şükela:  tümü | bugün
  • türk toplumundaki muhafazakar kümenin (akpliler ve mhpliler) duyduğu kitlesel üzüntü biçimlerinin, sol kitlenin (chpliler ve hdpliler) duyduğu kitlesel üzüntü biçimlerinden ayrılmasını içeren bir versus. türk toplumunun fazlasıyla kutuplaşmış yapısının bu acı biçimlerini de etkilediği görülmekte.

    teorik olarak açıklamaya devam etmek yerine bayağı bir örnek üzerinden göstermeye kalkarsak, berkin elvan ve yasin börü'nün ölümlerinin ardından verilen tepkileri mukayese edebiliriz. en belirgin farklılık muhafazakarların tebliğci bir acı çekme performansı ortaya koyarak çektikleri acıyı karşı tarafın da paylaşması gerektiğini ifade eden söylemlerin kalıplaştırılmasıyla acılarını ifade etmeleridir. örnekse "berkin elvan'a üzülenler şimdi nerede? işte sizin insanlığınız bu kadar!" vs. bu acıyı kendileriyle paylaşmadıkları için karşı tarafın aslında riyakar olduğunu ifade eden söylemler üretilerek acıdan önce zaten var olan ötekileştirme dinamiği daha da güçlendirilmektedir. bu durum muhafazakarların varlığını iddia ettikleri acılarını ortaya koymaktan ziyade öfkelerini göstermelerinden başka bir şey değildir. aynı öfke sol geleneğe mensup bireylerde farklı şekillerde görülmektedir. solda, tebliğci acı performansını gösteren söylemlere rastlamadım. karşı tarafa "siz de üzülün" iması yapılmıyor. belki, karşı tarafın zaten üzülmeyeceğini bildikleri için belki de farklı nedenlerden dolayı böyle söylem kalıpları bulunmuyor bilemiyorum.

    öte yandan muhafazakarların acı kalıplarının içerisinde intikam fikri de güçlü bir şekilde beliriyor. "kanın yerde kalmayacak şehidim" vs. solda ise bu intikamcı söylemler kitlesel olarak değil yalnızca küçük ve marijinal oluşumlarda belirmekte.
  • biz hiç ötekileştirmiyoruz hep onlar ötekileştiriyor.

    (bkz: düşüyor mu böyle)