şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle muhafazar erkek tanımını iyi yapmak lazım.
    ülkemiz için konuşursak genelde müslüman, inancına bağlı olduğunu ifade eden, genel eş seçimi tesettürlü ve en azından cumalara giden erkek.

    seküler ise tanım olarak, dünyevi veya çağa uygun olanı belirtir ve dünyanın nesnel halinin göz önünde tutulması demektir. latince çağ anlamına gelen saeculum sözcüğünden ingiliz dili için türetilen sekülerizm türkçeye lâiklik, çağdaşlaşma veya dünyevileşme olarak üç farklı terimle çevrilebilmektedir.

    burada can alıcı nokta seküler tanımının dünyevileşmeyi belirtmesi. oysa muhafazakarlığın bizim ülkemizdeki tezahürü ise dinsel nedenlerle dünyevileşmekten kaçınmaktır.

    burada kadınların büyük çoğunluğunda sorun yok gibi. tesettürlüler tesettüre girerek çizgilerini belli ediyorlar. makyaj da yapsalar, dar da giyinseler tarafı oldukları inanış görülüyor. fakat muhafazakar erkeklerde ise durum çok kritik. seküler bir erkekten daha seküler görünmek için ellerinden geleni yapıyorlar. (bkz: furkan bölükbaşı)

    kafalarının içindeki dünyeviliğe olan düşmanlıklarını ve dünyeviliğin dik alası görünüşlerini aynı potada eritmeye ne mecbur bırakıyor acaba? seküler kesime ait kadınlarla eşleşmek mi buna sebep olan. ya da evlenene kadar o kutsal "meryem"lerine kavuşana kadar seküler kesimdeki kadınlarla idare edebilmek için mi bu yol seçiliyor? kutsal meryemlerine ulaştıktan sonra da durum pek değişmiyor açıkçası.

    sokakta adamı görüyorsun saçlar uzun, kulakta kırk tane delik ve küpe, üzerinde hipster tişörtü yanında çarşaflı kadın. bu tutarsızlık değil mi?
    cübbe sarık giyin demiyoruz da gömlek ile canvas pantolonun suyu mu çıktı arkadaşlar?

    seküler kadınları uyanıklığa davet ediyorum. seküler sandığınız adamın sabah namazına kalktığını görüp şoklar içerisinde kalmayın sonra.

    edit: arkadaşlar muhafzakar kelimesinin anlamını biliyorum. seküler bir insan da bazı değerlerini muhafaza edebilir. bu onu tamamiyle muhafazakar yapmaz. muhafazakar kelimesinin kullanılış biçimi takdir edersiniz ki bizim ülkemizde çoktan tarif ettiğim şekle dönüşmüştür. kelimelerle oynamayalım ana fikri anladınız sebebini merak ediyorum.

    seküler kadınlar da cidden dikkat etsinler. bu adamlarla karşılıklı aşk yaşadığınızda sanki pavyondan kadın çıkarıyor edasıyla sizi de kendi hayat kalıplarına sokmaya çalışıyor. açık bir kadının evlenirken veya sonra kapatıldığını hepimiz çok gördük. aşk için kadınlar bunu kabul ediyorlar ama arkası kesilmiyor bu baskının. üstelik çoğunluğu eşini kapatıp yine seküler kadınlarla eşini aldatıyor.

    edit2: arkadaşlar kişinin namaz kılmasında elbette sıkıntı yok. geceyi nikahı olmayan kadın ile geçirip sabah namaz kılmak neyin kafası onu merak ettik biz? hani nerede günahından korku?
    muhafazakar kelimesini de kafanıza göre değiştirin kelimeye takılmak yerine tanımını yaptığım kısımla ilgilenmenizi rica edeceğim.
    kılık kıyafete göre etiketleme yaptığımı ifade eden arkadaşlar var. arkadaşlar sizlerin büyük çoğunluğu akşama kadar kılık ve kıyafetten her ama her kesimi etiketlemiyor musunuz? madem kılık kıyafet kişiye dair bu kadar önemsiz bir ayrıntı neden kılık kıyafet olarak yakın bulduğunuz kişilerle daha rahat iletişim halindesiniz? ya da nasıl anlatayım. madem kılık ve kıyafet bu kadar önemsiz hanginiz kılık kıyafetine önemsiz davranıyor?! bu kılık kıyafet konusunda etikete karşı çıkan çok medeni arkadaşlarım aynı şeyi kadınlar söz konusu olduğunda da bekliyoruz. kadınların etek boyuna göre çıkarımlar yapan adamlar gelmiş etiket yapma diyor.
  • evet sayın muhafazakar erkekler, hakikaten had safhada seküler görünme gayretinizin nedeni nedir? gerçekten de tişört ve normal kot neyinize yetmiyor? şalvar ve sarık, evet ürkütücü ve çağın gereklerine uymuyor eyvallah da; rastalı saç yaptırmak, yırtık kot giymek, göze sürme çekmek, piercing- hızma taktırmak, saçı topuz yapmadaki gaye nedir? bu erkeklere dair genel izlenim dinle imanla alakası olmayan, en fazla deist olduğunu düşünülen kişiler olması değil mi? o kılık kıyafetinizle kırıkkale gibi yobaz şehirlerde barınabiliyor musunuz peki? gel istanbul' a, gir seküler ortamlara, faydalan nimetlerinden; sonra gece gündüz atatürk'e saydır. ohh ne ala memleket ya! tabii kadiköy ya da beşiktaş gibi hayatın aktığı güzel semtlerde, böyle görününce daha iyi piyasa yapılıyor değil mi? kendi yobaz sehirlerinize gidince kılık değiştirin ama azimle tüm memleketin kırıkkale, yozgat, bitlis, konya, rize olması için uğraşın. o gelmesi için çok uğraştığınız şeriat bir gün ülkeye uğrarsa, sizin de bir yerinizden kan alınacak biliyorsunuz değil mi?

    tekrar soruyorum maksadınız ne sizin? niye insanları görüntünüzle yanıltmaya uğraşıyorsunuz? neden bu tür maskelerle geziyorsunuz? neden göründüğünüz gibi olmuyor, ya da olduğunuz gibi görünmüyorsunuz? madem seküler gibi görünüyorsunuz, yok " baş açık kadından tahrik oluyorum, yok alevi deme bana, benim için küfürden beter o kelime " gibi cümleleri nasıl kuruyorsunuz? hiçbir seküler insanın ne başı açık kadınlarla, ne de alevilerle derdi var zira? bu arada evet furkan gibi ayrımcı ve nefret söylemini savunan insanların akademide işi ne? furkan dikkat çekmek isteyen bir narsist olduğu için kendini öne sürdü de, ortaya çıktı. yoksa buzdağının sadece görünen kısmı furkan. muhalafet liderinin kafasına silah sıkılması gerektiğini savunan sedat peker kafalı adamın bilimle işi ne? bunun yayını yokmuş ama 1000 tane atıf alan ve en iyi dergilerde makaleleri basılmış bir akademisyen olsa bile şu kafaya saygı duyulmaz. maalesef akademide, özellikle taşra üniversitelerinde bu kafanın cirit attığı bir gerçek. bu elemanın bu kafayla marmara gibi prestiji yüksek bir üniversiteye girebilmesi ise çok üzücü.

    hadi bakalım gençler klavyeninize kuvvet. size hakaret etmeden, bunun nedenlerini öğrenmeye çalışıyoruz sadece. aksini kanıtlamadığınız sürece ben seküler ortamların nimetlerinden, özellikle de seküler kadınlarla beraber olma ihtimali için bu şekilde davrandığınızı düşüneceğim. bu arada kadınların giyimini eleştiren bir başlık açılsaydı, gökten entry yağardı ama erkekler eleştirilince tık yok.

    edit: ya biliyoruz muhafazakarın, muhafaza etmekten geldiğini ve bazı değerleri koruyan insanların olduğunu ama dil canlı ve yaşayan bir oluşum. bu nedenle muhafazakar denince başlık açan arkadaşın tarif ettiği tanım akla geliyor artık. bu kelime insanların zihninde böyle bir çağrışım yapıyorsa artık, kelime dönüşümünü tamamlamış demektir. ben artık dindar erkek denince badem bıyıklı, beş vakit namazını kılan, aksatmadan oruç tutan ve diğer dini ritüelleri yerine getiren insanı anlıyorum. muhafazakar ise " daha bir arada, işte dostlar alışveriş ederken görsün bizi erkeği.". dini ritüelleri daha bir keyfi şekilde yerine getiren ve genelde cuma günleri dindar olduğunu hatırlayan erkekler bunlar. perşembe akşamı alkol de içmez. her halükarda dinin hükümlerinin insana ağır geldiği ve onu kendine göre eğip büktüğü bir gerçek ama. evet kültürüne ya da diline dair kurallar konusunda çok hassas ise kişi, o konuda muhafazakardır örneğin ve bünyesinde her zaman dindarlık bulundurmaz. mesela solcu bir insan ana dilinin kullanımı konusunda çok muhafazakar olabilir; ya da tarihi eserlerin, cevrenin ve türk yemek kültürünun korunmasi gibi konularda da. bunlar disinda da solcularin muhafaza etmeye ugrastigi pek fazla konu gelmedi aklima. tersine aileden başlayıp, pek çok konuyu kutsayan ve tartışmaya kapatanlar sağ cenahtan çıkıyor ve bu tutucu kesim, muhafazakar olarak adlandırılıyor artık. ya da herkesin zihninde bu tablo canlanıyor ve bu kavramlar birbiriyle örtüşmeye başladı.

    edit 2: aşağıdaki yazara ithafen. aşk bazen pek çok engeli aşar; ama o kişinin ne olduğunu bilerek kabul ettiysen. diyelim ki üniversiteden genç bir kadın bu görünümdeki bir gence platonik bir şekilde aşık oldu ve görüntüsünden dolayı adamı kendisi gibi seküler sandı. tanıştıktan sonra da bu konu belki aralarında açılmadı bile ve hanım abla bu erkeği hala seküler sanıyor. olaylar ilerledi ve bunlar sevgili oldu. seviştikten sonra kim sabah namazına kalkan ve görüntüsünü bu şekilde maskeleyen bir erkekler karşılaşmak ister? yoksa kartlar açık oynanıyorsa ve kadın tarafı da bu durumu kabul ettiyse bir sıkıntı yok tabii.

    edit3: oo manipülasyon, alırım bir dal. basligi açan yazar da, ben de sarık cüppe giymenizi beklemedigimizi söyledik sayin hocao. yazar kanvas pantolon tişört, ben kot-tisort demisim zaten. ideolojik sakal-biyik birakmadiginiz sürece bu şekilde zaten sekuler ve modern görünüyorsunuz. bizim kastettiğimiz şey, kendi koyunuz ya da memleketinizde giyemediginiz kıyafetler, takamadiginiz takilarla, sekuler şehir ve metropollerde boy göstermeniz. beline kadar uzattigin saçların, rastan ve yırtık kotunla sen sivas, erzurum, rize' de falan ne kadar güvende olursun? ikiyüzlülük bu işte.

    diğer uzun nickli yazar da, onları kıskandığımizi ve memleketi bilimle ileriye taşıyacak olanın kendileri olduğunu söylemiş. ahaha diyorum, sağcı, muhafazakar ya da dindar kadroların hakim olduğu hangi üniversitenin prestiji odtü'nun onda biri olabilmiş? mizah derginiz misvak var mi ötesi? daha evrim teorisini kabul etmemiş çoğunuz, siz mi bilim yapacaksiniz? evrimin,yerçekimi gibi bir yasa oldugunu ve newton'un bu yasayı açıklayan teorisine yerçekimi teorisi dendigini bilmezsiniz, çünkü ülkemizde kasıtlı yanlış çeviri ile birine teori, diğerine kanun denmiştir. nuray mert bile bu tufaya düştü. oysa yerçekimi teorisi ne kadar gecerliyse, evrim teorisi de o kadar geçerlidir bilim camiasında. yerçekimi, suyun kaldırma kuvveti teorileri fizik için neyse, evrim de biyoloji ve genetik bilimi için odur. daha bilimin en temel kavram ve teorilerine hakim olmadan onu nasıl becereksiniz? sekulerler bu memleketten gider ya da tamamen islevsiz kalırsa, bu ülke en fazla pakistan olur haberiniz olsun. ayrıca devletler laik, insanlar sekuler olur yüz kere söyledik.
  • bir benzeri durum da muhafazakarların chp'li belediyelerce yönetilen semtlere taşınmaya çalışmaları şeklinde vuku bulur. (sözlükte başlığı da vardı bulamadım)

    (bkz: ikiyüzlülük)

    edit: (bkz: yobazların seküler mekan tutkusu) *
  • kısa paça dar pantolon giyer, saçlarını şekilden şekile sokar, sonra osmanlı torunuyuz, allahsız cehabe diye gezerler. seküler kız gondiklemek için bin takla atarlar. homofobiklerdir. dünyanın düz olduğuna inanırlar. diksiyonları bozuktur.
  • açık bir yaratıklaşma/şeyleşme durumu.

    dünyada yükselen sağ dalga bilinçleri savurmakta. 68'in antitezi noktasından geçmekteyiz muhtemelen. bunun üzerine, bizim coğrafyaya gecikmeli giren postmodern felsefe dalgası da eklenince böyle bir sonuç garipsenmemeli;

    faşizmi savunmak ifade özgürlüğü değildir oysa ama postmodern zırvaları da araya katıp bir biçimde entelektüelleşmiş ve "senin kafanı kesme özgürlüğüm olsun istiyorum, tıammm mııı" diyen, kendisi gibi olmayan her şeyden nefret eden ancak ağzı laf yapabilen bir bulamaç zihin ortaya çıkıyor.

    bir melez zihin, mutant.
  • ulan o kadar konuşuldu bu ülkede, hala ne yazıyor bunlar ya:

    "öncelikle muhafazar erkek tanımını iyi yapmak lazım. ülkemiz için konuşursak genelde müslüman, inancına bağlı olduğunu ifade eden, genel eş seçimi tesettürlü ve en azından cumalara giden erkek".

    adam iyi tanım yaptığını iddia ederek yazıyor bir de.

    muhafazakar, dindar demek değildir. yukarıda yapılan tanım dindar bir insan tanımıdır. aslında tersten söylersek daha anlaşılır olur: her dindar, muhafazakar değildir. muhafazakarların ise çoğu dindardır.

    öncelikle kavramları iyi bilmek lazım.
  • yapacağın tesbiti sikeyim senin.
    muhafazakar kadın=tesettürlü kadınmış!

    bu gün seda sayan’a, gülben ergen’e, esra erol’a hatta bülent ersoy’a bile sorsan kendini muhafazakar olarak tanımlar.

    yaşadığı toplumun dinamiklerinden haberi yok gelmiş burada başlık açıyor.
  • başlığı açan arkadaşın muhafazakar tanımını dinci ve yobazlar üzerine yaptığı belli. örnek furkan bölükbaşı

    dindarlar yaşam tarzlarını kimseye empoze etmeden ve gösteriş ibadetleri yapmadan inancını kendi benliklerinde yaşarlar. kadınlar açıkta olabilir kapalıda kendi görüşleridir, sıkıntılı nokta bir erkeğin baskısı altında verilmiş karardır.

    dini her işe alet edip (dincilik) bundan fayda sağlayanların dindarlıkla ilgisi olmadığından dolayı onlardan her türlü riyakarlı beklemek olağandır.

    (bkz: atatürk düşmanlığı)