şükela:  tümü | bugün
  • ben ne mesihi ve mesiha-demim,
    zevki hakikatte arar ademim

    beytini yazmıştır.
  • kendisinin 44 yaşında rahmetli olmasının ardından ali ekrem hakkında şöyle yazar:

    yine bir kevkeb ufûl eyleyerek
    oldu muzlim edebin minhacı
    geldi bir devre-i matem şiire
    irtihal etti muallim naci
  • tanzimat dönemi şairidir. hayal meyal hatırladığım kadarıyla bir süre recaizade mahmut ekrem'in yerine galatasaray lisesi'nde öğretmenlik yapmış fakat öğrenciler tarafından istenmemiştir.

    - geleneksel şiir anlayışını savunur.

    - göz kafiyesinin esas alınması gerektiğini düşünür. bu konuda recaizade mahmut ekrem'le bir tartışmaya girmiştir ve bu tartışma muallim naci'ye zarar vermiştir.

    - divan edebiyatı'nın sürdürülmesini istemiştir. yenilikçi düşüncelere açık olmasına rağmen divan edebiyatı'nın bir kalemde silinip atılmaması gerektiğini savunmuştur.
  • tanpınar 19.asır türk edebiyatı tarihinde onun şiiri hayatıyla buluştuğu zamanlarda lezzet verir der. tam olarak böyle midir bilemiyorum; çünkü külliyatını okumadım. ama şiirleri hayatından derin izler taşır ve bu izler şiirini salt kelime terbiyesi olmaktan çıkarıp yaşayan bir varlık haline getirir neredeyse.

    onun hayatına gurbet, yalnızlık, uyuyamama ve alkol damgasını vurmuştur.

    gurbet: onun tüm şiirine sinmiştir. gurbeti ilkin babasını erken yaşta kaybettiğinde varna'da dayısının yanında yaşamak zorunda kaldığında yaşamıştır. başka bir gurbet zamanında tanıdığı dicle nehrine yazdığı dicle şiirindeki çocukluğun gurbet günlerine hasreti anlatan şu dizeler gurbetin onun hayatındaki yerini çok güzel anlatır:

    "feyezanın tezayüd ettikçe
    tuna cuş eyliyor hayalimde
    tunalaştın gözümde gittikçe"

    ya da yalnızlığını, uyuyamama sorununu ifşa ettiği şu satırlar has şiirin ta kendisidir:

    "bir taşın aşinasıdır başım
    gelse uyku olurdu yoldaşım"

    ve belki de gurbetin, yalnızlığın, uyuyamamanın beslediği alkol. o da şöyle hayat bulur "meyhanede bir söyleniş" şiirinde:

    "mey-perestim mukim- i mey gedeyim
    la-mekanilerin budur vatanı;
    ne için muttasıl mey içmedeyim
    getirenden sorun cihana beni"
  • i. meşrutiyet devrinde yazdığı meşhur bir hicvi şöyledir:

    keşf-i makusunu tevil edemezsin şeyhim
    böyle mağlup olur elbette muzaffer dediğin

    "beni tasdik edin evlat" diyorsun amma
    bakalım doğru mu ey söz ebesi her dediğin

    toplanıp ehli heva her biri bir saz çalar
    çelebi, böyle olur bizde de konser dediğin
  • resminin altına şu anlamlı sözleri yazmıştır:

    mudhikat-ı dehre ben
    ölsem de tasvirim güler
  • recaizade ve hamid ile nesildaştır.hocaları eski edebiyatı savundukları için naci'de şiddetle eski edebiyatı savunur.asıl adı ömer'dir.çoçukluğunu
    anlattığı 'ömer'in çocukluğu' adlı kitabın ismi burdan gelmektedir.şinasiden sonra vezin ile dil arasında duran tek adamdır.romantik ve yeni edebiyatın
    karşısında eskiyi ve gerçekliği savunur.ahmed mithatın damadıdır.eserlerinde ateş ve yangın kelimelerinin bolluğu alkol bağımlılığından gelir.mürrüvet
    gazetesinin başyazarlığını yapmıştır.önce kendi dilini bilmenin önemini vurgular.türk dil bilgisi üzerine kitaplar yazmıştır. islatı edebiye , lugatı naci .
    zola'dan 'therese roquin'i çevirmiştir.

    başlıca eserleri : dide , kuzu , nişanlı kız .şiirlerini ateşpare , şerare ve firuzanda toplamıştır.
  • tanzimat dönemi ikinci kuşak sanatçılarındandır. en önemli eseri, kendi çocukluk günlerini anlattığı ömer'in çocukluğu adlı kitabıdır.