şükela:  tümü | bugün
  • karısı dul, cebi doludur. et yer, rakı içer toplu gezerler
  • üç gün önce bir ilköğretim 4. sınıf öğrencisiyle arasında şöyle bir diyalog geçmiştir:

    - söyle bakalım. eğer atatürk, kıyafet devrimini yapmasaydı ne olurdu?
    - hepimiz çıplak kalırdık!
  • bazen eğlenceli teftiş performansları sergileyebilen, öğretmeni kafaya alma girişimindeki denetimci.

    bugün başımdan geçen eğlenceli teftiş hatıramı sizinle de paylaşmak isterim. malazgirt bölgesindeki öğretmenlerin korkulu rüyası bir müfettiş sınıfıma ders zilinin çalmasına 15 dakika kala resmen daldı ben de o sırada sıralardan birinin üzerine oturmuş bir halde çocuklara konuyu anlatıyorum. müfettiş bey içeri girince ben tabi irkilip zıplayarak aşağı indim. bi gülüştük karşılıklı olarak bu duruma.

    ve olaylar gelişti.

    müfettiş - hocam belgelerinizi aliim

    dedi girer girmez. baktı etti filan günlük plandır, rehberliktir, etkinliktir. bir de toplantı tutanakları var. zümre öğretmenler kurulu, şube öğretmenler kurulu. asla gerçekleşmeyen toplantıların tutanakları.

    onlara baktı şöyle bir. internetten indirip bi kaç yerini değiştirmiştim. o tutanaklar içinde adı geçen bazı kanun maddeleri değişmiş. benim de haberim yok tabi.

    müfettiş - değişti bu kanun maddeleri.
    netameli - hmm
    müfettiş - olmaz böyle ama.

    diyerek bir açıklama istercesine yüzüme bakınca dayanamayıp:

    netameli - hocam açık konuşayım mı?
    demiş bulundum . güldü tabi müfettiş.

    m - konuş
    n - hocam aslında böyle bi toplantı olmadığı için tutanağı da bu kadar oluyor tabi.

    bir daha güldü müfettiş

    m - tamam da formalite de olsa doğru yap.
    n - hmm* tamam..

    müfettiş beyin girdiği esnada sınıfta güle oynaya ders işliyorduk. yani ölüm sessizliği yoktu sınıfta.

    m - azıcık otoriter ol bu kadar gevşek olma
    n - hocam sıkmak istemiyorum çok fazla. zaten bu sene oks sınavları var bunların. eğlenelim öğrenelim tadında olsun diye ödev vermiyorum. alıştırma yapıyoruz bol bol soru çözüyoruz.

    m - sıkılmazlar senden bi baksana kendine
    n -` :töbeeeee` eheheheh

    gene güldü.

    bu esnada en arka sırada oturuyoz ikimiz. benim belgeler evriliyor çevriliyor. şuraya dikkat et deniliyor filan. çocuklar da tahtadaki cevapları deftere geçiriyorlar güya ama bizi dinliyorlar.
    sonra birden

    m - sen! kalk bakalım tahtaya.
    dedi bir öğrenciye. çocuk da nasıl sessiz bir şey.. kalktı garibim ama şapşallaştı. en nihayetinde müfettiş bu. bi nevi canavar olma ihtimali yüksek.

    m - sil tahtanın sol tarafını

    dedi. eli ayağına dolandı çocuğun. gitti tahtanın sağ tarafına.

    m - sol olum

    dedi ama nafile çocuk daha da sağa gitti. dayanamayıp

    m - senin sol kolun hangisi

    dedi. doğru kolunu kaldırdı neyse ki

    m - hah o kolunun olduğu tarafa git. şimdi yaz bakalım. beş tire.

    çocuk şöyle yazdı:

    5 tire

    ben dayanamayıp duruma müdahale ettim.

    n - olum çizgi çek.
    m - onun adı tire
    n - anlasın diye dedim hocam.

    gene güldü.

    m - böyle de anlasın dedi.
    n - tamam

    dedim sustum tabi o noktada.

    m - sil çocum onu tire yap.

    çocuğun kafası karıştı, heyecan bastı zavallıyı. hangi elinde silgi olduğunu karıştırdı. tebeşirli elini silgili el zannetti. sürttü tebeşiri yazının üstüne. ben yarılıyorumm gülmekten. müfettiş bey delirdi tabi.

    m - olum bırak tebeşiri silgiyle sil

    neyse sonra
    5 -
    4 -
    3 -
    2 -
    1 -
    yazdırdı alt alta. sınıfta kaç kişinin karnesine beş geldi kaç kişinin dört vs. not dağılımı dengeli mi diye baktı. neyse orada da bir sorun çıkmadı.

    m - sende örtmenlik heyecanı var ama teknik üzerine çalışman da lazım. şu proje ve performans ödev konularını nasıl verdin çocuklara bakayım
    dedi. ben bir süre kağıtlarla cebelleştim bulmak için. birkaç dakika sonra buldum ilgili belgeyi.

    m - dağınıksın sen galiba biraz
    n - eee.. evet.. biraz..

    gene güldü.

    m - tertipli ol biraz
    n - peki.

    kağıt işlemleri bitip de, öncesinde o kadar şebek durum yaşanınca adam potansiyeli farkedip muhabbeti koyulaştırdı.

    m - hmm..söle bakiim benim hakkımda ne diyor öğretmenler?
    n - hocam açık açık söyleyeyim mi?

    gene güldü.

    m - söyle
    n - valla hocam kıl diyorlar sizin için.

    bastı kahkahayı.

    m - hadi ya?!
    n - suratsızmışsınız hocam. haa bir de sizin adınızı soyadınızı değil sadece soyadınızı söylüyorlar sizden bahsederken.

    m -` :hakkari yi görmüş müydün sen smiley si`
  • yazmak zorundayım:

    ünlü arap dilbilimcisi days'in yaptığı depderin araştırmasına göre; müfettiş teftiş ile değil, fetiş ile aynı kökten geliyor. şu halde müfettiş, "fetiş sahibi" anlamında demek oluyor bu. o ki: bir memur için ne kadar korkutucu ise müfettiş kavramı, senin için de öyle olması gerekiyor bu bilgiyi aldıktan sonra; zira onun altından ne çıkar bilemezsin. adam neyin müfettişi kimbilir? çünkü adam gelip 'ben müfettişim' dediği zaman sana, belli bir obsesyon belirtmiş oluyor. bence çekinmen lazım.

    en doğru kullanımına da cümle içinde örnek verip çekiliyorum:

    - ben ayağa müfettişim.
  • her nasıl olduysa bizim bile zor gidebildiğimiz okulumuzun bulunduğu istanbul'un köyüne, öğretmenliğimin dördüncü yılında nihayet gelebilmişlerdir. (bilmeyenler için söylüyorum; ilköğretim okullarına iki, ortaöğretim okullarına üç yılda bir gelinmelidir normal şartlarda.)

    ilkokul ikinci sınıf, mevcut kırk. bir öğrenci okuma-yazma bilmiyor ve müfettiş amca okuma yaptırmak için eline sınıf listesini aldığında bilin bakalım kimi seçti?

    böyle de kıllar.
  • insanlar kahvaltı öncesi havuza girerken, hotelin önündeki havuzun yanından yazın 40 derece sıcaklığında takım elbiseli olarak geçen, turistlerin bile irkildiği meslek mensubu.
  • bizi değil öğretmeni teftişe gelirmiş aslında. derdimizi anlatabileceğimiz tek insanmış da biz yanlış anlamışız amk
  • bugün ilk müfettişle sınavımı verdim daha doğrusu bol bol teselli aldım kendilerinden. adımı sorar sormaz ben ücretliyim yeaaa diyerek bırak beni be demek istedim amma velakin dersimize teşrif etmekten alıkoyamadım kendilerini ne yazık ki.. neyse efenim şimdi müfettiş bey sordular hocam puan kaç diye, 85 deyince bu puanla kalmışsın vah vah deyip tüm ders boyunca oturduk beraberce ağlaştık yeminlen... o değil de vallahi içli adammış vesselam sonradan müdür yardımcıyla selam bile gönderd,i üzülmesin bir sonraki seçimde kadroyu kesin alır demişler ayrıca... bu yüzden sevdim ben bu müfettişleri.iyi teselli ediyorlar insanı.bir de çantamı çok beğenmiş nerden aldğımı sordu. samimi adam vesselam...
  • “benim müfettişlerle ilgili, teftiş elemanları ile ilgili genel kanım şudur: türkiye’ nin en değerli elemanlarıdır. yani bu imtihanlar kolay değildir. en seçkin kimseler bu imtihanlara giriyorlar, ondan sonra üç sene veya daha fazla müfettiş yardımcılığı yapıyorlar, ondan sonra müfettiş olabiliyorlar. okullarında genellikle en iyi, çalışkan olan kimseler, iyi bir dereceyle bitiren kimseler ve yine ... gördüğüm duruma göre de bilahare müsteşar olanlar, umum müdür olanlar umumiyetle müfettişlik mesleğinden gelir diye bizim mühendislerin böyle bir kanısı var; duyduğumuz, gördüğümüz şeyleri söylüyorum. tabii bunun ifade ettiği bir mana var. eğer bu böyle ise –ki böyledir- bunun ifade ettiği mana; bu elemanlar türkiye’nin en kıymetli elemanlarıdır manasını da beraberinde taşır; bunu böyle kabul etmemiz lazım.”
    turgut özal
    eski başbakan ve 8. cumhurbaşkanı

    http://denetde.org.tr/…imgetir.ashx?tip=8&dergiid=3
  • komik sürümleri var bunların

    geçenlerde çalıştığım anaokulunu denetlemeye gelen müfettişlerden biri dersime girdi, çocuklara ingilizce birşeyler sorabilir miyim dedi, buyrun dedim. (birkaç kelimenin ingilizce karşılığı, renkler, hayvanlar, vs) sonra ingilizce kaça kadar sayabiliyorsunuz dedi çocuklar 10'a kadar saydılar. ''hocam okul öncesi eğitimde 10'a kadar öğretilmesi doğru değildir. tavsiye edilen 5'e kadardır'' dedi. sonra döndü atatürk'ün portresine ''who is this?'' dedi çocuklar da hep bir ağızdan ''atatüüüüüürk'' dedi. sonra da ''what is the name of atatürk's sister?'' dedi. çocuklar bön bön bakakaldı tabii.

    10' kadar çok diyor sorduğu soru kalıbına bak, yuh yani. ayrıca okul öncesi eğitimde sadece atatürk'ün anne ve babasının adını öğretiyoruz. şaka gibi..