şükela:  tümü | bugün
  • dustin hoffman, natalie portman ve jason bateman'ın başrollerde yer aldığı 2007 yapımı fantastik çocuk filmi.

    al bu da fragmanı:
    http://www.youtube.com/watch?v=u2jwyvxurug
  • türkçe seslendirmesini haluk bilginer ve özgü namal yapmıştır. tipleri de benziyor zaten, türk versiyonu çekilse de kesin bu ikili oynardı.
  • renk cümbüşünden başka birşey içermeyen film. 9 yaşındaki yeğenime sebeci nin ne olduğunu anlatmakta ben bile zorluk çektim. sonunu ikimizin de anlamaması cabası.
  • afişindeki behzat uygur sinir bozmaktadır.

    http://imagecache2.allposters.com/…rium-posters.jpg

    edit: link.
  • kesinlikle çocukları alınıp eğlenmeye gidilmeyecek bir filmdir. konusuna ve afişlerine bakarak ay ne güzel, işte çocuk filmi hadi yavrum derseniz çocuk depresyona girer. bunun dışında ise kötülemek istemiyorum, kötü bir film değil. hatta iyi bile denilebilir.

    filmin anafikri ancak inandığımız şeyleri gerçekleştirebileceğimiz. film natalie portman'ın canlandığı kızın sihirli bir oyuncakçı dükkanını miras olarak alması ve dükkandaki sihri yaşatabilmesi ile ilgili.

    --- spoiler ---
    dustin hoffman oyuncakçının sahibi, uçuk kaçık ve çok yaşlı bir adam, yaşadığını yaşadığına ve artık dünyadan gitmesi gerektiğine karar veriyor; dükkanı natalie portman'a miras olarak veriyor. filmin diğer karakterleri gibi natalie portman'ın canlandırdığı karakter depresif bir karakter. küçüklüğünden beri piyano çalışıyor ve hiçbir şekilde iyi bir sanatçı olma olasılığı olmadığını görüyor, ve oyuncakçıdaki sihiri devam ettiremeyeceğini düşünüyor. dustin hoffman ona inandığı halde, o kendisine inanmıyor. böylelikle dükkan yavaş yavaş canlılığını yiritiyor ve tamamen karanlık, sanki yangın sonrası bir yere dönüyor. ve ancak natalie kendisine inandığı zaman, kendi içindeki kıvılcımı ortaya çıkartabildiği zaman, dükkan yeniden canlanıyor.

    filmin ana fikri çok güzel, ama özellikle natalie portman'ın oynadığı rolün depresif halleri ve dükkanın gittikçe kararması insanı epey bir sıkıyor. uçuk kaçık bir tip olan bay magorium'un dünyada yaşayacağını yaşamış olmasına, kendi kararı ile gidiyor olmasına rağmen giderken yaşadığı hüzün, natalie portman'ın bay magorium gitmesin (i.e. ölmesin) diye çırpınışları, kabullenememesi çok güzel anlatılmış.
    --- spoiler ---

    kendimize ve yaptığımız işe inanırsak ancak içimizdeki ateşi çıkartabiliriz ve sihiri hayata geçirebiliriz. bu dünya ancak biz sihirli olduğuna inanırsak sihirlidir.

    bir başka deyişle dünya biz nasıl olmasını istiyorsak öyledir.

    çocukların bu filmi sevemeyecek olmasının ikinci sebebi ise oyuncakçı dükkanının kendisi. mr magorium 200 küsür yaşında, ve tabii oyuncakçı da onun gibi eski tip. genel olarak oyuncakçının 18-19. yy. havası yansıttığını ve günümüz çocuklarının alışık oldukları disney tarzı ve uzay çağı tipi oyuncakların bulunmaması çocukları itecektir ne yazık ki.
  • huzur dolu bir film. natalie ve dustin hayranı olarak keyifle izledim. şimdiki çocukların hoşlanacağı bir film değil ancak benim keyif aldığım aşikar. filme bir çocuk ile beklenti içinde gidilirse sıkıcı gelebilir. benim yaptığım gibi bir pazar sabahı evde izlemek sanırım en uygunu.
  • hiçbir beklentiyi karşılamaya yetecek yapıya sahip olmayan filmdir. zira,

    --- spoiler ---

    filmin tüm konusu; bir adamın "gidicem gidicem gidicem" demesi ve gidince filmin bitmesidir.

    --- spoiler ---
  • pazar sabahı kahvaltı filmi. natalie portmanı çok beğenmeme rağmen seslendirmeden midir nedir bu filmde kendisi bana pek bi itici gelmiştir. o nedenle bu, pazar sabahı kahvaltı filmini bir an önce unutmam gerek gidip bi leon bi v for vendetta izlemeli nataliciğimi güzel hatırlamalıyım.
  • filmin 21. dakikasında gördüğümüz çizim haritada

    constantinople (not istanbul !) yazmaktadır.
  • filmdeki sapka koleksiyoncusu rolundeki zach mills, colin morgan'a pek benzer.