şükela:  tümü | bugün
  • müge anlı'nın atv'de yayınlanacak yeni programının adı. paso reklamlarda gösteriyorlar. arif verimli, rahmi özkan gibi insanlar da programın daimi konukları olacaklar herhalde.
  • (kulağıma) tuluhan tekelioğlu'nun bir zamanlar habertürk'te yayınlanan programının adından (ç)alınan tv programı
  • sabah şahit olduğum bir dialogla düşüncelerimi haksız çıkarmamış programdır.
    ben ismi duyunca porno tadında bir şeyler bekliyordum.
    açtım herkes giyinik ama eylemler sözlerle yapılıyor.
    hakaretin, rezilliğin ve seviyesizliğin bini bir para.
    daha çok kavga, daha çok hakaret. daha çok reyting uğruna pislik yapmalar.
    sonra da çıkıp aile içi şiddete hayır, ona hayır buna hayır.
    yemezler annem.
    tebrik ediyorum ama.
    az bile bu andavallılara.
  • izleyen insanı geren program.
  • bugünkü bölümünde, 14 yaşında zorla evlendirilen bir kız çocuğu için "kötü yola düşmesindense evlendirilmesi iyidir" denmiştir. ve bu yorumlara ne program yapımcısı ne de orada bulunan hukukçulardan herhangi bir itiraz gelmemiştir. işte ülkem...
  • güreş sporunda bir oyun adı.
    zeki müren kulağı, türkan şoray kaval kemiği gibi.
  • metallica'yı sömüren program. telif ödüyorlar mı merak ediyorum? bütün albümleri sıraya diziyorlar görüntülerde, o kadar yani. ayrıca, bu vesileyle her metalciyi satanist gören yurdum insanını daha beter etkilediklleri bir gerçek. ne kadar üzücü, vahşet dolu görüntü haber varsa fonda unforgiven, sad but true falan çalıyor. metalcilere karşı bir komplo seziyorum müge anlı tarafından.
  • dün müge hanım yine almış karşısına arada bir arapça olarak ayet okuyup sonra türkçe mealini veren bir hatip bey, döktürüyorlar karşılıklı, daha doğrusu hadi diyelim ki bu tanımadığım beyefendi din alimi, dine göre konuşuyor, dini anlatıyor, müge anlı maşallah* döktürüyor.

    bir ara kendisi* buyurdu ki "...bu bizi dinsizliğe götürür. oysa ki insanlar inansa, başkalarının hakkını yemez, bir kadına tecavüz edip sokağa atmaz, başkalarına zarar vermez, bıdı bıdı bıdı bıdı..."

    şimdi, sayın müge anlı;

    bilmiyorum siz dinsiz ya da inançsız insanları ne/nasıl sanıyorsunuz ama bur'dan size bir kafir, hatta kafirin önde gideni, bayrak sallayanı olarak sesleniyorum.. dediklerinizi tam olarak duyamadım, zira sabahın köründe uyanır uyanmaz televizyonu açmak gibi bi' adetim hiç yoktur, böyle bi' gaflete aylardır ilk defa düştüm. ner'den esti, neden yaptım bunu bilmiyorum ama hiç hoş olmadı benim için, sabah sabah sinirlerim zıpladı. ama insanlar inansa* "bir kadına tecavüz edip sokağa atmaz" tarzı bir söz ettiğinizden çok eminim. olmayan allah'a şükürler olsun ki 24 küsur yıllık hayatımda dinden, dini öğretilerden, din öğretmenlerinin garip yorumlarından ileri gelen zırvalardan başkaca da pek çok şey öğrendim. bu öğrendiğim ya da öğrendiğimi sandığım şeylerin doğruluğu da elbet tartışılabilir ama inanan/inandığını söyleyen pek çok insanın aksine, kendisine karşı sorumlu olduğum görünmez bir über varlık olmadı; onun yerine bir sürü insan oldu, kendimden başka insanları da ilgilendiren her türlü eylemime muhatap olan insanlar.. ve yine ne mutlu ki, bu sorumluluğum insanlara karşı olduğu için, allah affeder gibi bir düstura sırtımı dayayıp, yapıp yapıp tövbe etmek gibi bi' şansım, öyle bi' lüksüm olmadı. yani "evlenene kadar/yaşlanana kadar istediğim b.ku yer, sonra hacca gidip tövbe eder, kendimi dine veririm." diyemedim hiçbi' zaman*. işte sırf bu nedenle de, insan hata yapabildiği için hata(lar) yaptım ve insan da affedebildiği için yer yer kendisine karşı hata yaptığım insanlar beni affetti. ama affetmeyenler de oldu misal, veya affedenlerle ilişkilerimde kalıcı hasarlar oluştu, hiçbir şey eskisi gibi olamadı. o insanlardan özür dileyip, ardından onlar için hacı olup, akabinde hayatımı onlara adamam da mümkün değil takdir edersiniz ki.. ayrıca tabii bu bahsettiğim hatalar arasında insan yakmak veya bir kadına tecavüz edip sokağa atmak gibi şeyler olmadı hiç. ama yine çok şanslıyım ki bunların iyi/doğru/etik şeyler olmadığını anlamak için yalnızca iki seçeneğin olmadığını yani "deneyip yamulma veya dinin bana bunu öğretmesi" gibi bi' gereklik* olmadığını da deneyimledim. öğrenmek için sınırsız sayıda yol/yöntem/öğreti vardır ve bu saydıklarım bunlardan yalnızca ikisidir.

    be hanımefendi;
    şimdi şurada sana inanan insanların yedikleri onlaca yüzlerce naneyi hep tek tek sayamam haliyle ama bi' tadımlık vereyim, devamını sen getirirsin.
    meslea madımak'ı ben mi yaktım*? konya'da göçen binadaki kızcağızları ben mi öldürdüm? büfelerde alkollü içki satılıyor diye ben mi fetva çıkardım, insanları dövdürttüm? bırak allasen..
  • muhtemelen parayla orada oturan teyzelerin acaip baskın olduğu bir program.
    5-6 kez programa sabah kalktığımda denk geldim, ve orada oturan bir teyze yüzünden 2 konuğun programı canlı yayında terk ettiğini gördüm. hayır işin ilginci müge hanım da teyzelerin arakasında duruyor, lafı yiyen programı terk edene kadar da dır dır edip teyzeleri koruyor.
    müge' cim bunlar biraz reklam kokmuyor mu sana da?

    bir de bu programda müge hanım o kadar rahat suçlamalar yapıyor ki sanki olayları 100 de 100 doğru anlatıyor katılımcılar. mesela bir kız evden kaçmış diyelim, geliyor programa, annesine sövüyor, müge hanım da hemen haksız olan tarafı belirliyor. ya bir dur bakalım müge hanım! sana gelen herkese hemen bu kadar kolay inanıyor musun?
  • yoklama da almıyorlar artık, gitmeyeyim okula dedim ancak bilmiyordum ki kahvaltı keyfimi mahvedecek bir program var tv'de. gaziosmanpaşa'da katledilen iki çocuk ve anneleri ilknur'un katili gözaltına alınmış gün itibariyle. fakat sırf reyting olsun diye aynı görüntüleri kırk saattir izlettiriyorlar. ölen kişilerin yakınlarını felan geçtim -ve saygım da sonsuz tabii ki- ancak ekran başında izleyenler bildiğin mazoşist bence.