şükela:  tümü | bugün
  • af konusunda devlet bahçeli ve erdoğan
    paslaşması bunu bilmem kaçıncı kez ispat ediyor.

    yandaş gazeteciler felan
    şimdi de güya akp affa karşıdır ama...
    'sonra bir isyan çıkınca bahçeli uyarmıştı,
    ya ceza evlerinde bahçeli'nin dediği gibi isyan çıkarsa ?
    ne olacak?
    sonuçta bahçeli tecrübeli bir devlet adamı,
    bir istihbarat almıştır.'
    (bahçeli devletin istihbaratından iyidir demek ki.)
    diyerek tecavüzcüleri, sapık, dolandırıcı, toplum
    psikopatlarını, trafik magandalarını, mafyayı
    serbest bıraktıracaklar.
    valla devlet yönetmek,
    hep dümen, kıvırtma olsaydı
    bunlardan iyi yöneten olmazdı.
    ama ne yazık ki geminin altı karaya sürtmeye başlamıştır.
  • ben mi çekiyorum etrafıma bilmiyorum ama genelleme yaparsam gerçekten muhafazakar kurnazlığı diye bir davranış biçimi var.

    geçenlerde iş yerimde ilk gün oryantasyonunda afganistanlı bir mülteci ile tanıştım. türkiye’den geldiğimi öğrenince ortak noktalar çıktı sohbet etmeye başladık. amerika’dan maaş yardımı aldıklarını bu yüzden uzun süredir çalışmadığını bu işi de non-profit mültecilere yardım eden bir kuruluş aracılığıyla bulduğunu söyledi.

    muhafazakar kurnazlığı her yerde malesef var. ulan biz afedersiniz bir yerimizi yırtıyoruz senelerdir bir iş bulalım, yaşam giderlerimizi karşılayım işte yeşil kartı alalım diye. tamam yaşadıkları coğrafyada sıkıntıları, şanssızlıklarını anlamam zor ama kafası kesinlikle çalışmadan devletten para almaya yönelik çalışıyordu.

    sekiz kardeşlermiş ve birkaç gün işe geldikten sonra iş yerine haber vermeden işi bıraktı. şirkette ortalama her insanın çalışmak istediği gayet iyi bir ortam. zaten her gün söyleniyordu. bizim anlata anlata bitiremediğimiz işi beğenmedi. insan harbi düşünüyor niye diye. şimdi bu ülkede hakkıyla çalışan, vergisini ödeyen insanları enayi yerine koymak değil mi bu mantık? helal mi elin ayağın tuttuğu halde çalışmamak sadece üremeyi düşünmek?

    haydi bunu geçiyorum. yine pakistanlı türbanlı bir iş arkadaşım var. ben ortadoğu kafasını çok iyi bildiğim için hemen yakalıyorum. inanılmaz çakal. her pis işten itinayla kaçıyor. geçenlerde ofiste bir şeyler devrildi. nasıl kaçıyor hemen wc gitti. hayatta sorumluluk almıyor.

    eşimin şirketinde de malezyalı yine dini bütün bir arkadaşı vardı. o da hiçbir bilgiyi paylaşmazdı. tatildeyken yerine bakan arkadaşına gıcık oluyordu. hep bir sinsilik, arkadan iş çevirmek.

    ev sahibimizin emlakçısı da müslüman bir adamdı. bizi ev alma sürecinde nasıl zorladı. son derece kaba, her türlü anlaşmazlıkta tehditkar cümleler. bizim emlakçımız yabancıydı nasıl naif bir kadın. aralarında geçen diologlar bize yabancı değildi ama kadın adamı anlamak için baya bir çabaladı.

    ciddi ciddi düşünüyorum. neden dini yaşıyor gibi gözüken bu insanların kafası hep çakallığa çalışıyor.

    ben gavurları daha çok seviyorum. bir kere herkes olduğu gibi, arkandan değil yüzüne konuşacak kadar normalleştirmişler birçok konuyu. herkes bireysel başkalarıyla ilgilenerek hayatlarının en önemli zamanlarını geçirmiyorlar. (bu da bir genelleme tabi ama ben yabancıların cehenneme gideceğine de inanmıyorum arkadaş.)

    not: tabi ki tamamı değil bu yazımda sadece genelleme var ama karşıma çıkan örnekler hep böyle. sistemi kavrıyorlar ve sonrasında ailecek sömürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. bu çakallıkları gavur dediğimiz adamların azınlığı yaparken, bizim muhafazakarların çoğunluğu yapıyor.