şükela:  tümü | bugün soru sor
  • okullarda öğrencilerin daha fazla muhatap olduğu için müdürlerden daha fazla nefret ettiği meslek grubu.
  • mudur olmayan ama mudurun sag kolu olan unvan.
    (bkz: anlat kizim melahat)
  • genellikle disiplin kuruluna başkanlık edip, öğrencinin kazandığı bonus puanlar sayesinde bir de dayak kazanması sonucu işi daha da yoruculaşan okul yetkili kişi bişiysi.
  • okullarda müdürden daha müdür olan, müdürü genelde her konuda dolduruşa getiren, her şekilde sözünü müdüre geçiren, ama çoğu zaman müdürün kuyusunu kazmaya çalışan, genelde bütün angarya işleri yaptığı için de huzursuz ve kıskanç olan kişi.
  • okulda ogrencilerin oldugu denli ogretmenlerin de nefretini bunyelerine cekmeyi basarmis meslek grubu. nobetci dagilimi, ders programi, olasi seviye tespit sinavlarinda yer degistirme lokasyonlari gibi cokca angarya isi karmasik hale sokarak tek tek baz alindiginda hemen her ogretmeni magdur etmedikleri yetmiyormus gibi ara ara gorevlendirdigi nobetci ogretmenine bir sekilde guvenmeyerek ders zili caldiginda ogretmenler odasini yoklayan kisidir. ogrenci islerinde her daim on planda oldugundan daha cok un salmis olmasi aslinda zararinadir, cunku "sevilmez bir kisilik" olusturmada hassastirlar, yaparlar. bazi mudur yardimcilari belli belirsiz sure sonunda sahlanip yururken, bazi efsane muzmin mudur yardimcilari da tarihe adini hep kazimistir zira hicbir zaman ust idari kadro ile arasi siyaseten uyusmamistir, oyle kalakalmislardir yerlerinde.
  • okulun amelesidir ve en sevilmeyenidir.

    müdür sevmez, işime karışıyor der.
    öğretmen sevmez, istediğim gibi ders programını yapmıyor der.
    öğrenci sevmez, adam gibi bi teyp çaldırmadı sınıfta der.
    veli sevmez, ne zaman gelsek işi var, bir dedikodu yapmadı bizle der.
    hizmetli sevmez, hep iş buyuruyor der.

    halbuki,

    müdürünüz en yakın kankası olan banka müdürü ile borsada parasına para katarken, siz onun yapması gerekenleri de fazlası ile yapar, kıçını kurtarır, onun nerde olduğuna dair yalan bile söylersiniz: doktora gitti, ilçeye indi, toplantıya gitti gibi..

    çok sınıf, az öğretmenle okuldaki ders programını oluşturmaya çalışır, tüm öğretmenlerin gönlünü yapmaya çalışırsınız. haftada 28 saat derse giren bir öğretmenin, boş olan 2 saati son saatlerine gelmedi diye de bir sürü laf yersiniz.

    hadi okulun son günlerinde teypti, partiydi izin verirsiniz de, henüz okulun yeni açıldığı hafta sınıfta açılış partisi yapmaya niyetlendiklerinde haliyle izin vermezsiniz. çocuk bu, kaldığı yerden devam etmek istiyor.

    kimi veliler, dertlidir. evde kocası ile olan sorunlarını, birilerine anlatmak için yanar tutuşur. mahalle halkından yüz bulamayınca, okula dadanır. müdürü bulursa müdürle lak lak eder. ama müdürün bunlara ayıracak vakti yoktur. bir sonraki aşama müdür yardımcısıdır. anlatırda anlatır. önceleri dinliyor gibi gözüksenizde, lafın sonunu dinleyecek haliniz kalmaz. müdür yardımcısından da istediği randımanı alamayan veli, hizmetli odasını keşfeder. o mutludur, hizmetliler mutludur. bu arada okulu bok götürme riski de yüksektir.

    çoğu okulda hizmetli kadrosu boştur. emekli olduktan sonra yerlerine kimse verilmemiştir. sebep, bütçenin öncelikle öğretmen açığına ayırlmasıdır. önce eğitim, sonra temizlik. hal böyle olunca, okul kendi imkanları ile hizmetli tutar. kendi imkanlarınız, velilerin bağışlarıdır. birde okul aile birliğine kalan kantin kirası diyelim. eğer okul bahçesini otopark olarak çalıştıramıyorsanız, başka da bir geliriniz yoktur. 2 binalı, toplam 8 katlı okulda paranız en fazla 5-6 işçiye yeter. verdiğiniz para yeterli değildir bilirsiniz. tutulan işçide istediğiniz temizlik için yeterli değildir. bu yüzden hep iş buyurmak zorunda kalırsınız. asla kendiliklerinden iş yapmazlar.
  • makam delisiyse iç hatları görmemişcesine sürekli kullanıp "bir dakika gelebilir misiniz" diye etrafındakileri ayağına çağıran, görev dağıtımı yap deyince suyunu çıkarıp elindeki bütün işleri alabildiğine dağıtıp boş kalınca sağa sola saldıran insanlar olabiliyorlar. iyi seçmek , saldırgan olmamasına dikkat etmek gerekiyor.
  • bu göreve terfi ettiğin andan itibaren beraber çalıştığın insanların kiminin az kiminin çok tepkisini çekersin.

    = kutlama ve tebrik =
    müdür istemediyse -> doğru düzgün kimse kutlamaz
    müdür istediyse -> masana çiçekler yağar

    = eğer boş bir kadro ise işin zor =
    bir işyerinde müdür yardımcısı yoksa, müdür hiç bir zaman müdür yardımcılığına terfi edenleri sevmez.

    = sidik savaşı ise boku yedin =
    bazende müdür ile onun üstündeki yetkilinin sidik savaşı dolayısı ile terfi edersin. o daha da vahim. aslında her ikisi de senin terfi etmeni istiyordur ama üstünün üstü ilk telaffuz ettiği için müdürün istemez. terfi ettirilirsin. otomatik olarak diğer geri kalan tüm personel sana gizliden bir tavır alır. aslında sen çatışmaların ortasında masum bir çocuk gülümsemesindir ama senin dışında gelişen olayların ceremesini sen çekersin. yıllarca beraber çalıştığın müdürünün nasıl bir anda değiştiğini görürsün. diğer çalışanların nasıl içten haset ettiklerini farkedersin ve hassas bir yüreğin varsa içten içe 'insanın gerçek yüzü' bir kez daha suratına tokat gibi çarptığı için üzülürsün.

    = amman dikkat =
    tavır alanlara aman dikkat. çünkü mutlaka ellerine fırsat geçtiğinde seni alaşağı edeceklerdir. ve acımayacaklardır. koş yoksa düşersin.

    = sonuç =
    çok üzülürsün sonra geçer. gelsin artık artan maaş sebebiyle paralar. ne de olsa bir hafta dedikodunu ederler, bir ay tavır alırlar sonra artık müdür yardımcısısındır. her şeyin bir bedeli var.
  • hoca için isterse hayatı tozpembe isterse alev kırmızısı yapabilecek yegane kişidir.
  • teftiş, bu görevin en kara yazısıdır. bütün forsu bir anda müfettiş ayakçılığına dönüşür. kepazeliğin diğer adı, evrak manyaklığı, ameleliğin takım elbise giymişi.