şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: mucadele)
  • yaşam döngüsü içinde insanın seçimleri için sergilediği çırpınıştır. başarır ya da başarmaz ama var olabilmek için bir şeyler yapmak zorundadır bir hayat boyu.

    sahip olduğu, olacakları ve olamadıkları için kazanmak ve kaybetmemek için sürekli mücadele eder. kazanır ve kaybeder bu oyun son nefese kadar oynanır.
  • rüzgarın önüne düşerseniz, rüzgar sizi istediği yöne savurur, taşlara, kayalara çarpar, lime lime eder sizi... rüzgara, akıma karşı koyun, mücadelenin zorluğu ve yasası bunu gerektiriyor.
  • her an her saniye yapmamız gereken şey. bi an bıraktığın zaman herşey yerle bir olabilir.
    özellikle de herhangi bir destek yoksa.
  • hayatım boyunca şanslı olduğum noktalar tabi ki oldu ama hiçbir şeyi kolay elde etmedim. o yüzden hayatımdaki şeylerin kıymetini bilmeye çalışıyorum mümkün olduğunca. bu zamana kadar korkak davranmadım ne aşkta, ne sevgide, ne kavgada ne işte ne de hayatta herhangi bir konuda. kendime hep güvendim baş edebileceğime inandım. yorulduğum, pes etmeye yaklaştığım, hayal kırıklıklarımın acıttığı dönemlerde ise sevdiklerimin desteği ile ayağa tekrar kalktım. gönül işlerinde sevgimin gücüne, sadakatime güvendim zorluklar karşısında mücadele etmeyi hiç bırakmadım. biraz safım belki bu konuda yüreğimin sesinin her sorunu çözebileceğine inandım, inanırım, inanacağım... yani bu hep böyle gidecek bende. yenilmek pahasına mücadele etmekten vazgeçmeyeceğim.
  • kimi durumlar, sükuneti gerektirir. bazen hırs ve öfke bazense sevinç ve mutluluğu dışa vurur bünye.
    ama mücadele tutkusu, hayatı yaşadığını ciğerlerinin her zerresine kadar hissetmek bunun en büyük gereği. (bkz: hacı murat) adlı kitapta yazdığı gibi, o yabani otun toprağa yapıştığı gibi yapışmak, kellesini o kadar kolay teslim etmeyen o murat gibi tutunmak hayata, nefret etsende umudunu yitirsende, kaşlarını çatıp yumruğunu sıkıp, kronosun bağrında yatan o zafer yumrusunu avuçlarına alma arzusu gibi bu. insan olmanın, bilinç olmanın ve (bkz: us 2 little gods) adlı tınıdada bahseettiği gibi, bizden küçük tanrılara, yani yine bize ulaşan hırslarımızdır.
    parmaklarını kırarcasına, başarma duygusunu hissetmek ve gökyüzüne bakıp, öleceğini bilerek, bu hırsın ve arzunun deli şehvetik duygusunu özümsemek. terlerin toprağa adım adım damlarken, sonsuz bir parkurda, sondan bir önceki adımı atmak gibi.
    mücadele... arzu ve sen...