şükela:  tümü | bugün soru sor
  • basketbolda hücumda sürekli hareket etmeyi temel alan bir sistem, ayrıca bireysel yeteneklerin ön plana çıkmasını da sağlar.
  • avrupa stili denebilir, zira klasik nba anlayi$i, takimin bencil oyuncusu 1-1 oynarken potayi izlemeyi gerektirir. bu anlamda, avrupaí basket oynayan dallas ve sacramento, ligin tozunu almaktadir. buna kar$i gelecegi du$unulen tek takim ise, 2 adet hayvani yildizin yanina 10 adet balta degmemi$ odunla sahaya ¢ikan california kokenli takimdir.
  • erman kunter'in hastası olduğu, takımına uygulatmadan duramadığı hücum sistemi..
  • basketbolun ilk çıktığı yıllarla birlikte, amerika'da ortaya çıkan basketbol hücum anlayışı.
    1900lü yılların ilk yarısında litvanya'da görev yapan amerikalı bir misyoner, oradakilere motion offense'i oynatır
    ve böylelikle bu anlayış avrupa'ya yerleşir.
    ki artık amerika'da değil, avrupa'da daha çok yaşamaktadır.
    türkiye'de bu anlayışı ısrarla sürdüren (benim bildiğim) tek teknik adam ise erman kunter'dir.
    motion offense hem basketbolu hoş gösterir, hem de yeterince uyumlu bir takım ile büyük
    avantaj sağlar.
    olmazsa olmazı ise derin bir kadrodur.
    yıldızlardansa, takım oyununa ve sayıların dengeli paylaşımına dayanır.
    sonuç olarak:
    türk milli basketbol takımının ihtiyacı olan çözümdür.
  • bizim takımlarımızın bi türlü beceremediği şey.
  • motion offense özellikle aynı ya da yakın tip oyunculardan oluşan takımlarda düzgün uygulandığında çok iyi iş yapar. bir çok fiziksel dezavantajı olan takım motion offense uygulamaya çalışsa da genelde başarılı olamazlar zira motion offense muazzam bir takım oyunu ve awareness gerektirir. motion offense de hücum genellikle hiç bitmez, sayıya ulaşılana dek set devam eder ve kesin bir pattern yoktur, oyuncular artık refleks haline getirdikleri sistemin sınırları dahilinde oynarlar, pivotsuz 4 dışarıda 1 içeride şeklinde şeklinde uygulanan motion offenseler en çok undersized takımlar tarafından tercih edilir, ve en sık gördüğümüz örnekleri de bunlardır. bol paslaşma hızlı hareket ve screenler hücumun kilit noktalarıdır. backscreen üzeri içeri yapılan cutlara atılan paslar da sacramento kings in ana sayı kaynağıydı zamanında. ayrıca (bkz: princeton offense) (bkz: pete carril)
  • adam adama savunmaya karşı yapılan hücum şekli.

    5 oyuncunun da dışarda olduğu bir dizilişte oyun kurucu pas verdiği tarafın ters tarafına cut ederek perdelemeyle oyuncuyu boş pozisyonda topla buluşturmaya çalışır. basketbolun total futbolu gibidir, hücumda herkes her pozisyonda topla buluşabilir. bu hareketlerin sürekli tekrarlanarak, boş şut ve turnike pozisyonlarının yaratılarak kolay sayı kazanmanın hedeflendiği hücumdur.
  • bob knight hastasıdır bunun. yanılmıyorsam onca senelik ncaa koçluğunda çıkardığı tek skorer/yetenekli tipte nba oyuncusu isiah thomas'tır.
  • bu sistemle başarılı olabilmek için bir kaç kilit nokta var.

    bunların en başında all-around bir 4 numaraya sahip olmak var. 3 dış 2 iç oyunculu setle hücum ederken, 4 numarada oynayan oyuncu alçak post'ta kalacaktır. fakat 4 dış 1 iç oyunculu hücum setinde perimeter pozisyona geçeceği için üç sayılık atış becerisinin de olması gerekir. yani toplarsak, bileği düzgün, post up fundamental'ı bilen, asist becerisi olan, size'lı bir oyuncu ortaya çıkıyor. çok var mı? yok.

    ikinci kritik pozisyon da 2 numara. çizgi arkasında kalan 3 perimeter oyuncunun denge noktasıdır. bu yüzden hem delici özelliği olmalı, hem 3'lük tehdidi olmalı, hem de alçak post'a top indirebilmeli. çok var mı? eh epey var şimdi. o yüzden motion offense'de kalburüstü 1 ve 2 numaran, yıldız bir 4 numaran varsa, başarılı olma ihtimalin de vardır.

    temel noktalardan biri de oyuncuların arasındaki mesafenin mümkün olduğunca 3.5 - 4.5 metre aralığında kalmasıdır. bu durum, uygun pozisyonu bulana kadar ısrarla top çevrilmesini gerektiren bu taktikte, rakip savunmacıların top çalma, pas arası ve ikili sıkıştırma yapma ihtimalini azaltması açısından elzemdir. ayrıca post oyuncularının screen'e gelmesini ve pick and roll oynamayı da kolaylaştırır.

    motion offense sisteminin yaratıcısı eski ncaa koçlarından hank iba olarak kabul edilir. fakat efsane koç bobby knight bu sistemi yaşam biçimi haline getirerek geliştirmiş, ustası olmuş ve ncaa tarihinde en çok maç kazanma da dahil olmak üzere bir çok rekoru kırmıştır. bob knight'ın sistemi post oyuncularından ziyade dış oyuncular üzerine kuruluydu. sette post oyuncuları sürekli screen'e çıkarmak, ve 1, 2, 3 numaralardan birine boş atış yaratana kadar top çevirmek asıl amaçtı.

    şahsi fikrim, bana göre tüm türk oyuncular içinde bu sisteme en iyi uyabilecek adam ibrahim kutluay'dır. hepimiz ibo'nun bir köşeden diğer köşeye, potanın altından, hatta bazen çizgiye basarak arkasından koşuşunu hatırlarız. ya da pota altından üçlük çizgisi dışına, tepeye koşuşunu, pası aldığı kişiyi screen olarak kullanmasını ve üçlüğe çıkmasını izleyen herkes hatırlar. delici özelliği, boş alanlara penetre olması ve asist becerisi de olunca, ibrahim tam olarak bahsettiğim o 2 numaranın tanımı oluyor. ayrıca biraz daha post up becerisi olsaydı, büyük ihtimalle hidayet türkoğlu da bu hücuma en uygun 4 numara tipi olacaktı. alçak post'ta sırtını savunmaya dayayıp dayayıp geri çekilerek atış yapması, kendisini bu sistemden ziyadesiyle uzaklaştırıyor.

    peki bu hücum düzenlerinin zayıf karnı var mıdır dersek, karşımıza olanca heybetiyle alan savunması çıkar. doğru alan paylaşımıyla alan savunması uygulan takımlar bir anda tüm düzeninizi ve hücum aksiyonlarınızı bozabilir. hele ki rakip takımda kurt bir hoca varsa, amiyane tabirle sizi çaktırmadan ayakta götürebilir. mesela bogdan tanjevic bu kurt hocalardan biriydi. 1-3-1 alan savunmasıyla motion offense oynayan takımlara neler yaptığını hepimiz biliyoruz.

    bazen görürüz, alan savunmasıyla 3-4 hücum rakibi darmadağın eden takım bir anda adam adamaya döner. televizyon başında herkes çıldırır, sözlükte hemen "bu koçla bir yere varılmazcılar" peydah olur. ama burada amaç, rakibin alan savunmasına karşı sistemini değiştirtmeden, belli periyotlar halinde uygulayarak uzun vadede skor üstünlüğünü yakalamaktır. demem o ki, sürekli alan savunması yaparsan, karşı takımın başında odun bile olsa hemen taktiğini değiştirir. ama her periyot 4-5 sette uygularsan, maç genelinde 20'ye yakın seti avantajlı savunmuş olursun.

    yugoslav icadı olan bu sistemi, dolayısıyla günümüzde hala en iyi oynayan takımlardan biri sırbistan. zaten basketbolda ekol ülke olmalarının sebebi, sürekli alttan bu sisteme yönelik oyuncu yetiştirmeleridir. ülke olarak biz de savunma basketbolu temelimizle ekol olmayı başarabilirsek, motion offense oynayan ülkelerin en son karşılaşmak isteyeceği rakiplerden biri olacağız.