• müflis; "mahkeme tarafından iflas ettiğine hükmedilen kimse"dir, bitmiş, tükenmiş insandır, tüzeldir.
  • batkın, batık.
  • bütün parasını batırmış ya da hileli yollarla işletmesini iflas etmiş gibi gösteren kimse.
  • verecek cevabi olmayanlarin kacis cumlesi sarf etmek istediklerinde kullandiklari, dinleyenlerin "neydi lan bu nobransi kelime" dedigi joker kelime.

    ornek kullanim:
    -oglum kim kirdi bu vazoyu?
    -muflis tuccarlar.
  • bunun bir de hileli müflis olanı vardır ki, aslında tacirin hileli müflis olanından korkacaksın.
  • “benim ümmetimden müflis o kimsedir ki, kıyamet gününde namaz, oruç ve zekât gibi ibadetlerini yerine getirmiş olarak allah’ın huzuruna gelir. ancak bu ibadetlerin yanında öyle günahlar da işlemiştir ki, kimilerine sövüp saymış, kiminin kanını akıtmış, kiminin malını yemiş, kimine zina iftirasında bulunmuştur. bu durum karşısında, onun ibadetlerden elde ettiği sevaplardan alınıp hak sahiplerine dağıtılır. eğer ibadetleri ve iyilikleri bu hakları ödemeye yetmezse, hak sahiplerinin günahlarından alınıp hak yiyenin günahlarına eklenir. böylece sevapları elinden gitmiş, günahları ise daha da artmıştır. işte böylece, müflis durumuna düşmüş olan bu kişi cehenneme atılır.” [müslim]

    tanıdınız mı bu kişiyi, ıksırana tıksırana kadar yetim, yoksul, gazi hakkı yiyenler...

    bir kereden bir şey olmaz, gönlü kaymıştır, o da insan, başkası olsaydı o da yiyecekti, bundan öncekiler de yedi ve benzeri bahane, yalanların arkasına sığınanlar sözüm size, bu bahaneler ile yapılan hırsızlığın, yolsuzluğun, usûlsüzlüğün üstünü örtmeye çalışmak, hırsızın günahına eşittir.

    (bkz: camide siyaset yapmak)
  • osman şimşek'in inkisar adlı eserinden:

    allah resûlü (aleyhissalâtü vesselam) ashabına "müflis kimdir?" diye sorar. ashâb-ı kirâm, müflisin bilinen manasını söyler; "sermayesini kaybetmiş, varını yoğunu yitirmiş, maddi imkânları elinden gitmiş kişidir." derler. resûlullah efendimiz, asıl iflasın ne olduğuna işaret buyurarak hakiki müflisi anlatır: "bir insan namaz, oruç, zekât ve hac gibi ibadetlerden elde ettiği sevaplarla hesap meydanına getirilir. hatırı sayılır hasenatı vardır ama onların yanı sıra birine bağırmış, öbürüne küfretmiş, diğerine vurmuş, berikinin malını yemiş, başkasına iftira atmıştır. günahına girdiği kimselerin haklarını ödemek için kendi namazının, orucunun, zekâtının, haccının sevabından hepsine taksim edilir. bu suretle borçlarını ödemeye çalışır fakat amel defterindeki hasenatı biter de borcu bitmez. bu sefer, hakkına girdiği kimselerin veballerini üzerine alır ve tepe taklak cehennem'e yuvarlanır!" efendimiz, böyle anlatıp "işte, gerçek müflis budur!" buyurur.