şükela:  tümü | bugün soru sor
  • alain delon'un alman işgali altındaki fransa'da dara düşen yahudilerin elindeki sanat eserlerini ucuza kapatan fırsatçı bir simsarı canlandırdığı 1976 yapımı film. yönetmeni joseph losey. monsieur klein'ın hayatı kendisiyle aynı adı taşıyan bir yahudi'nin varlığıyla tamamen değişir. jeanne moreau da var filmde.
  • 21. istanbul film festivalinde kaderi arayan adam adıyla oynamıştı film .
    filmin bir sahnesinde zenginleri kudurtan bir şekilde kadının biri piyanodan enternasyonali çalıyordu.
  • alain delon'un kafka romanlarından fırlamışcasına bir performans gösterdiği, bir yandan son derece gerçekçi bir şekilde nazi işgali altındaki paris'i resmeden bir yandan da alain delon'un canlandırdığı monsieur klein'ın saçma sapan, inanılmaz ama vazgeçemediği takibini konu edinen oldukça ayrıksı, güzel ve finaliyle mideye yumruk atan film.
    son derece gerçekçi bir masalın içine düşmüş gibi oluyorsunuz.
    monsieur klein gestapo baskısı altında servetlerini elden çıkarmaya çalışan parisli yahudilerin sahip olduğu sanat eserlerini ucuza kapatan, etrafında dünya yıkılsa umursamayan bir sanat simsarı. birgün evine yahudi cemaatine ait bir gazete bırakılıyor, hem de kendi adına. merak eden klein, işin peşine düşüyor ve oyun başlıyor.
    filmin tek eleştirilebilecek yanı biraz ahlakçı bakış açısı. klein ne yaparsa yapsın kaderi çoktan yazılmış gibi ama o neyin içine bile düştüğünü anlamadan oyuna hırsla sarılıyor.
  • filmin cogunlugu paris'te olsa da strasbourg 'da da gecen sahneleri vardir. kanallar, ren nehri ve tipik alsace mimarisi olan evleri filmde rahatlikla gorulebilir.

    http://www.clipimage.net/…te france,strasbourg.html
  • senaryosunu costa gavras , fernando morandi ve franco solinas'ın yazıp joseph losey'in yönettiği 1976 yapımı film. 1976 yılında césar “ en iyi film ” ve “ en iyi yönetmen ” ödüllerini almıştır.
  • joseph losey'in servant'la birlikte en iyi filmi. dün bir kez daha izledim ve hiç eskimediğini, hala aynı gerilimi ve esrarı yaratabildiğini gördüm. film, yahudi paranoyası gözüyle okunabilir, kafka'nın yapıtının bir özeti gibi okunabilir, okunmadan sadece iyi bir gerilim filmi gibi seyredilebilir. alain delon belki de hayatının en iyi rolünü oynuyor. jeanne moreau, kısacık bir rolde yine hayran olunacak bir kadın. eski filmlere dönem dönem yeniden bakmak gerekli..