bir bilimkurgu kitabıdır.
  • ilk kitabını okuyup bayıldığım seri. ilk sayfalardan itibaren kitap sizi esir alıyor ve son sayfalara doğru heyecan düzeyinizi zirveye çıkarıyor.
    yazar kurgu açısından gerçekten çok başarılı bir kitap çıkarmış ortaya. çok güçlü bir bilimkurgu kitabı olmasa da yine de bu türü sevenleri memnun edecektir. serinin diğer kitaplarını da en kısa zamanda alıp okumayı düşünüyorum.
    ayrıca bu serinin filmi çıksa oldukça güzel olurdu diye düşünüyorum.
  • peter jackson tarafından beyazperdeye uyarlanacağı açıklanan eser.

    2017 ilkbahar döneminde çekimler başlayacakmış. vizyon tarihi ise sanırım belli değil henüz.

    lovely bones "uyarlama vahşeti" ve cgi show hobbit üçlemesi sonrasında ne düşünsem, bilemiyorum.
  • 14 aralık 2018'de vizyona girecek olan uyarlama film.

    https://twitter.com/…iniz/status/801846198474866688
  • ilki hayatımda okuduğum en kötü 10 kitap listesine kafadan girdi. bu kadar kötü bir kurgu bu kadar kötü bir hikaye, bu kadar rezil bir son yazmak için yazar bir hayli çaba sarf etmiş olmalı. orjinalini okumadım ama, eğer türkçe çevirisinde saçmalamadılarsa, kitabın anlatım yöntemi bile saçma sapan, bölüm birinci şahıstan anlatılırken bir anda oradan üçün şahsa geçiyor, sonrada alakasız bir anlatıcı bölümü tamamlıyor.

    yaratılan evren bir ölçüde kabul edilebilir olsada, bunu kendi içinde tutarlı anlatma şekli son derece başarısız. karakterlerin karakteri yok hepsi karikatür gibi, bırak kitap boyu bir bölüm boyu bile hiç bir karakter bir tutarlılık taşımıyor. herşey acımasız bir dünya yaratmak için derken, o kadar naif durumlarla karşılaşıyorsunuz ki komedi olsa olur. kısacası boşuna zaman kaybetmeyin