şükela:  tümü | bugün
  • türkiye’de gazeteciliğin ölümünü hep birlikte izliyoruz. peki ne oluyor gazeteciliğe? neden anlamını yitiriyor köşe yazarlığı ve fikir gazeteciliği?

    muhafazakar iktidarlar 21. yüzyılın ilk çeyreğinde ülkede gücüne güç katarak büyüdü, bu büyüme medyada da kendini gösterdi. her şeyi kontrol altına alma arzusu, sihirli değnek sanılan kurumları ve mecraları içi boş ve kifayetsiz araçlar haline getirdi.

    bir insan a gazetesinin verdiği düşünceyi, fikri, siyasal duruşu diğer gazetelerde de görüyorsa, ortada fikri bağlamda ufak da olsa bir ayırım yoksa neden o gazeteleri okusun ki? neden birbiri ile aynı şeyi söyleyen gazetelerde köşe yazarlığı yapan yazarları okusun ki bir okur? hiçbirinin bir düşüncesi yok, acı olan bir davaları ve duruşları da yok ne yazık ki. verilen ücret karşılığında kendilerine verilen misyonu yerine getiriyor birçoğu. acı olan yazdıklarına kendileri de inanmıyor çoğu zaman.

    basın, bağımsız olduğu zaman bir güçtür. açık bir şekilde ticari, siyasi ya da dini bir örgütlenmeye angaje olan bir gazete, el ilanına döner. sihirli değnek bir anda çoban değneğine dönüşüverir.

    çanak soruların sorulduğu ve karşıt görüşlerin olmadığı tv programları, reyting sonuçlarında çalışmaya mahkumdur. en ufak eleştirinin hainlik ilan edildiği, düşünen ve eli kalem tutan gerçek fikir adamlarının bertaraf edildiği medya dünyası, beyin ölümü gerçekleşmiş bir hasta gibi yaşam mücadelesi verir.

    yüzlerce övgü dolu kitap yazsanız, binlerce dergi çıkarıp aynı şeyleri haykırsanız, gazeteleri, köşe yazarlarını satın alsanız da, bu çağda özgür düşünceye ket vuramazsınız. toplumun yarısını mahkum diğer yarısını gardiyan mı yapacağınızı sanıyorsunuz, yapamazsınız.

    ruhu olmayan işin içi boşalır. metalaştırdığınız tüm değerler üstünde etiketi olan ürünler haline gelir. 15 temmuz’u siyasal olarak kullanırsanız, tüccarlar da kitabını, kupasını, müzesini yapıp satar. hatta oturur şiir yazar, marş yazar, parasını alır. ama içine ruh üfleyemez kimse. ruh ölmüşse beden çoktan çürümüştür.

    en basit ve yalın haliyle anlatmaya çalıştım vaziyeti. bunu görmediğinize inanmıyorum ya herneyse.