şükela:  tümü | bugün
  • içkulaktaki denge merkezi "bir kıpırtı var sanırım hareket ediyoruz" derken beyin kabugu'nun vucudun çeşitli yerlerdinden gelen sinyalleri "oturmaktayız abi" şeklinde yorumlaması sonucu meydana gelen rahatsızlık; runtime error.
  • bir bright eyes şarkısı.

    there is nothing for
    which i'm responsible
    just this baggage i keep carrying on
    as if i had someone
    ok, maybe there is a woman somewhere
    who's still thinking of me
    or a girl with coal black hair
    who's haunted in her dreams
    but what they've seen
    well, it wasn't me
    it was just some lie
    they slept beside
    yeah, i kept this from them
    but i can't keep this from you
    so will you look for me
    in that strange bright place
    where the statues bloom in the park
    they don't need no rain
    cause how i ever got to you
    i have no idea
    it's like some secret door
    well, it just appeared
    so, no matter what i do
    from now on with my time
    you will always stay here
    in my mind
    i am certain of this
    and i am not certain of anything
    so i want to get myself attached
    to something bolted down
    so these winds of circumstance
    won't keep blowing me around
    from when i land
    to when leave
    there is enough time
    to sleep and sing
    i keep running around
    when all i want is to lay motionless
  • ayrıca (bkz: emotion sickness)
  • radiohead'in street spirit parcasinin video klibinin ismi.
  • uçak pilotuysanız başınıza gelmemesi için dua etmeniz gereken durum.
  • (bkz: yol tutmasi)
  • tedavisi bir parasempatolitik ilaç olan scopolamine olan hastalıktır.
  • hot chip'in yeni albümü in our heads'in ilk şarkısı. belki de en güzeli. sözlerini de yazayım tam olsun. özellikle 02.12 civarı giren melodi ile birlikte insan yerinde duramıyor.

    remember when people thought the world was round, the world was round?
    remember when people thought the world was round, the world was round?
    everything spins, everything spins on my head
    everything spins, everything spins, everything spins on my head
    everything spins, everything spins, everything spins on my head
    on my compact disc
    everything spins, everything spins from my head til my motion sickness
    aaah ah ooh, ooh, ooh
    aaah ah ooh, ooh, ooh
    aaah ah ooh, ooh, ooh
    remember when we both first felt the world is sound, the world is sound?
    remember when we both first heard the wall of sound, the wall of sound?
    everything locks, everything locks to my grave, everything locks to my grave
    everything locks, everything locks to my grave, everything locks
    everything locks, everything locks to my grave and my broken limbs
    everything locks, everything locks to my grave and the life i live
    aaah ah ooh, ooh, ooh
    aaah ah ooh, ooh, ooh
    i am only turning out to you
    i am only felt and seen by you
    a world i’m in to take within your hands
    a world we both take through no contact lens
  • beyni, kulağı ve gözü geçtim, motion sickness denilen şeyin insanın duygusal ve bilişsel dünyası içinden geçen sosyal bir versiyonu da mevcut. sürekli aynı şeyi yaptığı halde kendisine farklı şeyler yaptığını düşünen, aynı gerzekçe şeyi söylediği halde farklı bir şey düşünerek çok akıllı olduğunu zannetmeye dayanan yaygin bir sosyal türü var. standart gerzeklikten ve budalalıktan farkı vasata yakın olması. çoğunlukla diğer insanlara karşı nefret ve korkuyla bezeli bir aşağılık duygusuyla birilkte gelmesi, kısaca sosyal bir pataloji olması. hareket yok, ama hareket var zannediyorsun; bilmiyorsun ama bildiğini zannediyorsun; muhatabindan korkuyorsun ama korkmuyor gibi davranıyorsun, önemli değilsin ama önemli hissediyorsun. adam duruyor ama hastalık hareket halinde, zamanla adam hastalıktan ibaret hale geliyor. virüsler çok ilerledi, hep diyorum..