şükela:  tümü | bugün
  • allah'ını seven defanstan ayrılmasın kitabının yazarı,

    modern zamanların siyasi propagandalarına inat,

    seçmeninin ayağına tek tek gidip davasını anlatan adam,

    biz ne yapıyoruz bu seçimde milli ittifak'ı destekliyor ve oyumuzu saadet partisi'ne veriyoruz.

    birkaç iyi adamdan birisi olabilir.

    twitter
  • muammer bilgiç; kış günü açmış bir bahar çiçeği gibi etrafina umut saçar, orayı güzelleştirir ve ömrünün kısa olacağını bilmesine rağmen kendi doğrularını evrensel doğrularla destekleyip mücadelesinden vazgeçmez. muhakkak ki seçimlerden sonra hoş bir koku kalacaktır gectiği yerlerde. umarım edindiği tecrübeleri yaziya dökerek milli bir kurtuluşun peşinde koşanlara ilham verir.
  • yere batsın reel politiğiniz. yere batsın gözettiginiz dengeler. trollerin ya da ana haber bültenlerininin güdümünde değil, anketlere ya da istatistiklere takılarak değil; iyi ya da kötü, doğuda ya da batıda, müslüman ya da değil, insanın acılarını, sıkıntılarını, hüzünlerini, ihtiyaçlarını, umutlarını görerek; kalbimizin sesini, vicdanımızın sesini dinleyerek; hakikati ortaya çıkarmanın, yoldaki bir taşı kaldırmanın gayreti içerisinde olarak; aşkı, heyecanı, merhameti kuşanarak yürüyelim. ölürsek de bu hal üzere ölelim.
  • leyla'ya mektup
    ben senin kapitalist piyasa koşullarına teslim olmana üzülürüm leyla,
    “böyle gelmiş böyle gider” demene üzülürüm,
    emek hırsızlığı ile servetine servet katanlara tav olmana üzülürüm…
    ben senin haksızlıklar karşısında kozmetik tutkuna üzülürüm leyla,
    alnı secdeden kalkmayan adamların döktüğü kana ortak olmana üzülürüm,
    ekran karşısında her dizide başrol konforuna üzülürüm…
    ben senin cinayetleri kategorize etmene üzülürüm leyla,
    gökyüzünün ötekisi yok ki leyla, acının ötekisi olsun,
    çocuk gazze'de de çocuktur, cizre'de de leyla…
    ben senin kendi zalimini kendi elinle seçmene üzülürüm leyla,
    kanlı elleri tutanları kendinden olunca aklamana üzülürüm,
    toprağa savaş eken beyazların ülkesine tutkuna üzülürüm…
    ben senin çok katlı beton aşkına üzülürüm leyla,
    taşın bir hafızası olduğunu, toprağın kokusunu, çayır çimeni unutmana üzülürüm,
    asfalta ekmek banma çabana üzülürüm…
    ben senin çocuklara dört duvar arasında bulut çizdirmene üzülürüm leyla,
    başını kaldırıp gökyüzüne bakabilecekken hep tavan görmene üzülürüm,
    güneş’in batışını bir nemrut akşamına tehir etmene üzülürüm…
    ben senin beni anlayıp da yine de barkodların tanrısına teslim olmana üzülürüm leyla,
    hılfül füdul okuyup washington'la, tel-aviv'le, brüksel'le, kopenhag'la, cenevre'yle sözleşmene üzülürüm,
    bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapmana üzülürüm..
    ben senin beni anlayıp da baraj hesabı yapmana üzülürüm leyla,
    küçücük bir çocuk bile matematik bilir de yine de annesini sever,
    hakikati yüzdelik dilimlerde aramana üzülürüm…
    ben senin, “dünyayı güzellik kurtaracak” sözünü duyduğunda ayna karşısına geçmene üzülürüm leyla,
    güzellik kalptedir,
    güzellik yeni bir dünya için sarfedilen emektedir…
    tüm kalbimle sana diyorum ki,
    “dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey” leyla…
    muammer bilgiç
    kalbi ve kanadı kırıkların milletvekili adayı
  • televizyona çıkarılmayan aday bakın ne yaptı denilerek haber yapılmıştır.

    --- spoiler ---

    "kalbi ve kanadı kırıkların milletvekili adayı" sloganıyla yola çıkan saadet partisi ordu milletvekili adayı muammer bilgiç, ''bizi ekranlara çıkartmıyorlar, biz de ekranlara çıkmanın yolunu bulduk'' diyerek ilginç bir seçim çalışmasına imza attı.

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    "kıymetli efendim, size biraz kendimden bahsetmek istiyorum. bir insanın kaygılarından, acılarından, umutlarından bahsetmek istiyorum. belki biraz uzun olacak ama bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. belki biraz dağınık olacak ama bunu da heyecanıma verin. içinde bulunduğum deriyi, doğduğum şehri ya da zamanı ben seçmedim. elimde olmayan sebeplerden şikâyetçi de değilim. olup biteni anlamaya çalıştım. üzerimizde yükselen göğe, kenarında durduğumuz denize, karşımızda dikilen dağlara, ayaklarımızın altında yayılan toprağa hep hayretle baktım. yaşamı rutine bağlamak istemedim. her yeni günün gerçekten bir yeni başlangıç olduğuna inandım. bir karıncanın, bir papatyanın, bir çakıl taşının üzerimizdeki hakkını düşündüm. yüz yıl önce olmadığımın yüz yıl sonra da olamayacağım anlamına geldiğini iliklerime kadar hissettim. toprağa derin kazıklar ekip göğü delen binalar yükseltmenin yavru bir kediye küçük bir kapta süt vermekten daha heyecanlı olmadığının farkına vardım. herkesin her yere yetişmek için koşturduğunu ama mezarlıkların işlerini yetiştiremeyen insanlarla dolu olduğunun farkına vardım. hızlı ve öfkeli olmanın, daha hızlı ve daha öfkeli olmanın salık verildiği bir zaman diliminde insan yavaşlamalı ve etrafında olup biteni anlamaya çalışmalı dedim. biriktirmeyi değil paylaşmayı, kavgayı değil kardeşliği, menfaati değil aşkı, rekabeti değil yardımlaşmayı tercih edenler iyi ki vardılar. insanın ve dünyanın merhametle daha da güzelleşeceğine inanıyorum. bir bardak suyu ikram etmenin, bir lokma ekmeği bölüşmenin, bir küçük tebessümüesirgememenin kabarık bir banka hesabından daha sevimli olduğunu düşünüyorum. insana yakışan kibir değil mütevazı olmaktır. sermaye ve güce boyun eğmenin onurlu bir tarafı asla olmayacaktır. insan gibi yaşamak her insanın hakkıdır. kalbi ve kanadı kırıklar güzel insanlardır. insana kasteden her düşünce zulüm getirir. yeni bir dünya mümkündür. düşlerim olduğu için yaşamak anlamlıdır. ben kazandığımda kimse üzülmesin istiyorum."
    --- spoiler ---
  • video

    şöyle bir esaslı okkalı gerçekleri savuran bir konuşmasına denk geldiğim, saadet partisi ordu milletvekili adayı. böyle adamlar şart.