şükela:  tümü | bugün soru sor
1174 entry daha
  • avukat, psikolog, adli tıp uzmanı, bilirkişi vb. meslek gruplarını program ekibinde düzenli olarak istihdam ediyor ve onlardan yararlanıyor. kadın bildiğin kendi kendine bir kamu kurumu kurdu. işin kötüsü ise bu kurum çoğu kamu teşkilatından daha verimli çalışıyor.
  • bu kadın dilber fırtına olayında da mimikleri ile ne kadar üzüldüğünü belli ediyordu. yine de o katillerin karşısında sakin sakin konuşarak ağızlarından itirafları aldı. himmet olayında da çocuğun cesedinin yerini göstermesi için himmetin bütün aşağılık itiraflarını sakince dinledi sakince himmeti konuşturdu. palu ailesi vakasında da öyle profesyonel süreci yönetti ki gerektiğinde alttan aldı gereğinde sağlı sollu parçaladı. insanları bilinçlendiren ve farkındalıklarını yükselten bir program yapıyor . motivasyonu da paradan çok yardım etmenin verdiği manevi tatmin. çok iyi bir insan iyi bir haberci
  • palu ailesi'nin gözaltına alınmasının ardından cumhurbaşkanı kendisini arayıp teşekkür etmiş. acaba aynı cumhurbaşkanı bu olayı yıllarca görmezden gelen, bütün şaibeli ifadelere rağmen örtbas eden emniyet mensuplarına da hesap sormuş mu? neyse...

    kendisi eski magazincidir. uzun yıllar magazin programı sunmuştur. bir zamanlar piyasanın çok yakından tanıdığı magazinci * burhan akdağ'ın eski eşidir. yıllar öncenin haberine göre burhan akdağ henüz evli iken ilişkileri başlamış, boşandıktan sonra da şaşalı bir düğünle evlemişlerdi.
    burhan akdağ bu evlilikten olan kızıyla görüştürülmediğini idda etmişti.
  • toplanın gençler, programı ve kurgusu hakkında edindiğim bilgileri sizinle paylaşayım:
    -kendisine(ekibine) ulaşan her olayı kabul etmiyor, sadece reytinge dönüştürülebilecek olayları kabul ediyor.
    - emniyet veya jandarma zaman zaman kendilerinden faydalanıyor, geniş kamuoyuna ulaşması istenen olaylar kendileriyle paylaşılıyor, ekip de reyting getirecek konularsa ilgileniyorlar
    -ekip kendilerine ulaşan konu ile emniyet birimleriyle irtibata geçiyor, emniyet fayda görürse bilgi veriyor.
    - kendilerine ulaşan davalarda kişileri verecekleri ifade konusunda yönlendiriyorlar, kurguyu bozan, verilen talimatlara uymayanların olayları apar topar kapatılıp ekrandan kaldırılıyor.
    -daha önceki entrimde dediğim gibi itirafçılar, tanıklar parayla, yönlendirilmiş ifadelerle, yalan yanlış, kurguyu sürdürebilecek şekilde konuşuyor.

    yani kurgu mu? sapına kadar kurguymuş!
    kaynağım, kendileriyle bir dönem bir vakayla ilgili bilgi paylaşmış birimde görev yapmış bir kolluk görevlisi
  • boş insan terbiyecisi. simsar
  • acun ılıcalı gibi ülkedeki süzme tipleri türk milleti ile tanıştıran kişidir.
  • ön yargımızı palu ile kırmışken fark ettim ki bu programlar, özellikle tek erişimi televizyon olan ve özellikle kadınlar için faydalıymış meğer. bilmiyorum ben de tv manipülasyonlarına yenik düştüm de mi fikrim değişti ama eğitimsiz bir kadının yararlanabileceği en basit bilginin bile (kadınlara, korkuyla sürdürülen bir aile ilişkisinden nasıl çıkabileceği, çocuklara neyi, neden, kime derhal anlatmaları gerektiği... gibi ) bu tarz yapımlarda (gündüz programları, diziler...) paylaşılmasını çok mühim addediyorum. keşke özellikle kadın ve çocuğa şiddette şöyle idari ve hukuki süreçler hakkında bilgileri, ihtiyaç duyan* profilin izlediği her yapıma serpiştirseler. işi gereği adliyelerde bulunmuş herkes bunun önemini bilir.

    program başlığı yerine bu başlığa gelme sebebimse bir eleştiri: "devlete laf söyletmemek" meselesi. anlı, devlete laf gelmesin diye o kadar çırpınıyor ki, neticede kafasında "devlet kim?" sorusunun cevabını yanlış (ve olması gerekenden çok daha geniş) verir olmuş.

    sevgili anlı, bak bu ülkeden n.ç. davası geçti. yani şahsiyet dizisi falan öyle distopik değil bu ülkede, ülke gerçeği. senin ele aldığın vakalarda da devlet görevlisinin ihmali, göz yumması, rüşveti, hatta iş birliği, azmettirmesi olacaktır. sen ucunun bir devlet görevlisine dokunabileceğini anladığın her noktada böyle konuyu değiştirir, yok sayar, "aman aman işin o kısmına girmeyelim" dersen, o "olayların üstünü kapatan" devlet görevlilerinden bir farkın olmaz.

    ideolojik zıtlığım, hatta yer yer (esasında ele aldığı çoğu sorunun esas kaynağı olan) gelenekçiliğe kendisinin de kayıyor olması falan gibi öznel eleştiriler ayrı. o özgür seçimi. hatta reyting meselesi bile. olayı süslemiş mi, uzatmış mı reyting için, gerçekten gerçek bir olayı açıklığa kavuşturuyorsa benim için mahzuru yok. hatta başta dediğim gibi, örneğin ailedeki erkekten şiddet gören kurgusal bir kadın veya çocuk karakter koyup ona usul erkân öğretse bile faydası var. kaldı ki hiçbirimiz işimizi "para mühim değil" diyerek yapmıyoruz. reyting de televizyonculuğun para kazanma yolu neticede. memlekette herkes aldığı parayı hak etmeye çalışsın, kâfi.

    ama yukarıda bahsettiğim olay başka. devlet görevlilerini devlet sanmaktan vazgeçmesi, düşünüp kafasında o ayrımı netleştirmesi şart. yoksa devleti istediği kadar abartılı savunabilir, o kendi ideolojik seçimidir, saygı duyarım. en azından yüklenmeye çalıştığı misyonda samimiyse, bir an önce "polis yapmaz öyle şeyler de..., savcı mı dedi sen yanlış anlamışsındır, hâkimi karıştırma şimdi yahu, o memur öyle demek istememiştir..." tavrından vazgeçmesi gerek.

    yaptığı hatanın aynısını kendisini eleştirmek için "devlet miymiş de o niye hâkimliğe, dedektifliğe, savcılığa, doktorluğa, polisliğe soyunuyor?" diyenler yapıyor. yahu devlet görevlisi görevini yapmamış demek ki olay buralara gelmiş. bu anlamda da zaten bu programdaki vakaların safi varlığı bile esasında bir (en az 1) "ihmal"in kanıtı. devleti savunmayı devlet görevlisinin ihmalini veya suçunu savunmak ile karıştırmayın.
  • kişisel olarak fazla yandaş olması, gelenekciligi ve bazen cinsiyetçi oluşuyla pek sevmesem de yaptığı işi hakkıyla yaptığını düşünüyorum. polisin, sosyal hizmetlerin, savcının hatta bizzat ailelerin veya bireylerin yapması gereken işi kendi ekibiyle yapan bir insan kendisi. acaba bunun çelişkisini yaşıyor mudur? yani bariz polisin ihmali dolayısıyla çözülememiş bir dava karşısına geldiğinde bunu anlayıp hala polisi ve devleti ovmeye devam ediyor ya o noktada bir çelişki hissetmiyor mudur? neyse yine de çoğu insana umut olduğunu ve okuma yazma seferberliği gibi yan hizmetlerle de vatana millete kendince iyi hizmet ettiğini düşünüyorum.
6 entry daha