şükela:  tümü | bugün
  • gojira'nın 26 haziran 2012'de çıkacak beşinci stüdyo albümü l'enfant sauvage'ın yedinci parçası. isminden kelli kala'nın ağzıyla ilgili bi şeyler anlatacağa benzer.
  • gojira'nın müthiş bir davul çıkka'sıyla başlayıp sonra da sürüklenip giden şarkısı. girişteki ritm ara ara devam eder. nakaratın dışında, sözlerin arkasında da saat tiktaklarına benzer ritmler vardır, hatta girişteki ritmde de zil ile bu tiktaklar yine kendini duyurur, ısrarla o tiktak arkadan sürekli devam eder. davul gitar diye ayırmıyorum, gojira'da enstrümanlar aynı zikzakları çiziyorlar. tabii sonlara doğru şarkı delirir, zaman hızlanır ve böylece tekdüzelikten kurtulur.

    mouth of kala deyip geçmemek lazım. şarkının adı mükemmeldir. "kala'nın ağzında" çevirisini yaptıktan sonra kala ne demektir ona kafa yoralım. kala'nın temelde üç anlamı vardır. zaman ve siyah anlamına gelir. bir de yama'nın adlarından ya da şekillerinden biridir. yama hint mitolojisinde ölüm tanrısı olarak geçer. ilk ölen ölümlü olduğu için ölüm tanrısı olma görevi ona verilir. babası surya, yani güneş tanrısıdır; annesi de saranyu'dur, o da şafağın tanrıçası olarak geçer.

    sözler ve çevirisi;

    there's a river of time (burada bir zaman nehri var)
    let us worship this god of destruction (hep beraber yıkımın tanrısına tapalım)
    on nothing we can rely (hiçbir şeye sırtımızı dayayamayız)
    all is gone, belong to the past (her şey bitti ve artık geçmişe aitler)
    you should learn by the time (zamanla öğrenmelisin)
    everything changing over and over (tüm varlıklar tekrar tekrar değişip duruyorlar)
    we're all falling so fast (hepimiz çok hızlı bir şekilde düşüyoruz)
    keep on burning (ve yanmaya devam ediyoruz)

    overwhelming power (boğucu / devasa / taşkın güç)
    keep on burning, change (yanmaya devam et, değiş)

    the old me didn't survive (eski ben artık yaşamıyor)
    inexorable transfiguration (önlenemez şekil değişimi / acımasız başkalaşım)
    there is something at war (burada bir şey -sürekli- savaş hâlinde)
    the red tainted flash on the wall (duvardaki kırmızı lekeli ışık)
    i'm nowhere to be found (hiçbir yerde yokum)
    nothing matters, truth out of sight (hiçbir şeyin önemi yok, gerçeği görmek mümkün değil)
    in the air i dissolve (havanın içinde parçalarıma ayrılıyorum)
    i'm fading away (gözden kayboluyorum)

    overwhelming power (boğucu / devasa / taşkın güç)
    keep on burning, change (yanmaya devam et, değiş)

    en sonunda şarkı delilikle bitmez; delirir ve böylece gözden kaybolur. sesin yavaş yavaş kaybolması da o yüzden tesadüf değildir. zaman nehri vardır, ama bizim algılayabileceğimiz gibi sabah dokuz akşam beş mantığında değildir, daha katmanlıdır ve çok sayıdadır, hepsi yanar ve yok olur. insanlar da aynı şekilde yanar ve ölürler, ama bu yok oluşlar ve ölümler sadece bir biçim değiştirme hâlidir. bir ben var benden içeri dersek, benliklerden birini (insanı) yok etmeye uğraşırız. hiçbir yerde "gerçek" benliğimizi bulamayız, elimizde kalan benlik de gerçeğin sadece bir yansımasıdır. sürekli yanarız, değişiriz, kayboluruz ve aynı süreçleri yeni baştan yaşarız. dolayısıyla, zaman nehri vardır.
  • kıyametin soundtracki.
  • tu-ka! diye giren kick-snare üvertürü ile l'enfant sauvage albümünün en güzellerinden, bir(1) adet gojira parçası. arkadaş 4:27 sonrası niye bu kadar etkileyici yahu..