şükela:  tümü | bugün
  • che guevara'nın 23 yaşındaki arkadaşı ile beraber amerika'yı motosikletle gezisi sonucu ortaya çıkmış bir kitap
    everest yayınlarınca basılmış
  • (bkz: motorsiklet)
  • che guevera'nın arkadaşı alberto granda ile sadece külüstür bir motorsikletle yola çıktıkları, gittikleri yerlerde kimsenin yanlarında olmaya tenezzül edemediği cüzzam hastalarına yardımcı oldukları, devrimci mücadeleye katılmasını sağlayacak olan sorumluluk anlayışına etkileri muazzam derecede olan, arjantinden başlayıp amerikanın miami eyaletinde son bulan gezisini ele alan, kendisinin yazdığı kitaptır.
    (bkz: the motorcycle diaries)
  • film için;
    (bkz: diarios de motocicleta)
  • -motorsiklet günlükleri de bakiyim.
    -motosiklet gunluklei..
    -r leri söyleyemiyor ya hahahaha, çok tatlı söylüyor.. motosikletmiş.. hahaha
  • kitabını da okudum, filmini de izledim. inanılmaz da haz aldım cidden. zaten hayallerinin peşinden koşan, yeni heyecanlar arayan özgür ruhlara hep özenmişimdir. bir motosiklet ve iki adam, fonda da gustavo santaolalla ezgileri…

    ama hep derdim ''ben de bir gün yapacağım bunu. atlayacağım bir motora ve ver elini özgürlük ! '' che, bu serüvene başladığında 23 yaşındaymış. benimkisi biraz daha geç oldu ama anca hazırlayabilmiştim kendimi, yapacak bir şey yoktu. malum, toplumumuzda belli kalıplar vardır. mesela yan komşumuzdan gelsin ''şeytan işi bu ya, motor alınmaz'' bunu duyan ev halkı da yan komşudan gelen pası, asiste çevirir ''gözümüz yollarda kalır hep. acaba eve döndü mü diye düşündürme bizi be oğlum''

    kıramazsın tabi onları. motor almazsın, alamazsın. ama bu bir engel değil. sonuçta motoru olan insanlar vardır ve onlar sayesinde özgürlüğe bir adım daha yaklaşabilirsin. türlü türlü planlar, türlü türlü insanlar. olmadı bür türlü, kafamıza uygun bir insan bulamadık. artık plan yapmamaya başladım. ta ki o güne kadar…

    ...

    arayan bir arkadaşımdı ;

    -naber ?

    +ne olsun, bildiğin gibi (tipik sıkkın halim)

    -bize gelsene, maçı beraber izleyelim

    +çok üşendim oğlum ya

    -ya benim kuzen sizin tarafta, alır seni

    +tamam o zaman, 7 gibi gelsin

    ...

    telefonu kapadıktan sonra aklıma geldi, bu kuzenin motoru vardı. ta ta ta taaammm. yıllardır beklediğim fırsat yoksa bu mu ? ''çocuk gelmiş, kapıdaymış'' mesajından sonra aşağıya inilir ;

    —-

    -selam abi n’aber ?

    +iyilik işte aynı. senin ki aradı illa gel fln. ayakları buraya mı koyuyorum ?

    -aynen abi. ilk kez biniyorsun galiba (sırıtarak)

    + (iç ses: ''be .mına kodum ilk kez biniyoruz da korktuğumuzdan yani yavşak seni. ben yıllardır hayalini kuruyorum ama korkuyorum, napiim. göt müsün oğlum sen. kendin işin piri olmuşsun ama adam olamamışsın adam ! sen ananın karnında mı bindin lan dümbük…'' iç ses daha da uzundu ama bu kadarını yazayım) evet ya ilk kez biniyorum. azcık da çekiniyorum, ona göre sürersen iyi olur…

    -merak etme abi sen…

    ...

    yola çıkılır. yıllarca hayalini kurduğum ama korkumdan ötürü bir türlü binemediğim motordayım işte ! trafik olduğundan fazla hız yapamıyorduk ama boşluk bulduğunda da şovunu yapıyordu pezevenk. bir ara baya hızlandık, korkmaya başladım. tam o sırada trafiğin yoğunlaştığını gördük, yavaşladı. önümüzdeki arabalara yaklaşmıştık ki, birden motor savrulmaya ve hızlanmaya başladı. sola doğru yattık ve karşı şeritten gelen bir araca çarptık.

    son kısmı çok hızlı anlattım ama sadece o kadarını hatırlayabiliyorum. resmen arabaya biz vurduk. şanslıyız ki, karşı yönden gelen araç bizi farketmiş ve hızını azaltmış. olayın şokuyla ve sıcaklığıyla, kendimi otobüs durağına attım. hiç bir şey olmamış gibi, olay yerine toplanan insanları izledim. ''abi nolmuş, kaza mı oldu '' sorusuna ''evet, motora araba çarpmış'' gibi gayet sakin cevaplar verdim, olayla alakam yokmuşcasına.

    hani bazı olaylar vardır, ''keşke şöyle olmasaydı'' dersiniz. bu olayda da ben ''keşke gaz basılı kalmasaydı'' fln demedim. sadece ''keşke olay burada olmasaydı'' dedim. arkadaş heryerde kaza yap ama iki düğün salonunun ortasında yapma ! bu kadar kalabalık bir yeri nasıl bulduk anlamadım. simli ve topuzlu saçlarıyla gelen kızlar mı dersin, beyaz ceketli abiler mi dersin, sigara molasına çıkmış ağlamaklı yaşlı amcalar mı dersin hepsi geldi ''iyi misiniz'' diye.

    ...

    işte demem o ki, motor ile özgürlüğü hep bağdaştırmışımdır. başlarım böyle özgürlüğe arkadaş. akıl işi değil bu, bildiğin şeytan işi…
  • che eve döndüğünde günlüklerin sonuna şöyle bir not ekler ve bu cümle ile günlükleri bitirir;

    "bedenimi savaşa hazırlıyorum; varlığımı, muzaffer proletaryanın canavarca uğultusu yeni bir kuvvet ve umutla yankılansın diye kutsal bir tapınağa çevireceğim."
  • che'nin bağıra bağıra geliyorum dediği derlemesi.
    filmini izlemedim, izlemeyi de düşünmüyorum; önyargıdan değil ama birşeyler eksik kalıyor hep.
    kendisinin espri yeteneği, zekasını gösterdiği sahneleri tekrar tekrar okudum. mesela yemek yiyebilmek için şili'de yaptıkları taklitler, oyunlar harikaydı. astımla boğuştuğu günler, ingrid bergman hakkındaki değerlendirmesi, kolombiya'da uyuyabilmek için patır patır sivrisinek avladığı sahneler, bir gece kendilerini yine bir oyunla "davet ettirdikleri" yemekte ortamdaki kodaman herifin karısına asılması, "açlığımı bastırmak için bir oturuşta içtiğim" dediği bir paket sigara falan. küçücük şeyler ama bir insanın tam donanımla hayata karşı nasıl diklendiği, diklenirken de bunu espri konusu haline getirmesi kenara atılacak birşey değildir, ki sonra neyin ne olduğunu göstermiştir.

    benim ve sonra da kendisinin de pay çıkardığı cümlesi şuydu:

    "bizim gibi kaşifler burjuvalara otel parası ödemektense ölmeyi tercih ederler."
  • ben de bi yerleri boyle gezmek istiyorum dinimiz amin.
    gidijem bu yerden kacijam *