şükela:  tümü | bugün
  • misir'li unlu bir klasik arap muzigi muzisyeni. ozellikle ummu gulsum ile icin besteledigi o 40-50 dakika suren sarkilar oldukca populerdir arap dunyasinda. araplarin munir nurettin selcuk'u demek yanlis olmaz sanirim. kendisi de sarki soyler.
    80'lerin basinda istanbul'da akm'de de bir konser vermis bu kisi.
  • ailemizin klarnetcisi barbaros erkose'nin 'abdulvahap bolero ' diye bir eseri var, bu misirli beyefendiye gonderme yaptigi. es gecmemiz ayip..
  • 1907, kahire doğumlu besteci ve icracı. ilk adı muhammed'dir. sinemaya bulaşmışlığı, oynamışlığı da vardır. muhteşem bir bariton sese sahiptir. 1991'de vefat eden abdulvahap, arkasında iki bine yakın beste bırakmıştır. ki galiba bunlar arasında en ünlüsü aziza'dır.
  • mısır'ın en büyük besteci, ud virtuözü ve hanendesidir. ahmet şevki'nin şiirleri üzerine yaptığı müzikler doğunun ve arap dünyasının parlayan yıldızları gibidir.
    bir dönem arap sinemasının, müzikallerinin vazgeçilmez siması oldu. özellikle antonius ve cleopatra'daki şarkıları bugün için hala arap müziği açısından seviyesine zor olaşılabilir eserleri arasındadır. mohammed abdelwahab'ın kuşkusuz en büyük eseri ümmü gülsümiçin bestelediği ve sözleri mısırlı büyük şair ahmed rami'ye ait olan enta omri şarkısıdır.
    bu albüm tüm zamanların en çok satanları listesinde 1 numaradakini yerini hala muhafaza etmektedir.
    abdelwahab geçen günlerde ilginç bir şekilde gündeme geldi. serdar ortaç son albümüne onun bir parçasını almış ve kabahat adıyla dinleyicilerin beğenisine sunmuştu.

    eğer abdelwahab'ı merak ediyorsanız la takzibi, befakkur felli naseeni, han el wed gibi şarkılarını mutlaka dinleyin diyorum... sadece bunları mı? hepsini, kendine özgü yorumunu, ud icrasını ve mükemmel sesini dinleyin... kendinize çok iyi bir ödül vermiş olacaksınız.

    ha bu arada "aşkını bir sır gibiii senelerce sakladımm" diye bildiğimiz o şarkının da abdelwahab'a ait olduğunu belirtelim, daha çok böyle aşırma var da şimdilik aklımıza bu geldi...
  • 1940'lı, 50'li kayıtlarını dinleyebilirseniz aklınıza şu gelir bir çırpıda: o dönemin imkanları stüdyo olanaklarına rağmen nasıl böyle pürüzsüz, net bir ses olabilir? kelimeler nasıl böyle tane tane dökülür ağızdan?
    abdelwahab, size coğrafyasının ve kültürünün tüm olanaklarını sermeye çalışır şarkılarının her notasında. icra etmekten büyük haz duyduğu ud nameleri bizim alışık olduğumuz mızrapdan hayli farklı olsa da bir zaman sonra alışır ve benimsersiniz uddaki tavrını.
    1960 lı yıllarda kendisi hanendeliği bırakmış olmakla birlikte diğer arap şarkıcıların albümleri için çalışmalara ağırlık vermiştir. 81 yaşında hayata gözlerini yumduğunda, geride onlarca şaheser bırakan abdelwahab, yeni kuşak müzisyenlerin hala en büyük idollerinden biri olmaya devam etmektedir.
  • "ben musikiyi tanburi cemil bey'in plaklarını dinleyerek öğrendim." mohammed abdelwahab
  • pırıl pırıl bir sesi, berrak bir üslubu vardır. ümmü gülsüm'ün üzerinde büyük emeği vardır. hoş, o da bu emeği, arap müziğini kendi şahsında erişilmez bir doruğa taşıyarak ödemiş görünmektedir. muhammed abdulvahab arap müziğinin anıtı, yıkılmaz çınarıdır. çok büyük bir müzik adamıdır. misal şu şarkısı:

    http://www.youtube.com/watch?v=aosxs9mdir4

    ilk kez dinleyenlerde bile, sanki şarkıyı ezberlediği ve bir çırpıda tekrar edeceği hissini uyandırmıyor mu? bu ne sade ve şık bir yorumdur.
  • mısır hidivliği zamanında doğan her arab musikişinas gibi kendisi de türk müziğinden epey etkilenmiştir. kendisine göre kısacık bir hayat yaşayan seyid derviş'in eserlerinde müşahade edilir bu. abdulvahab'ın etkilendiği türk musiki üstadları tanbûrî cemiş bey, yorgo bacanos, münir nûreddîn selçuk gibi isimlerdir..

    burada da elinde bir türk çalgısı cümüşle görülüyor, tabi gençliği..

    http://3.bp.blogspot.com/…%c3%bc%c5%9f mandolin.jpg
  • warda'nın düğümlere üfleyen kadınlar'da zikredilen ah law abiltak min zaman'ının söz yazarı imiş.