şükela:  tümü | bugün
  • an itibariyle aboneliğimi türkçe alt yazı sıkıntısı nedeniyle bitirdiğim site. derdimi anlatacak kadar ingilizcem var, ancak derdimden büyük filmleri izlemeyi seviyorum.
  • 2007 yilinda http://www.theauteurs.com/ adresiyle efe cakarel tarafindan kurulan, avrupa birligi medya programi, dunya sinema vakfi ve unlu film sirketleri tarafindan desteklenen bagimsiz, yabanci ve klasik filmleri online izleyip uzerine yorum yapabilecegimiz, yazilanlari okuyup paylasabilecegimiz harika internet sitesi. sevdik sevdalandik, ukte idi doldurduk.

    http://mubi.com/
  • skandal bir maille türkçe hizmetlerini kaldırmış sinema izleme platformu. milleti türkçe altyazılı film izleteceğiz diye üye yapmışsın, birçok kişinin üyeliği devam ederken aniden sadece ingilizce hizmet vermeye başlıyorsun, bunun adı da "küresel parti" oluyor. sikerler senin küresel partini. bakın "artık türkçe altyazı koymayacağız" cümlesini nasıl süslü kurmuş, milleti nasıl keriz yerine koymuşlar:

    "internette hiçbir sınır yok ve inanıyoruz ki sizin için de öyle olmalı. önümüzdeki birkaç gün içinde mubı ailesinin tüm dünyada tek bir çatı altında birleştiğini göreceksiniz. bu ne anlama mı geliyor? hâlâ dünyanın her yerinden en iyi filmleri seçiyor olacağız (bu hiçbir zaman değişmeyecek), sadece bundan böyle hizmet türkçe yerine ingilizce olarak önünüze gelecek. bu sayede dünyanın dört bir yanından sinefillerle daha rahat bir şekilde iletişime geçebilecek, belki de kendinizi jakarta’daki bir kara film tutkunuyla hitchcock tartışırken bulacaksınız. kaldı ki nereye seyahat ederseniz edin mubı hissi hiç değişmeyecek ve belçika’dan brezilya’ya uzanan bir yelpazede her ülkenin kendine özgü seçkisinin tadını çıkaracaksınız. küresel partimize hoş geldiniz. sevgiler, efe"

    ayrıca muhtemelen ajans tarafından yazılmış bu metnin sonuna imza atan efe kardeş, şu metne kendin inanıyorsan bir şey demiyeceğim. arkadaş kimi sikiyorsunuz ya?
  • mubi'nin yurt dışına açılınca bozulduğundan bahsedilmiş. halbuki mubi amerika'da kurulmuş ve daha sonra merkez ofisini londra'ya taşıyıp tüm dünyada faaliyet göstermeye başlamış ve kurulduktan ancak beş yıl sonra türkiye'de de ofis açmış bir oluşum. 6 liralık aylık, 35 liralık yıllık ücretler de türkiye pazarına özeldi ve bu da tüm dünyadaki en ucuz mubi hizmetiydi. yapılan zam üç yılın sonunda buradaki ücretleri de diğer ülkelerle aynı seviyeye çekmekten ibaret. açıklanamayacak bir şey yok yani. keşke biraz daha okusak etsek de hiç değilse böyle güzel girişimleri cehaletimizle kirletmesek.
  • koskoca netflix türkiye'ye benzer pazarlara giriş yaptı üstelik sürekli artan altyazılı içerikleriyle, peki mubi ne yaptı, globalleşiyoruz diye türkçe altyazıyı kaldırdı hatta ingilizce seslendirme de altyazı bile koymadı.

    şimdi sizce hangisi daha global bir firma!
    hangisi daha doğru bir karar verdi!
  • büyük bir şans eseri üyeliğimin yanlışlıkla iptali ve türkçe altyazı desteğinin kalkmasını aynı zamana denk getiren film sitesi (sen anlamazsın sen de ingilizce de yoktur zaten etnosantrik cahil herif mi demek istediler bilemedim gerçi).
    her ne kadar ingilizce altyazıdan şikayetçi olmasam da yeni uygulamasını tiksindirici buldum. dünyaya açılacağım diye çıkış noktasını, yerelini silen tek dangalak girişimci türkiye'den çıkardı zaten. bence bu, bu toplumun ("bu ülkeden daha bıçkın bir tamlama bilmiyorum") genel alerjisidir açıkçası. evrensel, global olmanın yolunu özünü yok saymakta arayan her tür yapı (bu bir şirket de olur bir etnisite de) hem yok olmaya hem de başarızlığa mahkumdur bana göre. çünkü 6300 üyen de olsa o kitle senin başat kitlendir, sahip çıkman gerekir. hiç mi kurumsal iletişim bilgin yok azıcık mı halkla ilişkiler öğrenemedin derler adama. doğrudan ilgili bir örnek sayılmasa da mcdonals'ı ele alalım: bu adamlar avrupa'ya açılınca amerika'daki şubelerini kapatıyor mu, bu ne salakça bir fikirdir!
    sözün özü önceki suserlardan birinin dediği gibi, mubi kendini, hali hazırda torrentten ingilizce altyazıyla indirilebilecek filmlerin ücretli bir formuna dönüştürerek efsane bir dangalaklık örneği göstermiştir.
    daha da davos'a gelmem diyorum.
  • filmlerin türkçe isimlerinin yanında orijinal isimlerinin de yazması gerektiğini düşünüyorum.
    hatta sadece orijinal isim de olabilir bence..
  • türkiye direktörü cem altınsaray, mubi'yi yekta kopan'a anlatmış:

    "mubi’yi diğer platformlardan ayıran en belirgin özellik ‘curated content’, yani seyirciye bir arşiv değil, bir seçki sunuyor olması. tatil köylerinde tabağımıza binbir çeşit şey doldurup yarısını bile yiyemeden sofradan aç ve mutsuz kalktığımız bir yemekle, iyi bir şefin özenle hazırlanmış menüsü arasındaki farka benzetebilirim diğerleriyle karşılaştırdığımızda mubi’yi."

    devamı burada...
  • divxplanet'ten altyazı indirip paralı hizmet veren yer. korsan altyazı ile orijinal film keyfi. gerçi filmleri de torrentten indiriyorlarsa şaşırmamak lazım.

    dizi siteleri bile ücretsiz ve korsan yayın yapmalarına rağmen artık başka yerden altyazı almıyor hepsi kendi çevirmen kadrosunu oluşturmuş takır takır tüm dizilerin çevirilerini kendileri yapıyor. bunlar paralı hizmet vermesine rağmen bir filmi çevirtemiyor, internetten korsan altyazı indirip müşteriye dayıyor. iyiymiş valla.
  • çok iyi bir film sitesi olduğu için aklımızı alan, gönlümüzü çelen bir yerdi mubi. birkaç gün önce gelen maili yalnızca ingilizce sinopsis ve her ülkede aynı filmin yüklenmesi olarak yorumladık, böylece aynı günlerde aynı filmleri izleyen sinefiller buluşmuş olacaklardı. fakat iki gündür filmler 12'den de sonra yükleniyor ve bugün gördük ki altyazı seçeneği yok. ben bu filmlerin hepsine ya da büyük kısmına torrent vasıtasıyla da ulaşırım ve altyazısını bulamayabilirim, yani aynısını yaşarım zaten, yasal yollarla film izlemek istememin ne manası kaldı? mubi'yi benim için kıymetli yapan bu durumdu. üstelik hiçbir şekilde birkaç gün öncesinde duyurup bu kadar ani bir değişikliğe hakları yok, benim neredeyse bir yıl daha devam eden bir sözleşmem var nihayetinde ve ingilizce film izlemek zorundayım. neden? içerik değişikliği yapabilmek sözleşmeye eklenen bir maddeyse, ben de aynı anlaşmayı feshedebilirim aynı sebeple. birbirini etkileyen dört arkadaş olarak üye olduk ve galiba hepimiz sonlandırılmasını talep edeceğiz. üç gün önce mail atıp hemen arkasından böyle bir değişikliğe gitmek ayıp çünkü.