şükela:  tümü | bugün
  • jan svankmajerin kısa animasyonlarından biridir...

    seyrettikten sonra ulaştığım sonuçlar ise şöyledir efendim: ilk bölümde, ilk çağ insanından modern çağ insanına kadar geçen süreci, makineler ve onları kullanmamızı sağlayan enerji kaynakları arasında yaşanan savaşı temel alarak anlatmaktadır.

    ikinci bölümde, kadın-erkek ilişkilerini pek romantik olmayan ama gerçekçi bir dille özetlemektedir.

    üçüncü ve son bölümde ise, devletler arasındaki "al takke ver küllah" şeklinde devam eden ilişkilerin, bir süre sonra söz konusu devletleri önemli ölçüde yıpratacağını muhteşem bir anlatım gücüyle ortaya koyar...

    tabii benim söylediklerime inanmayıp seyretmenizi ve kendi sonuçlarınıza ulaşmanızı temenni ederim efendim...
  • 1982 yılı mahsulu çekoslavakya yapımı bir jan svankmajer kısa filmi. orjinal ismi moznosti dialogudur. yaklaşık oniki (12) dakika süresi olan moznosti dialogu üstadın en önemli kısa filmlerinden biridir. ana tema iletişimdir.
  • ilk bolumu harikadir, giuseppe archimboldo resimlerinin canlanmis hali gibidir. meyve sebzeden mutfak aletlerine, kirtasiye malzemelerinden hirdavatci dukkaninda bulunabilecek alet edevata -ama gruplar haline ve kendi icinde bir butunlugu olarak- turlu turlu malzeme kullanilmistir. bunlar birbirlerini ezerek, oguterek, kirarak, keserek, rendeleyerek, yumusatip vicik vicik ederek...uzun lafin kisasi sayilan malzemelerle akliniza gelebilen her turlu seyi yaparak insan yuzleri olustururlar, olusturduklari yuzleri yok edip tekrar binbir turlu kesme, bicme, ogutme vs. islemiyle yeni yuzler yaratirlar.

    diger bolumlerde macun - kil gibi bir malzeme kullanilmisti diye hatirliyorum, ilk bolum kadar cazip degildi.
  • her bölümü birbirinden güzel fakat benim ikinci ve üçüncü bölümü daha fazla beğendiğim kısa film serisi. ikinci bölümdeki birbirlerini parçaladıkları sahne ve üçüncüde karşılıklı ağızlarından çıkardıkları nesneler filmin temasına oldukça uyuyor (diyalog)

    tabi ilk bölümde de bilinçaltının karmaşıklığı, düşünce ve kavramları birleştirmesi ve ardından insanoğlunun bunları adeta zihninden kusarak ortaya çıkarması da güzel.
  • (deyim yerindeyse) adamın ağzına sıçan jan svankmajer kısası. felce uğratır, çarpar hatta süründürür.

    http://www.youtube.com/watch?v=2nwz2ssfj_s
  • filmin adı ''iletişim seçenekleri, fırsatları'' ya da ''diyaloğun boyutları'' olarak çevrilebilir. insan ve etkileşimde olduğu dünyanın giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine ayrılarak anlatıldığı kısa film. jan svankmajer, aldığı kukla eğitiminin bütün olanaklarını kolaj benzeri üretilerinde kullanıyor. çek tiyatrosunun prototip kuklalarından ayrılmadan geleneksel çizgiyi post-modern çağrışımlarla ortaya çıkardığı görsel anlatılarının en iyi örneklerinden. 1982 yılında çekilmiş ancak yordama gücü alkışlanacak bir film.

    --- spoiler ---

    1) dialog vecny (sonsuz diyalog)

    yiyeceklerden, yani insanın varolmasını sağlayan bütün biyolojik gereksinimlerden oluşan figür, tabak, bıçak benzeri tüketici figür tarafından öğütülür. öğütme ve sindirme işlemi çok ince bir detay. bir sonraki aşamaların gerçekleşmesi döngüsünde sürekli tekrarlanması gereken bir nota olarak vurgulanıyor. sonra gelen kitap, cetvel vb. bilim motifleri ise bu döngüyü öğütmeye başlıyor. insanın geçirdiği tarihsel evrim karmaşık gözüken bir sırayla veriliyor. ilkel klanlar halinde başlayan macera, kullanılan materyaller iyi incelenirse, tarım, rönesans, sanayi çağı, moda enstrümanları ve modern zamanlara kayış gibi dönemleri simgeliyor. svankmajer; kendi evrim teorisini anlatıyor. bilinen tarihin içindeki insanın evrimi. birbirini öğüten bu denge presleri sonunda organizmasının yanında kültür dnasını da yaratan modern insanı yaratıyor. insan yaratıldıktan sonra, insan, insan kusmaya başlayarak kendini tekrarlıyor ve döngü bu çizgide devam ediyor. oluşmasına neden olan etkenler, bu şekilde aktarılmış oluyor.

    2) dialog vasnivy (tutkulu diyalog)

    bu bölümde insan ruhunun biyolojiye indirgenmiş perspektif vesikalığı var. modern insan ilişkilerinin en temel basamağı. kadın-erkek dansı. heykellerin tutkulu sevişmesi sonrası ortada kalan çocuk olarak ifade edilse de, ikincil ve çok güçlü bir anlamı daha var: aşktan geriye kalan. bedenleri birbirine karışan, asal bir kütle haline gelen çift tatmin sonrası ortaya çıkan suçluluk ve izi taşımak istemiyor. birbirlerine atıyorlar ki suçu, sonunda birbirlerini yok ederek soyut bağlamda iletişimlerini yok ediyorlar. filmin can alıcı noktası bu bölüm, iletişim başlığı altında anlatmak istediğini izleyiciye şöyle bir gösterip çekiyor yönetmen: iletişimdeki samimiyetsiz iletişimsizlik. iletişimin menfaat güden yanı.

    3)dialog vycerpavajici ( yorucu diyalog)

    bu bölüm tamamen tüketici toplumun birbirinin menfaatlerini karşılarken, birdenbire bu menfaatlerin çatışmaya dönüşmesini anlatıyor. ihtiyaçları tamamlar nitelikte seyreden ilişkilerin devletler arası olduğunu anlamak güç değil. heykellerin birer iş adamı olgunluğunda betimlenmesi bu yüzden. karl marx'ın öngördüğü çatışma ve dünya savaşları, ham madde ve pazar ihtiyacı gibi nedenlerin sonunda güç üstünlüğüne evrilmesi, elde olan ürünlerin karşı tarafın ekonomisine verdiği zarar, fiziksel uyuşmazlık imgesi altında. başta birbirini tamamlayan objelerin uzlaşmazlığa ve asenkronize bir duruma gelmeleri bu sebepten. bitkin düşen iki figür, yorgun düşen insanlık. kapitalizm ve komünizm.

    sırasıyla, insanın tarihle, insanla ve devletle olan diyalogları.
    --- spoiler ---

    izlemek isteyenler için
  • birey ve toplum arasındaki ilişkide, toplumun ne denli tecavüzcü olduğunu bağırmasından dolayı; en çok durkheim'ın izlemesini isterdim.
  • oldukça rahatsız edici çekya yapımı kısa film. evet değişik bir yaklaşım, güzel bir stop motion deneme (ki yapıldığı döneme göre efsane bir işçilik) ama izlerken yüreği daralıyor insanın.
  • "11 dakikalık filminde resim ve plastik sanat aracılığı ile insan ilişkilerini üç yönlü araştıran yönetmen, nesnel, tutkusal ilişkiler yanı sıra, insanların birbirini yiyişi (insan insanın kurdudur) konusunu da şaşırtıcı güçle işliyor. hiçbir ticari amaç güdülmeyen bu sanat yapıtının gerçek bir yaratıcılık olduğunu belirtmek gerekir.” diyor tezer özlü bu insanı sarsarak uyandıran jan svankmajer filmi hakkında.

    11 dakikaya ne kadar gerçek, nasıl gerçeküstü bir dille anlatılır, sorusuna tokat gibi yanıt verir diyaloğun boyutları. insanın gelişimini, temel insan ilişkilerini ve insan yönetimindeki daha büyük ilişkileri insanın gözüne gözüne sokar, kafanı başka yöne çevirmeye fırsat vermez. tam da bu nedenle sarsıcıdır, yutulacak kolay lokma değildir.

    sürrealizmin gerçek başyapıtlarından biri olan film 33. uluslararası berlin film festivali'nde (1983) en iyi kısa film seçilerek altın ayı'ya layık görülmüştür. hoş görülmese kaç yazar, o başka bir konu.