şükela:  tümü | bugün
  • en azından türkiye ve daha doğusunda kalan ülkeler için elzem rehber

    -sağ şeride yapışma "güvenlik" diye. sağ şerit her zaman en güvenlisi değildir. hatta güvenli değildir.
    aniden x bi sebepten durmaya karar vermiş bir dört tekerlerli seni çim biçer gibi ezebilir üstüne kırarak filan mesela.
    veya sağa giriş olan bir çevre yolunda, sen sakin sakin sağ şeritte giderken, en sol şeritte 130'la seyretmekte olan bir arabanın aklına son anda gelebilir o sağ sapaktan dönmesi gerektiği... ve böyle bi durumda gene hiçbir yeri kollamadan kamikaze gibi dalacaktır sapağa... muhtemelen seni de altına alarak (çok oluyor bu tip durumlar)

    -her zaman full koruma giyim zaten. bu banko. ama yine çevre yolu gibi bi yerde olası bi kaza anında (o bikaç saniye oldukça uzun geliyor düşünmek için. saatler gibi geliyor) karar vermek zorunda kalırsan, "düşme"yi "çarpma"ya tercih et.. full koruma giyimle en fazla biraz sürüklenip, yuvarlanıp kalkarsın. belki bikaç küçük çatlak-kırıkla... ama çarpmalar her zaman daha ağır hasar bırakır.

    -gelip birisi koydu sana. arkadan veya yandan (çok sık olur). savruldun, düşüyorsun.
    asla motora yapışma. altından bırak gitsin. sen de sakin kalmaya çalışarak sürüklen. sürüklenme esnasında sakın kalkmaya çalışır gibi hareketler yapma, doğrulmaya yeltenme. takla atmaya başlarsın, daha çok hasar olur. yatay vaziyette kal, elleri aç. yere temas eden beden alanın ne kadar çok olursa o kadar çabuk durursun (sürtünmenin sürat kesici etkisi)

    -eğer düşeceğin yerde yol kenarında metal bariyerler varsa, cehennemden kaçar gibi kaç ordan. kaç derken şunu kastediyorum; düşerken o tarafa savrulmayacak şekilde beden ağırlığını ve yönünü belirle (zor biliyorum ama oluyor. sadece aklında kalsın bu)
    çok çok tehlikeli. düşme öldürmez, ama bariyer kesinlikle öldürüyor bi çeşit giyotin etkisi yaratarak.

    -yolda giderken önündeki araçların sadece lambalarını, sinyallerini değil mümkün mertebe şöförlerini de takip et. bunu bir alışkanlık haline getir. örneğin çok yaşlı sürücüler, kadın sürücüler***, cep telefonuyla konuşanlar tehlikelidir mesela. sinyal vermeden, aynaya bakmadan ani dönüş yapabilirler, aniden (sebepsizce) frene basabilirler, bok püsur yapabilirler. sadece sürücüleri takip ederek olası bir kazadan yırttığım çok olmuştur. temkinlilik halini maksimuma çıkarabilir, riskli durumlarda alarm durumuna geçebilirsin sürücü takibiyle.
    onları deli kabul et. her an her türlü çılgınca hareketi yapabilecekleri ihitmaline göre hareket et. inan bana hayat kurtarıyor bu

    -otobüs şöförleri, dolmuş ve taksi şöförleri kesinlikle kaale almayacak seni, biliyorsun. sanki orada değilmişsin gibi, o yolda o alanı hiç kaplamıyormuşsun gibi davranıyorlar. kamyon şöförlerinden bazıları görece (en büyük güce sahip olmalarına rağmen) daha saygılı olabiliyorlar. garip, ben de anlamıyorum sebebini ama böyle.
    sürerken yolda, etrafındaki mesela 10 m2 lik hayali bir alanı "güvenli alan" olarak belirle ve o alana kimsenin girmemesi için elinden gelenili yap.
    yani kastım şu; sen çevreyolu sol şeritte 110 km/s gibi bi süratle gidiyorken (sürekli ayna kontrolü yaptığını varsayıyorum. yap zaten, hayati bi olay) aniden aynanda uzunlarını yakmış ve 50 cm mesafe bırakacak şekilde götüne girmiş bir arabayla karışlşırsan (çok sık olur) aynen sağa at kendini. o anda ama! sakın, sakın oyalanma..
    etrafındaki güvenlik çemberine kimse giremesin. girebilecek şekilde sana yaklaşan eden olunca aynen şerit değiştir, konum değiştir.. (sıkışık trafikteki durumlar hariç. akışkan bi trafikten bahsediyorum)

    -her zaman arabaların lastik izinden git. ortadan gitmenin çok sakıncası var. önündeki araç aniden yağ boşaltırsa mesela zıchtın. önceden boşaltılmış bir yağı ortalayarak geçerse, gene zıchtın. veya yoldaki bi çukuru ortalayarak geçerse (ve sende enduro yoksa) gene zıchtın. zıchışlar rengarenk olabilir arabaların lastik izlerini ortalayarak sürdüğünde*
    takip mesafen de iyi olmalı. arabaların götüne girme bu yüzden. arabanın iki tekerleğinin arasından çıkabilecek olası bi kötü süprize refleks verebilecek vaktin olsun takip mesafende

    yazarım daha gene. çok var
  • (bkz: kaporta sensin)

    .
  • evet, hakkaten bir dört yol veya tali çıkışa filan geldiğinde ışıklara asla güvenme. direksiyondaki kişinin kafası dolu olduğundan kendine yanan kırmızıyı görmeyebilir, seni görmeyip "yol boş" diye fırlayabilir, veya sarhoş vs olabilir...

    sarhoşluk demişken; bilhassa cuma- cumartesi geceleri full+full dikkat seyretmek önemli. sarhoşu, manyağı bol geceler, malum...

    ışıklarda birikmiş arabalar var diyelim. her motorcu gibi aralarından geçip öne çıkacaksın;
    kesinlikle her an, her arabanın her kapısı açılabilecek gibi süzül aradan. elin frende, dikkatin kapılarda olsun. çünkü "hazır kırmızı ışıkta durmuşken" inmeye kalkan yolcular filan çok fikstir. adama çarpmak, açılan kapıya girmek çok çok muhtemel... o yüzden böyle bi durumda ayakların yerde olsun hafif ilerlerken (ki çok ani bir duruşta devrilmeyesin)

    bu arada, yine çok muhtemel senaryo; ışıklarda durmuş araçların arasında geçiyorsun, sol taraftaki kamyonun yanından geçerken cart diye bir yaya beliriyor önünde...
    çok sık olur bu. yaya geçidi uzak gelir ve bulundukları yerden karşıya geçmeye çalışırlar arabaların arasından..
    yani arkasını göremediğin ebatta araçların arasından geçerken, her aracın önünden karşına bir yaya fırlayabilecekmiş gibi farzederek ayarla hızını ve frenini.. ona göre konumlan, çünkü bu da çok olur. ve yayaya çarpmak istemezsin. bok gibi bişey

    yol çizgileri; çok önemli... pek bilinmez/ dikkat edilmez ama bunlar (özellikle yağışta) çok çok kaygan olurlar. bir viraja vs girdiğinde sakın çizginin üstünden gideyim deme. dötü başı dağıtman çok muhtemel
  • yolda giderken sadece önündeki aracı değil; onun önünde akan trafiği de izle. ilerideki muhtemel bir sıkışıklıkta, kazada, herkesin fren lambaları yanarken, senin önündekinin yanmayabilir. motor freni yapabilir önündeki adam. bu durumda takip mesafesinin 1 sn içinde cart diye azalması durumuyla yüzleştiğin anda, çok geç olabilir...
    sadece önündeki aracı değil, tüm trafiği tarayarak git. önünde geniş ve yüksek bir araç varsa (dolmuş, otobüs vs) hafif yanına doğru geçerek, veya mümkünse şerit değiştirerek gör önünü...

    ama illaki "gör"... ne var ne yok, gör. akan trafiği mahallenin muhtarıymışçasına izle...
  • çetrefiline rağmen üstüden inemeyenler için hazırlanan rehber.

    ben de bunlardan biriyim. yıllar önce yaptığım büyük bir kazada, bildiğin kefeni mucize eseri yırtmış insanım. "platinlerim ve ben" olarak geçiyoruz artık x-ray cihazlarından...

    bi çeşit bağımlılık gibi aslında. kesinlikle hiçbir farkı yok..
    seni öldürebileceğini biliyorsun; ama vazgeçemiyorsun..

    "seni öldüreceğini biliyorsun" derken motosikleti değil, türkiye trafiğini kastediyorum bu arada... genellikle motosiklet öldürmüyor çünkü; viraj eğimi yanlış verilmiş yollar, yol çalışması yapılmasına rağmen gerekli işaretleri konmamış yollar, metal bariyerler, motosikletlileri kesinlikle "görmeyen"; görse de sallamayan dört teker sürücüleri filan öldürüyor...

    18 yıllık bir motorcu olarak, henüz motosiklet işine girmemiş-girmeyi düşünen herkese tek tavsiyem; bu fikirden koşarak uzaklaşmalarıdır. gerçekten, ama gerçekten bu yollarda ve böyle bir trafik sistem(sizliğ)i içinde, intihar komandosu olmaktan çok da farklı değil motosiklet kullanmak...

    iş bu rehber; koşarak uzaklaşamayacak kadar bağlanmış-kopamayan-kopmayı düşünemeyen sürücüler için yazılmaktadır
  • motosiklet aynalarının kör noktaları vardır. şerit değiştireceğiniz zaman filan aynaya bakıp "hımm boş" diye hemen hamle yaparsanız, aynaya baktığınız esnada kör noktanızda kalmış olan ve sizden yüksek süratle seyreden bir aracın altına girebiliteniz yüksek.. malum, kesinlikle sizi gözlemeyecekler ve altına girdiğinizi bile "girdikten sonra" farkedecekler...

    o yüzden aynanızda arkanızı boş olarak görseniz bile, hafif öne doğru eğilip arka çaprazınıza daha geniş bir açıyla bakın... alternatif olarak başınızı hafifçe çevirip yana doğru bakabilirsiniz de..
  • hayat kırtarabilecek tavsiyelerdir.

    çok önemli bir tavsiye de benden.

    kırmızı ışıklarda en önde beklemeyin. bazen arkadaki araba duramayıp, biçiverir. çok fazla olan bir olaydır bu. barbaros gibi yerlerde özellikle...
  • trafik kuralları dahilinde pratik zekanızı kullanarak herşeyden önce kendinizi koruyun. çünkü trafikte sizi sizden başka düşünen kimse yok.
  • turkiye icin konusursak; motorsiklet kullanmamak bunlarin en basindadir. cunku halki en cahilinden okumusuna kadar barzodur. saygisizdir.

    avrupadaysaniz da rehbere gerek yok. motoru virajlarda ve yagisli havalarda dengede tutum yeter.