1. enclave adlı oyunda kafesteki bir goblinin size başından geçen olayları anlatırken kullandığı, oyuncuyu dumur eden sıfat.
    "kocaman savaşçı geldi, nası büyük böyle görsen altına sıçarsın, mu'azzam" gibi bir replik ile sarfeder malum sıfatı zavallı goblin.
  2. alışılmışın sınırlarını aşan.güçlü önemli manasındaki söz.
  3. azam kökenli olduğu için aslında büyük, ulu olma durumu anlatan bir kelimedir. ancak zaman içinde kelime anlam kaymasına uğramış, harikulade, muhteşem gibi kelimelerin anlamına yaklaşmıştır

    yabancı dillerdeki grandiöz de benzer bir yol izlemiştir.
  4. pek osmanlica kokenli kelime kullanmamalarina ragmen, tum basketbol camiasinin (ismet badem, mete aktas vs) siklikla kullandigi kelime. smac ve crossover'larin buyusunu arttiriyor sanirim. bir keramet vardir diye biz izleyiciler de yipratir olduk bu kelimeyi.
  5. günlük hayatta bu kelimeyi kullanan insanlara feci imrenmekteyim. tarifi zor olmakla birlikte, bir kitap olsun, yapı olsun, genelleyelim bir eser hakkında yorum yaparken bitirişi (ağzını da meğer burması yaparak) "gerçekten muazzam" yorumu ile yapan genç insanlar bende feci entelektüel, çok şey görmüş, o konuda çok eser incelemiş biri fikrini uyandırıyor. kelime yersiz kullanılmaktadır, şudur budur bilemem ama ben imreniyorum bu tribe. kendim yapmaya kalkınca yakışmıyor ama..

    - istiklalin girişinde bi pideci var, muhakkak gitmelisiniz. kavurmalı pidesi hele, (bu noktada alt dudak dışarı, gözler vurgu mahiyetinde belertilmiş, baş aşağı yukarı sallanarak) gerçekten muazzam!

    bakın olmuyor, sigara içen kapuçin maymunu gibi görünüyorum.

    benzer bir özendiğim sıfatlama da "başarılı" kalıbıdır. sıradan kullanımında başarılı sıfatı başaranı, yani özneyi tarif etmek için kullanılır, başarılı mimar olur, başarılı öğrenci olur. ama bazı insanlar bunu başarılmış nesneyi sıfatlamak için kullanır ya, hah işte o. nasıl bir profesyonellik, nasıl bir entelektüelite katıyor yoruma anlatamam. bu kullanım çok yaygın olmamakla birlikte bunu sık yapan yakın bir arkadaşım vardır. diyelim yemek yaparım, nasıl olmuş derim, tadına bakıp ciddi bir yüz ifadesi ve hafif bir baş onaylama hareketiyle "kesinlikle başarılı!" der. radyoda bi şarkı çıkar, "serkan bak dinle bak canavar gibi şarkı bu" derim. bitince gene aynı ciddi ifadeyle " evet, oldukça başarılı" der. bunu da taklit ederim hemen, misal çiğ köftecimizi değiştirip yeni bir yerden getirttiğimizde, tadına bakıp diğeriyle karşılaştırma yaparken normalde diyeceğim gibi "süpermiş bu yaa" demedim geçenlerde. tadına baktıktan sonra ciddiyetimi bozmadan soğukkanlı bir yüz ifadesi ve sıfır mimikle "kesinlikle başarılı!" dedim. kendimi bir çiğ köfte gurmesi gibi hissettim o anda, sanki hayatını dünyanın dört bir yanını gezip sadece çiğ köfte tadarak geçirmiş birinin profesyonelliğini hissettim. gel gör ki nasıl göründüğümü gözümde canlandırdığımda çok güdük durdu. homer simpson göbeği olmayan bir insan bir yiyeceği "başarılı" diye nitelendirmemeli kanımca..

    bu sabah saçmalamamı "bilmişlik, insanın kendine yakışan tribe girmesidir" diyerek bitirmek isterim.
  6. arapça: az zam alan, düşük ücretli.
  7. 1. çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman: “muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı.” -h. e. adıvar.
    2. alışılmışın sınırlarını aşan.
    3. mec. güçlü, önemli: “fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim.” -a. gündüz.*

muazzam hakkında bilgi verin