şükela:  tümü | bugün
80 entry daha
  • çok acayip. öyle alakasız yerlerden aklıma geldi ki soluğu burada aldım. malum covid salgını yaşandı ve bankalar cazip şartlarla insanlara para satmaya çalışıyorlar. o konuda yazılanları okurken tüketimle ilgili bir yazı gördüm. birden aklıma amewrika şarkısındaki sadece tüketin diye başlayan kısım geldi. sonra amewrika'yı bulup dinledim. ardından da şimdilerde büyük adam bilinen da poet'in back vocal olduğu ve belki de tek konser kaydı olan videolara denk geldim. orada hasta olduğu için yuhlanıp daha sonra da sürekli yokuş aşağı gittiğini hatırlıyorum. sonra da yazmaya karar verdim. biraz uzun oldu ama bu başlığa gelip bu satırları okuyacak insan da zaten nostalji yapmaya gelmiştir, okur.

    bu adam* yani gerçek adıyla murat çam, türkçe rap'in en üretken döneminde kalbur üstü mc'lerden birisiydi. tarzı tam rap denilemeyecek bir tarz olsa da aramızda (dinleyici tarafında) tutunmayı başarmıştı. yeraltı kanıyor (2004 olması lazım)* albümünden itibaren dinlemeye başladım. albüm için mi çekmişti hatırlamıyorum ama 5-6 poz, berbat fotoğrafı vardı. bir tanesini mikro boyutlarda bulabildim sadece. ceza'ya gönderme yaptığı kalemli fotoğraf falan vardı. arşivleri karıştırsam diğerlerini de bulurum ama üşendim şu an. biz de o zamanlar ergeniz. albüm çıkarma hayalleri kuruyoruz. millet kayıt alıp alıp hiphoplife'a koyuyor. fotoğraflardaki saçmalığı görünce mt de kafası kırıklardan bir tanesi zannetmiştim. bir de yaşça büyüğüm olan, stüdyosu ve grubu olan hatta albümleri de olan birisi vardı konuştuğum. o da mt için "mal" demişti. sonra nasıl oldu hatırlamıyorum ama dinledim. saçma sapan bir tarzı olsa da samimiyetinden midir bilinmez ben bu adamı tuttum.

    insanların daha üretmeden nakite dönmeye çalıştıkları dönemde adam çatır çatır albüm çıkarıp internete koyuyordu. açıkçası türkçe rapin para ettiği tek dönem de 2000-2010 yılları arasındaki dönemdi. pazarlama şartları da bizim neslin değişimlere kısmen kapalı olması da o dönemde efsane işler çıkaran adamların 5 kuruş kazanamadan yok olmalarına sebep oldu. mt, eğer bugünün şartlarında o günkü işlerini yapmış olsaydı epey ses getirirdi. zaten işin teknik kısmını kolayca halledecek kapasitede. ses mühendisi olduğunu hatırlıyorum. 2010 veya 2011 gibi kendisiyle bir süreliğine yazışmışlığım da olmuştu. kayıp kuşlar cenneti albümünde tarz olarak çok hoşuma gitmemeye başlamıştı. sonrasında hem mt rap yapmayı bıraktı hem de benim müzikten epey koptuğum birkaç yıl oldu. döndüğümde popçu olanlar, rapi bırakanlar, iğrenç müzik yapıp ergenlerin idolü olan çakma rapçiler gibi şeylerle karşılaştım. mt ise bambaşka bir müzik yapıyordu.

    şimdi birkaç örnek şarkı koyayım derken youtube hesabına denk geldim. birkaç bin dinlenme sayısı var. cidden can sıkıcı. ulan bu adam sagopa ile tek kanatlı kuş şarkısını yapmış, hadise ile bir şarkısı var. beatmucit ceyhuni'yi ilk defa mt sayesinde duymuşum. ona rağmen bu dinlenmeler haksızlık resmen. ben kanal açsam belki daha çok dinlenir. patron denilen ergen irisi ve türevleri silinip gitmesi gerekirken ünlü olmuş. acayip bir ortam, anlam veremiyorum.

    sevdiğim şarkılarını eklesem 30-40 tane koymam gerekir ama hepsinde de ufak ufak kısımlar işte. çünkü biraz deneysel çalışıyor. şarkı içlerinde tarz geçişleri yapıyor. aynı albümde bile çok değişik tarzlar görülebiliyor. pek tutulmama nedeni bu olabilir. en güzel yaptığı iş, duygusal yazmaktı ama onu da sürekli yapınca olmuyor. yine de yazımın sonuna gelmişken birkaç şey iliştireyim.

    şu nakarat kısmı çok hoş mesela.
    öperdin gözlerimden - direkt sondaki notluk şarkı
    tırnağın etten ayrılma zamanıdır - aşk acısı çekerken dinlenmemesi lazım
    18 yaşım tek kelimeyle efsane bir duygusal şarkı
    yürek parem ile tüyler diken diken

    not: yazıyı bitirdikten sonra fark ettim ki aşk acısını mt öğretmiş bana.
    not 2: adam yaşlanmış bee... ergenken sakalımı mt gibi kesmeye heves ederdim. çok da kesmişliğim var o tarzda. bu satırları yaptığı canlı yayın kayıtlarından birine tıkladım da yazıyorum.
    not 3: videolardan birinin altındaki "usta iyi bir klip yapmalisin yoksa dinlenmiyor müzikler" şeklindeki yoruma "ben dinleyen aramiyorum ki. anlayan ariyorum. anlayan onemli." şeklinde cevap yazmış.
    not 4: acayip beatler (1, 2) yapmış. orgazm oldum.

    son zamanlarda çıkan, pompalanmış tuhaf tipler hakkındaki yorumları.

    son not: beni içine çekip bana lisedeki ortamımızın benzerini yaşatan yayınlarına dalmış bulunmaktayım. yazacak o kadar çok şey var ki 2 gündür yazıyorum ve daha bunun gibi 10 tane daha yazabilirim. o yüzden bu entry mutlaka editlenecek.

    edit: her cuma youtube kanalında canlı yayın açıyormuş. geçtiğimiz hafta hem cuma hem cumartesi yayın yaptı. cumartesi günü yaptığı yayının sonunda o kadar eğlendim ki tarif edemem. tam da yayın vasat bitti diye düşünürken bunların olması tek kelimeyle şahaneydi. yayının linkini koymuyorum ki merak eden arayıp bulsun. kanalda izlemesi en azından 1 hafta sürecek kadar içerik var. sırf canlı yayınlar bile yetiyor. 2010 öncesi rap müzik dinleyenleri her türlü çeker. sağdan soldan duyamayacağınız anılar güzel şeyler hissettiriyor. bir de çocuksu davranışları aşırı sempatik.

    düzenlemeden önceki yazımda sagopa ve hadise ile yaptığı çalışmalardan bahsetmiştim. karaçalı, ceyhun beatmucit**, saian, sansar salvo, raziel, çağdaş*, mozole mirach, bora*, emre baransel gibi isimlerle de düetleri olmuştu. insanların çapı o zamanki kaliteye yetmediği için rap müzik de popüler aptal müziğine dönüştü. mt de kalite konusunda şimdi çıkardığı albümleri eski zamanlarda çıkarmayacağını söylemişti yayınların birinde. adam müthiş haklı.
1 entry daha